Halep oradaysa Kilis burada

Abone Ol

GEÇTİĞİMİZ hafta şiir okuma programına katılmak üzere Kilis Üniversitesi’nde idik. Kilis birkaç yıldır tansiyonu yüksek ve sıcak bir şehir. Suriye sınırında cereyan eden en ufak bir olay bu kenti etkiliyor. 

Bir sene içinde Suriye’de Daeş kontrolündeki bölgeden açılan ateş ve özellikle Katyuşa roketatar mermisiyle 21 kişi can vermiş. Elliyi aşkın kişi de bu sınır saldırılarında yaralanmış. Şimdilerde şehir sakin. 

Türk askeri sınıra yakın bölgelerdeki Daeş etkisini kırmış. Kilis 7 Aralık Üniversitesi rektörü Mustafa Doğan Karacoşkun şehrin birleştirici dinamiğini gayet iyi biliyor. Sanat ve edebiyat etkinlikleriyle sınır harbinin sinir harbine dönüşmemesinin yollarını arıyor. 

“Sınırda Şiir” başlığı altında gerçekleştirilen şiir okumaları Kilis akşamını bir başka şekilde aydınlattı. Cengizhan Orakçı, Mehmet Aycı, Nazım Payam, Bahtiyar Aslan, Alim Yıldız, Mehmet Yıldız, Muhammed Hüküm, Bilal Tırnakçı ve Bestami Yazgan’ın yanı sıra rektör Karacoşkun’un da yazdığı şiiri paylaştığı programa ilgi oldukça büyüktü. 

Kilis Üniversitesi İlahiyat, eğitim, mühendislikler, fen-edebiyat ve ziraatın yanı sıra bazı enstitü birimlerini de bünyesinde taşıyor. Burada öğrenim gören öğrencilerin büyük bölümü civar illerden gelme.

Okuma, düşünme ve edebiyatla son derece ilgililer. Üniversitede gözle görülür bir kardeşlik havası hakim. 

Hiç kuşkusuz bunda şiir okuyup şiir yazan ve aynı zamanda din psikolojisi konusunda uzman olan rektör Mustafa Doğan Karacoşkun’un rolü büyük. 

Öğretim görevlisi Muhammed Hüküm edebiyat ortak paydasıyla öğrenciler arasında sevgi halesi oluşturmuş. Bunları görmüş olmak herkesi mutlu etti. 

Kilis’e kadar gelip de Öncüpınar Konteynır Kente uğramamak olmazdı elbet. 

Valiliğin izni ile 15.000 Suriyeli mültecinin yaşadığı kente ziyaret gerçekleştirdik. 

İlk gözümüze çarpan konteynır kentin çevresinde çok sayıda çocuğun kendi hallerinde oynuyor oluşuydu.

Artık yaşadıkları bu kenti kanıksamış gibiydiler. Müslüman kardeşliğinin kuvveden fiile dönüşmesinin en belirgin örneğini görüyorduk burada. Duvarlardaki afişler de aynı duyarlık ve inceliği yansıtıyordu. 

Kamp Ocak 2012’de kurulup 17 Mart 2012’den itibaren yerleştirme yapılmaya başlanmıştır. 5 yıldır burada misafir edilen Suriyeli mültecilerin eğitimi için ilk, orta ve lise düzeyinde okullarda 5 bine yakın öğrenci öğrenim görmektedir. 

Konteynır kentte insan yaşamına dair hiçbir şey ihmal edilmemiş. 

50 yataklı sahra hastanesi, iki büyük cami, PTT, süpermarket ve altı sosyal tesis bulunmaktadır.  Bir tür halk eğitim merkezi gibi çalışan atölyelerde çeşitli sanat ve zanaat dallarında kabiliyetli olanlara iş ve zanaat icra etme imkânı sunulmaktadır. 

Yetkililerin aktardıklarına göre Konteynır Kentte her kişiye ayda 100 lira ihtiyaç yardımı da yapılmaktadır. 

Suriyelilerin Kilis’e sığınmaları birkaç münferit olayın dışında hiçbir vatandaşı rahatsız etmiş değil. Tam tersiz ekonomik hayatın hareketlendiğini söyleyenler var. 

Sosyokültürel noktada alışkanlıkların yaşam biçimi haline dönüşmesi Kilis halkının günlük hayat ritmini bozmuyor değil tabi.  Ne olursa olsun bu birbirine komşu iki halk var olan müşterekleri mümkün mertebe çoğaltmaya çalışıyor. 

Bunu Kilis’in dar sokaklarında gördüğünüzde şaşırmazsınız. Şiir oluşturulan bütün yapay sınırlara karşıdır. Halep’le Kilis arasındaki sınır tam da böyle bir sınırdır. 

İnanmayanlara inandıkları gibi cevap verelim o zaman: Halep oradaysa arşın (yani Kilis) burada!