Haklı olan güçlüdür

Abone Ol

HZ. PEYGAMBER öfke ve stres gibi durumlarda abdest alıp, sakinleşmeyi tavsiye ediyor. Araştırmalar, abdestin biriken statik elektriği vücuttan attığını ve sakinlik verdiğini gösteriyor. O yüzden büyüklerimiz, stres, sıkıntı ve öfke durumunda abdest alıp ortamdan uzaklaşmayı tavsiye etmişler.

Stres modern çağın en büyük sorunlarından biri. Uzmanlar stresle başa çıkabilmek için kendilerince çözümler üretiyor, tavsiyelerde bulunuyorlar. Psikiyatristler, psikologlar, sosyal bilimciler stresle başa çıkma konusunda insanlara yardımcı olmaya çalışıyorlar. Fakat yapılan çalışmalar, istenilen neticeyi veremiyor.

Stresle başa çıkma konusunda hemen herkesin bir önerisi var. Çünkü uzmanların da ifade ettiği gibi toplum olarak stres sarmalanın altında yaşıyoruz.

Sosyo-ekonomik sorunlar, işsizlik, ailede ortaya çıkan çatışma ve sorunlar, sağlık sorunları, terör ve kutuplaştırma eylemleri ve bu eylemlerin getirdiği çökkünlük kaygı ve stresi tetikliyor. İnsanlar doğrudan ya da dolaylı olarak travmaya maruz kalıyorlar. Dışarıdaki tehlike ağlarını örmüş bekliyor, içeride ise buna karşı gelebilecek bir yapıya sahip değiliz. Küçük bir örselenme, bir esinti dahi alıp götürüyor bizi.

Kapitalist kültür, haklı olanın hakkını iade edip, güven vermek yerine, güçlü olanın yanında ve yakınında yer alıyor. Bu durum insanlarımızda, adaletin tecelli etmeyeceğine ve dünya üzerinde haklarının iade edilemeyeceğine dair bir kanata neden oluyor. Adaletin katledildiği bir dünyada ise stres ve kaygı başı çekiyor.

Stres, kaygı, güvensizlik, korku… gibi kavramlar hemen hepimizin aşina olduğu kavramlar. Stresle en az kaygı kadar akrabalığımız var. O yüzden ben hiçbir şeyi dert edinmem, stresi hiç bilmem diyemeyiz. Çünkü her gün yeni bir olayla uyanıyoruz. İnsanlar öldürülüyor, çocuklar kaçırılıyor, varlığımıza anlam katan değerler, bir bir katlediliyor. O yüzden biz kendimizi koruyabiliyoruz deme imkânımız yok.

Asli sorumluluklarımıza sıkı sıkıya sarılırsak, stresle belli ölçülerde başa çıkabiliriz. Dua, zikir, Kur’an, namaz ve tevekkül bu konuda bize güç verecektir. Bunun dışında kişisel özelliklerimizi dikkate alarak kendimizce çözümler bulabiliriz. Fakat asla iç içe yaşadığımız bir şeyden kaçamayız, biz kaçsak da, kaçtığımız şey ummadığımız yerden çıkar ve musallat olur. O yüzden stresten kaçmak yerine, başa çıkma yöntemlerimizi geliştirmeli ve direnç kazanmalıyız.

Korku ve stres çağında yaşıyoruz. Fakat imkânlarımız ne kadar kısıtlı olursa olsun alabileceğimiz bazı önlemler var, bunlara ağırlık vermek zorundayız. İlk evvela üzerimizdeki yükü atmalı, değiştiremeyeceğimiz şeyler için enerjimizi tüketmekten vazgeçmeliyiz. Keşkeleri bir tarafa bırakıp, önümüze bakmalı ve hayatımızın kontrolünü vesveselere kaptırmamalıyız. Strese sebebiyet veren olayları birkaç yönden değerlendirmeli ve olumlamaya çalışmalıyız. Duaları arttırmalı, namazlara hakkını vermeli ve tevekkül etmeliyiz.