Ortalık toz duman. AK Parti, eski anlaşmalı yol
arkadaşlarıyla yolunu ayırdı. Şimdi aralarında büyük bir mücadele var.
Her iki taraf birbirini ağır bir şekilde suçlamaya devam
ediyor. Bir taraf diğerinin aleyhine yerli ve yabancı basına demeçler verdi,
meseleyi anlatan makaleler yazdı. Aralarındaki problem Batı lı kurum ve
kuruluşların gündemine taşındı. Diğer taraf da boş durmadı; o da, devlet
imkânlarını kullanarak ötekinin yabancı ülkelerdeki faaliyetlerinin
sonlandırılması için atağa geçti. Sorun uluslararası boyut kazandı. Bank
Asya nın büyük oranda TMSF ye devredilmesiyle problem zirveye tırmandı. İşin
nereye varacağını kestirmek zor. Görünen o ki; iki taraf da kılıçları çekmiş,
birbirine son darbeyi indirmeye hazırlanıyor. Uzlaşı, hoşgörü, diyalog
zemininden hızla uzaklaşıldığı gözlerden kaçmıyor.
Kamuoyu, 7 Şubat MİT kriziyle taraflar arasındaki
sorunlardan haberdar oldu. Hakan Fidan ismi üzerinde başlayan tartışma kısa
sürede ortaklar arasında derin bir çatlağa dönüştü. Her iki taraf birbirine
ağır suçlamalar yöneltti. Olaylar büyüdükçe büyüdü. Geri adım atan olmadı.
Sonunda gerilen ipler koptu.
Geçen hafta gene bir 7 Şubat günü Hakan Fidan görevinden
istifa etti. Şimdi, Hakan Fidan ın milletvekili adayı olacağı konuşuluyor. Eski
MİT Müsteşarı Fidan ın sıradan bir milletvekili olmak için bu görevden
ayrıldığını düşünmek en hafifinden saflık olur. O halde, Hakan Fidan için
milletvekilliğinin yanı sıra daha üst görevler düşünülmüş olabilir. Önce
dışişleri bakanlığı, sonra başbakanlık. Sayın Cumhurbaşkanı, Fidan ın istifasına
ve milletvekili adaylığına rızasının olmadığını açıkladı. Bu kez Fidan ismi AK
Parti de sıkıntıya neden olabilir. Bunu zaman gösterecek. Bakalım Hakan Fidan,
Tayyip Erdoğan ın muvafakatini alarak mı gelecek, yoksa Erdoğan a rağmen mi
Eğer sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında bu konuda
bir mutabakat yoksa, o zaman biz; Hakan Fidan nereye, başlığının yanına birde;
AK Parti nereye, başlığını koyalım ve bu konuyu irdelemeye çalışalım.
Evet... AK Parti nereye gidiyor
Kaldırılan toz bulutunun altında ne işler çevriliyor
Önceleri Gül ve Erdoğan etrafında dengeler oluşturulmuştu. Numan Kurtulmuş un
ekibe katılmasıyla beklentiler çeşitlendi. Ahmet Davutoğlu nun başbakan oluşu
henüz hazmedilemeden şimdi Hakan Fidan üzerinden yeni beklentiler oluşturuluyor.
AK Parti de durgun gibi görünen sular iyice dalgalanmış vaziyette.
Ayrıca bu iş geçmişte yaşanan bazı hadiseleri
çağrıştırmıyor mu Turgut Özal Çankaya ya çıkınca partisinde yaşananlarla
bugünkü iktidar partisinde yaşananlar arasında bazı benzerliklerin olduğunu
söylemek mümkün. Gözden kaçırılmaması gereken önemli bir konu daha var; o da,
siyasete sürekli darbeler aracılığıyla müdahale edilmesidir. Ve... Türkiye de
her darbe yeni bir Kahraman üretmiştir. 1960 tan beri, Türkiye Cumhuriyeti nde
gerçekleşen ilk darbeden itibaren bu böyle olmuştur. Adeta tek yönlü trafik
akışı gibi. Toplum mühendisliği çalıştırılmış ve makul çoğunluğu oluşturan
seçmene başka seçenek bırakılmamıştır. Halkın çoğunluğu sistemin ürettiği
kahramanın peşine takılmak mecburiyetinde bırakılmıştır. Eğer geçtiğimiz yıl 17
ve 25 Aralık ta olanlar bir darbe girişimi ise ve de 2012 senesinin 7
Şubat ında başlayan kriz işi bu noktaya taşıdıysa, demek ki sırada yeni bir
kahraman var.
Darbecilerin, darbe teşebbüsünde bulunanların, karşı tarafın
veya suni kahramanların yaşananların farkında olup olmamaları ayrı bir tartışma
konusudur. Biz, geçmişte yaşananları mantık süzgecinden geçirip, aralarındaki
benzerliklerden hareketle muhtemel sonuca varmaya çalışıyoruz.
Hakan Fidan önümüzdeki dönemin en önemli aktörü olacağa
benziyor, bekleyip göreceğiz.