ÇOĞUMUZUN en titiz olduğu konulardan biridir hak.
Hakkımızı çiğnetmeyiz deriz. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır
biliriz. Bize yapılana susmayız doğrudur bu. Ya başkasına yapılana Bir
başkasına yapılan haksızlığı ne derecede görebiliyoruz Peki, bu haksızlık
bizim birinci dereceden yakınımız tarafından bir başkasına yapılmışsa ya da en
yakın dostumuz tarafından yapılmışsa tepkimiz nice olur
Kaç kişi gerçekten menfaatlerini bir köşeye bırakıp da
adaleti gözetir Başkalarında gördüğümüz bir davranış yanlışken aynı davranışı
kendimiz yaptığımızda iyiye dönüşüveriyor. Kendimizi kendi yakın çevremizi
eleştirmekten aciziz. Kendimize ya da yakın çevremize kötüyü yakıştıramıyoruz,
hatayı kabul ettiremiyoruz. Egomuz tavan yapmış vaziyette. Çocukluktan bu yana
yapılan yanlış davranışlar gösterilen tutumlar buna zemin hazırlamış olabilir
ama yine de iğneyi kendimize batıramaz mıyız merak ediyorum.
Hatayı kabul etmek de bir erdemdir. Ben bu işi yanlış
yaptım diyebilmek, özür dileyebilmek, nefsin küçültülmesidir hatta. Modern
zamanda ve psikolojide ego dediğimiz şey aslında nefsimizdir. Yok, ben özür
dilemeyi sevmem, onun yerine özür dilenecek bir iş yapmamayı tercih ederim
sözüne inanmıyor ve itibar etmiyorum. Sen melek misin Hiç mi hatan olmayacak
Bilemeyiz. Bir de muhatabı için ben onun seviyesine inemem diyenler olur.
Pardon, siz hangi seviyedesiniz Seviyenizin mertebesi kaç Türevi alınabiliyor
mu Orada bir merdiven filan yok mu ki aşağıya inemiyorsunuz Doğrusu böyle bir
kibir de görmedim. Müthiş ego kokan sözlerdir bunlar ve her gün peynir ekmek
gibi dolaşır söylenir orada burada şurada. Komedidir bütün bu sözler ve
sahipleri, zira kendileri hak hukuktan nasip alamamış kendisini yetiştirememiş
bireylerdir.
Şayet bir gün yanınızda beraber yürüdükleriniz için de
çıkıp hatalıdır diyebilirseniz, yan yana omuz omuza verdiklerinizi kaybetme
korkusundan kurtulup haksızlık ettiğini yüzüne vurabilirseniz kısacası
menfaatinizi söküp atabilirseniz ben de sizlere inanırım.
Üstünlük ancak faziletledir diyor Efendimiz (s.a.v.).
Onun seviyesine inemem diyen herkes üstün olduğunu iddia ediyor aslında.
Gerçekten de daha mı faziletlisiniz, nereden biliyorsunuz ki
Âdetimizdir hakkında bilgimiz olmayan şeyler için yazar,
çizer büyüklük taslarız. Bunu yaptığımızdan başkalarını karalamamız da kolay
olacaktır elbette. Hakkında bilmediğin konularda yazma deriz mesela. Sen ne
kadar biliyorsun peki, bilginin fazla olduğuna hangi kanaat seni vardırdı
Her gün bin nefes alıyorsak bir o kadar da hakka
giriyoruz benden söylemesi. Çünkü kimse bizim dışlamamızı, itelememizi,
ötelememizi, hakir görmemizi, nefret etmemizi, kibirlenip tepeden bakmamızı,
alaya alıp gururunu incitmemizi hak edecek kadar kötü değil. Kimse bizden daha
kötü değil. Hatta en kötü olan benim diye düşünebildiğimiz gün gerçek adaleti
sağlayabileceğimiz güne gelmişiz demektir. Eleştiriye kendimizden başlayalım.
Tepeden tırnağa, beyinden kalbe varana kadar bütün kötü ve kirli
düşüncelerimizi süzgeçten geçirelim. Hata ve kusurlarımızı ısrarla idrake
çalışalım. Göz yumduğumuz haksızlıkları haykıralım artık. Artık yeter!
diyelim. Bugün değilse şimdi değilse hiçbir zamandır, unutmayalım. Hiçbir zaman
adalet.