Kitle iletişim araçlarının bu kadar yaygın olmadığı
dönemde, insanların aşk, ölüm, sevda, gurbet ile ilgili tüm dertlerini,
sıkıntılarını dile getiren enstrümanların başında yakılan ağıtlar ve
türküler geliyordu. Halk müziği acıyı, kederi, aşkı yansıtan, dilden dile
dolaşarak geniş kitlelerin ağzına pelesenk olan ezgi ve tınıları içinde
barındırıyordu. Halk müziği, sözün kılıçtan keskin olduğunu anlatan,
birbirinden çarpıcı öyküleri ele alan, bazen bir isyan, bazen bir başkaldırış,
bazen aşka adanmışlığı ortaya koyan ezgileri ele alıyordu. Maalesef, özellikle
kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması, bilgisayar çağının hayatımızı bir
ahtapot gibi kuşatmasından sonra, popüler kültür içinde Türk Halk Müziği
kendisine yer bulamadı. Baskın ve dominant pop müzik, belki isteyerek belki de
bilerek geniş yığınların beğenisine sunularak, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat
Müziği sütre gerisinde bırakıldı.
Geçtiğimiz günlerde Türk Halk Müziği nin usta isimleri
İzzet Altınmeşe, Belkıs Akkale, Nuray Hafiftaş, Selahattin Alpay bir basın
toplantısı düzenlemişler ve Türk Halk Müziği nin medya organlarında üvey
evlat gibi bırakılmasını, geri planda tutulmasını gündeme getirmişler. Belkıs
Akkale, Türk Halk Müziği ne yeniden reyting kazandırmak istiyoruz. Bunun için
Türk Halk Müziği ne gönül vermiş bizler, elimizden gelen her şeyi yapmak
istiyoruz diyordu.
Kendisiyle görüştüğümüz, türkülerin usta ismi İzzet
Altınmeşe de, Türk Halk Müziği yle ilgili farklı bir proje içinde olduklarını
belirterek, Türküler Bizi Söyler isimli bir projeyle, konserler, turneler ve
televizyon programları yapmak istiyoruz. Türk Halk Müziği nin geri planda
kalması elbette doğru, ama bizim bunu yıkabilmek için farklı şeyler üretmemiz
gerekiyor. Türküler, bu ülkenin insanlarının sevdasıdır, türküler bu ülkenin
topraklarının acısıdır, gurbetidir diye konuştu.
Yakında Pop Star Alaturka programı Star ekranlarında
başlayacak. Bu tür programlarda Türk Halk Müziği, sadece bir garnitür olarak
kullanılmaktan öteye gidemiyor. O Ses Türkiye de de böyle oldu, eminiz Pop Star
Alaturka da da böyle olacak.
Çünkü Türk Halk Müziği ni icra edenlerin, medyaya
magazinel malzeme olma boyutu yok. Onlar, sürekli izleyecekleri, takip
edecekleri ve özel hayatını didik didik ederek televizyonlarda, gazetelerde
işleyebilecekleri, Biri Bizi Gözetliyor tarzında her şeyini ortaya
koyabilecekleri sanal kahramanlar arıyorlar.
Halk Müziği icracıları, onların kriterlerine ve
standartlarına uymaz Zira Türk Halk Müziği sanatçıları, mazbuttur, ağırdır,
hayatlarıyla magazinel malzeme olmaktan uzak bir görüntüdedir.
Aslında, Türküler Bizi Söyler projesinin, bir
televizyon programı olarak ekranlara getirilmesi yönünde, bir yapımcının
devreye girmesi lazım. Artık abidik gubidik şarkı sözleriyle kirletilen,
mahvedilen kulaklarımıza bu toprakların bağrından kopup gelen ezgilerin dokunma
zamanı gelmiştir.
Türk Halk Müziği, bu toprağın bağrından kopup gelen, bir
haykırış, bir seda ve gümbür gümbür sevda ve gurbet ezgisidir.
Bu ezgileri unutmamak, bu ezgileri geçmişten geleceğe
köprü yapacak bir şekilde harmanlamak boynumuzun borcudur.