* Bir varmış bir yokmuş.
* Dönemin birinde bir gazete varmış.
* Az söylermiş, uz söylermiş ama hep Hakk ı söylermiş.
* Dere tepe doğru söylermiş.
* Söyledikleri çoğunluğun hoşuna gitmezmiş.
* Önceleri bu gazeteyi dinleyenler keyif alırlar, her
yerde gazeteden bahsederlermiş, hatta çevrede yetişen birçok kimse bu gazete
sayesinde adeta bülbül kesilmişler.
* Gazetenin o kadar etkisi varmış ki; sohbetini
dinleyenler memlekette belirli bir şana, şöhrete akademik ünvana
kavuşuyorlarmış.
* Ama ne hikmetse şana şöhrete kavuşanlar ağırdan ağıra
gazeteden burun kıvırmaya, sohbetlerini beğenmemeye başlarlarmış.
* Hatta artık sohbetlerine dahi gitmedikleri gibi bir de
ufaktan ufağa kötülemeye başlarlarmış. Çünkü bu gazete Hakk tan konuşur, harama
helale çok dikkat edermiş.
* Onu dinleyenler kolay yönden zengin olmanın, köşe
dönmenin, faiz yemenin, şöhret olmanın çok zor olduğunu hissederlermiş.
* Söylediği bazı konular 15-20 yıl sonra anlaşılırmış, gerçek
ortaya çıkarmış.
* Yaşadığı bölgenin yöneticileri değişse de bu gazete
hiçbir zaman onlarla birlik beraberlik içinde olmazmış.
* Her zaman halkın ve mazlumun yanında yer alırmış.
* Nice insanların yetişmesine vesile olmuş, hatta tüm
dünya mazlumlarına yardım için bölgeyi seferber edermiş.
* Dünyanın neresinde bir işkence, zulüm varsa toplanıp
ora için dua ettirirmiş.
* Kısaca hayra motor, şerre fren olmak için çabalarmış.
* Kınayıcının kınamasından çekinmeden, korkmadan yoluna
devam edermiş.
* Bu gazetenin sevenleri de gönülden sevmeye başlamışlar.
* Sohbetlerini biriktirip tekrar tekrar dinleyenler
olurmuş. Hatta her söze başlarken söylediği HAK GELDİ, BATIL ZAİL OLDU ayeti
için özel dinleyicileri olurmuş.
* Dizinin dibinde yetişenler makam mevki sahibi olmuşlar.
Hatta sırça saraylara yerleşenler bile olmuş.
* Ancak Milli Gazete ilk gün ne söylediyse o çizgisinden
sapmadan yoluna devam edermiş.
* Çünkü bu gazetenin mimarı mücahit Erbakan mış
KANALLARIN YOLLARI DAŞTAN!
Mustafa Demir
Fatih Belediye Başkanı.
17 Aralık 2013 tarihli Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu
kapsamında gözaltına alındı, bırakıldı.
Son mahalli seçimlerde AKP yine aday gösterdi ve seçildi.
Mustafa beyle ilgili bir gözlemimi aktarmak istiyorum;
İstanbul da onlarca belediye var.
Büyükşehir Belediyesi var.
Fakat bakar mısınız; Mustafa Demir adım atsa bir haber
kanalında hemen haber oluyor.
Hadi adını da verelim; NTV.
Kadir abi ve diğer belediye başkanları öyle beklerken,
Mustafa beyin Haliç te balıkçılarla balık-ekmek yemesi bile ekrana
yansıtılıyor.
Sahi, ne iş!
BRAVO GÖRMEZ E!..
Bir süre önce, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet
Görmez e Mercedes S500 model makam aracı alındı.
Önce aracın fiyatı 1 milyon TL olarak lanse edildi.
Fakat fiyatın bu kadar olmadığı anlaşıldı.
Neyse
O zaman şu çağrıyı yapmıştım, Başkan Görmez e;
Sayın Başkan, gel bu makam aracını sat. Binme bu makam
aracına. Türkiye de araba mı yok! Başka bir araçla yoluna devam et. Benimki âcizane bir öneri. Yine de siz
bilirsiniz
***
Görmez, önceki gün Başbakanlık merkez binaya gitti.
Eski model bir Mercedes makam aracıyla
Bence doğrusunu yaptı.
***
Kimse duymasın ama şunu da merak ediyorum; sahi, o lüks
araç ne oldu, acaba
NE OLACAK BU EKONOMİSTLERİN DURUMU
Ekonomist, 4 yıllık fakülte mezunu olduktan sonra, kamuda
Ünvan Değişikliği Sınavı ile hak edilebilen bir kadro. Ama ne yazık ki lise
mezunu daktilograf bile ekonomistten daha fazla maaş alıyor.
Öte yandan, Ekonomist, kamuda bir garip kadro. Lise
mezunu teknisyen bile ekonomistten daha fazla özel hizmet tazminatı ve
dolayısıyla daha fazla maaş alıyor. Mezun olunan okul devletin okulu, unvanı
devlet veriyor ama maaşa gelince diğerlerine olumlu yansıyor, ekonomiste hiç
yansımıyor.
Kamuda 2013 yılı Devlet Personel Başkanlığı verilerine
göre yaklaşık 200 ekonomist var. (Belediyeler hariç) Devlet her yerde İktisat
Fakültesi açarken, (kamuda ekonomist olmak için iktisat ya da maliye mezunu
olmak gerekli ve yeterli) kamuda iktisat mezununa da ekonomist unvanı vermeyi
unutmuyor. Unutmuyor unutmamasına da emsali kadrolarla eşit özlük hakları da
tanımıyor henüz maalesef.
NOT: Bugün, 28 Ocak 2015, Çarşamba 1) Emekliler yılda
15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli
nasıl geçineceğim diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP
iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine
getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu
çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli.
Otur, sıfır!