Haktan Yana Olmak

Abone Ol

NEMRUT Hz. İbrahim i ateşe atmak için odunları yığar ve

tutuşturur. Alevler yükselirken civardaki çocuklar kaçmaya başlarlar. Askerler

Hz İbrahim i ateşin tam ortasına atmak için hazır beklemektedir. Tam da o

sırada küçük bir karınca ağzında bir damla su ile olay mahalline doğru

gelmektedir. Gökten aşağı doğru inip ağzındaki dal parçasını ateşe atmak için

hazırlanan bir karga karıncayı görünce tebessüm eder ve nereye gidiyorsun

diye sorar. Karınca Nemrut Hz. İbrahim i yakacakmış, o ateşin olduğu yere su

götürüyorum der. Karga güler ve sen şu ateşe dönüp hiç bakmadın mı Ateş ne

kadar büyük, bu su ne işe yarayacak Der. Karınca cevap verir: Biliyorum ama

hiç olmazsa safım belli olsun .

Bu hikâye canımız pahasına da olsa, hak ve haklının

yanında yer almamız gerektiğini özetler niteliktedir. Bugün, Nemrut a karşı

hakkı haykıran Hz. İbrahim ve insanlığın kalbine tevhidi yazan Hz. Peygamber

aramız da olmasalar da, onların bıraktığı şanlı dava ve bu davada yürüyen

mücahitler aynı hedefe doğru koşmaktan bir lahza geri kalmamaktadır.

Kanatlarımızın kırıldığı, ayaklarımızın bizi taşımaz olduğu ve yolların uzun

mesafelere dönüştüğü çağımızda onların yanında zahiren yer alamasak da,

safımızı açıkça belirtmekten asla kaçınmamalıyız. Hakkın büyüğü küçüğü olmaz.

Doğru olan ne varsa o haktır.Dünya hayatının alabildiğince kutsandığı bir çağda

hak ve haklıdan yana olmak güçlü bir inanç ve büyük bir cesaret istiyor. Zira

insanlarımız gündelik hayatlarında dahi, işimde biraz daha yükselebilirim,

çocuğumun iş bulmasına katkı sağlayabilirim, şu kadar mülke sahip olabilirim,

makam mevki yönünden önüm açılabilir düşüncesiyle haklının yanında değil

güçlünün yanında yer alıyor. Haklı ile haksız arasında karar verirken maddi

olarak neler kaybedebilirim diye düşünüyor. Bugünün insanı manevi alemde ne

kazandığına değil maddi dünyada eline nelerin geçebileceğini dikkate alıyor.

Bir anne babanın çocuğuna verebileceği en kıymetli şey, hak yoldan sapmamayı ve

haklının yanında yer almayı öğretmektir. Anne babalar şunu unutmamalıdırlar,

adil olan ve Allah ın rızasını gözeten bir çocuk asla kaybetmez. Zira kazancın

en temel ilkesi hak ve adalete teslim olmaktır. Fakat basireti kör olanlar bunu

göremezler.