Türkiye‘‘nin darbe iddialarını artık gündemine almaması gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, "Türkiye‘de darbe planları var mı yok mu tartışmasını yapmakta fevkalade bir şekilde abesle iştigaldir. Çünkü Türkiye‘de darbe planları değil, 5 tane darbe vardır" dedi. Kurtulmuş, "Meclis, bir daha hiç kimsenin bir daha darbeyi yapmayı aklının ucundan bile geçiremeyeceği, ileri demokratik ve siyasal sistemi ortaya koymalıdır" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş gazetemize yaptığı değerlendirmede; Ergenekon‘un ortaya çıkmasından sonra Türkiye‘de kurumlar arasındaki gerilim sürecinin artarak devam ettiğini kaydetti. Türkiye‘nin darbe iddialarını artık gündemine almaması gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, "Türkiye‘de darbe planları var mı yok mu tartışmasını yapmakta fevkalade bir şekilde abesle iştigaldir. Çünkü Türkiye‘de darbe planları değil, 5 tane darbe vardır" diye konuştu. Bu darbe geleneği karşısında ‘Efendim, falanca Genelkurmay başkanı iyi adamdır, demokrattır, darbe yapmaz. Öteki kötüdür, yapabilir‘ gibi düşünmeyi son derece arkaik bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Geldiğimiz noktada, Türkiye‘nin gerçekten çok ciddi hukuki ve siyasi bir reform sürecine girmesidir. Bu anlamda da bir daha hiç kimsenin bir daha darbeyi yapmayı aklının ucundan bile geçiremeyeceği, ileri demokratik ve siyasal sistemi ortaya koymasıdır"
Ülkede geçen hafta HSYK‘nın, bu hafta Balyoz harekatı ve paşaların göz altılarını tartıştığını hatırlatan Kurtulmuş, "Muhtemelen önümüzdeki hafta başka bir şeyi tartışacağız. Tek tek bu konuları tartışarak, bu sorunları çözme imkanı yoktur. Hiç kimse topu taca atmaya kalkmasın. Yapılacak bir tek iş vardır. O da Türkiye‘de siyasi ve hukuki, reform sürecini başlatmaktır. Ve bu süreçte, sadece ve sadece hakem olarak, hakim olarak milleti tayin etmektir" şeklinde konuştu. Bunun için Saadet Partisi‘nin başından beri; yeni, demokrat ve sivil bir Anayasa‘nın seçilecek Kurucu Meclis tarafından yapılmasını dile getirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Yapılması gereken şey, milletin bütün kesimlerinin ittifakıyla gerçekleştirileceği yegane hâkim ve hakemin millet olacağı bir sistemin kurulmasıdır. Bunu nasıl yapacağız? 1.5 senedir söylüyoruz. Bunun bir tane yolu vardır. Anayasa Mahkemesi‘nin başörtüsü ile ilgili kararından sonra sistem kördüğüm olmuştur. Bunu aşmanın yegane yolu da, Anayasa yapıcı bir Kurucu Meclis‘in kurulmasıdır" şeklinde konuştu. Bunun içinde Anayasa‘nın 175. Maddesinin değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, yeni Anayasa‘yı yapmakla görevli olacak Kurucu Meclis‘in 250-300 bin nüfuslu seçmen bölgelerinde dar bölge-çift turlu seçim sistemiyle belirlenmesini önerdi. Böylece milletin birebir temsil edildiği bir Kurucu Meclis‘in oluşturulacağını kaydeden Kurtulmuş, " Bu meclisin kurulması için 6 maddelik bir yasa teklifi de hazırladık. İçerisinde sadece siyasi partiler değil STK‘lar, sendikalar, barolar çok farklı kesimlerde aday gösterebilirler. Böylece milletin birebir temsilcisi olan 250 kişilik bir meclis kurulur. Bu meclis, 1 yıl içerisinde Anayasa tasarısı hazırlar. Ve hazırladığı tasarıyı, 1 yıl sonra milletimizin oylarına sunar. Referandumla birlikte, milletin, yeni, demokratik ve çağdaş bir Anayasa‘sı ortaya çıkmış olur. Bu işlerin, bundan başka bir çözüm yolu olmadığı kanaatindeyim" dedi.
" Türkiye‘deki siyasal sistemin adını doğru koymazsanız, bugün bunlarla, yarın başka sorunlarla karşılaşacaksınız. Biz Türkiye‘de demokrasi gibi görülen bir bürokratik oligarşi ile idare ediliyoruz" diyen Kurtulmuş, kurumların birbirine hakim olma mücadelesi verdiklerini hatırlattı. Bütün kurumların milletin emrinde olması için yapılacak şeyin Anayasa değişikliği olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Bunu yapmadığınız takdirde bugün Balyoz‘u konuşuyoruz. Yarın başka bir şey konuşacağız" dedi.