Hakkını korumayı bilmeyen ya da bu konuda pasif kalan
insanlar bir süre sonra tükenmişlik sendromuna yakalanıyorlar. Bu kimseler,
yaşadıkları her haksızlığa göz yumarak güçlerinin üstünde bir yük alıyor ve
farkında olmadan kendilerine zulmediyorlar. Birine hayır deme imkânı varken
diyemiyor, gasp edilen haklarını geri alamıyor, yapılan her şeye boyun
eğiyorlar Zaman içinde kişi varlığından kopuyor ve parçalanıyor. Bunda,
kültürel faktörün ve aile yaşantısının da büyük etkisi var. Bizim toplumumuzda,
hak ihlal edilse dahi insanların yaşı ve konumu dikkate alınır. Bu kimseler
haksızlık yapsalar da sesimizi kısarız. Küçüklere şefkat, büyüklere hürmet
dinimizin bize öğrettiği bir değerdir. Fakat büyüklerimiz de, bütün çizgileri
aşarak bizim haklarımızı işgal ediyor ve zarar veriyorlarsa, bundan duyduğumuz
rahatsızlığı ifade etme hakkımız olmalıdır. En azından incindiğimizi, yara
aldığımızı ve zor durumda kaldığımızı belirtebilmeyiz. Aksi takdirde
kayınvalidenin, eşin, çocukların komşuların ve çevrenin yaptığı haksızlığa göz
yuman ve sürekli biriktiren, biriktirdikçe de yaşam kalitesi düşen bir kişi
haline gelebiliriz. Bu tür durumlarda, patlamaya hazır bir bombaya dönüşür,
patladığımızda da daha büyük yıkımlara yol açabiliriz.
Biriken her şey aslından bir şeyler kaybeder. Bozulur,
farklılaşır ve eski safiyetini koruyamaz. Tıpkı bunun için üzerinize atılan
sözden bombalar içinizde birer alev olur ve siz eskisi gibi sabredemez hale
gelirsiniz. Bu nedenle benliğinize saldırı olarak hissettiğiniz bir tavır ya da
sözle karşılaştığınızda bunun size verdiği rahatsızlığı uygun bir dille ifade
etmeli ve karşınızdaki kişinin haklarını savunduğunuz gibi kendi haklarınızı da
savunmayı öğrenmelisiniz.
Her kabın bir hacmi vardır ve siz bu kapı hacmi ile
orantılı olarak doldurabilirsiniz. Aksi takdirde bardak taşacak ve içindeki su
dökülecektir. Bir balonun şişirirken bile belli bir kapasitesinin olduğunu
bilirsiniz, bunun dışına taşarsanız balon patlar ve elinizde kalır. Patlama
kontrol dışı bir durumdur. Burada bir basınç vardır ve basınç artık sınırları
aşmıştır. Dolayısıyla biriktirdiğiniz şeylerin zihninizde oluşturduğu basınç da
bir şekilde sizi patlama noktasına getirebilir.
Hak kim tarafından ihlal edilirse edilsin sahibine iade
edilmelidir. Bunun için çocuklarımıza haklarını korumayı ve haklının yanında
yer almayı öğretmeliyiz.