Gündem

Hadislerde saklı olan sır!

Hadislerde saklı olan sır!

Abone Ol

Klinik Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Necat Yılmaz, Çağdaş Tıbbi-Nebevi (Peygamber Tıbbı) isimli kitabı için araştırma yaparken hadislerin bazılarının binlerce yıl öncesinden mucizevi bir şekilde bazı tıbbi buluşları açıkladığını tespit ettiğini söyledi.

Çağdaş Tıbbi-Nebevi isimli kitabı için uzun zamandır araştırma yapan Prof. Dr. Yılmaz, araştırmaları sırasında ümmi bir peygamber olan Hz. Muhammed‘in (SAV) 1400 yıl önce ağzından çıkan 3 hadisi şerifin demirin kandaki varlığına şifreli bir şekilde dikkat çektiğini belirtti. Hadislerden örnekler veren Yılmaz, "Kebşe İbn Ebi Bekre‘den (r.a); ‘Babası salı günü ailesini hacamat olmaktan alıkor ve Peygamber‘in salı gününün kan günü olduğunu ve o gün belirli saatte kanın dinmediğini iddia edermiş.‘ (Rudani, büyük hadis külliyatı syf: 88-7500). Bu hadisi şeriflerde ortak kısım salı günü kan aldırıp aldırmamak hususudur. İlk başta kan aldırmakla haftanın bir gününün ne ilişkisi olabilir diye insan düşünmektedir. Neden salı gününe dikkat çekilmektedir? Bir başka hadisi şerif bunun şifresini veriyor. Bu hadisi şerife Rezin şunu da ilave etti; ‘Kanı, güçlü olduğu (salı) günü aldırmayın. Çünkü o gün demirin iz bıraktığı gündür. Demirin güçlü olduğu günde kan aldırmayın‘ (Rudani, büyük hadis külliyatı syf: 88-7500-7501.) İbni Abbas‘dan (r.a) aktarılan üçüncü hadiste de; ‘Allah Resülü buyurdular ki; ‘Hadid Suresi, salı günü inmiştir. Allah demiri salı günü yaratmıştır.‘ (Rudani, büyük hadis külliyatı syf: 88-7502.) Hadid Suresi, Kur‘an-ı Kerim‘in 57. suresidir. Sure 29 ayetten oluşur. Sure ismini 25. ayette geçen ve demir anlamına gelen hadid kelimesinden alır. Kur‘an‘da demirin kimyasal özelliklerinden birçoğuna işaretler vardır. ‘Andolsun ki elçilerimizi açık kanıtlarla gönderdik ve onlarla birlikte kitabı ve ölçüyü indirdik ki insanlar adaleti ayakta tutsunlar. Ve demiri de indirdik. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için yararlar vardır.‘ (Hadid Suresi 25)" dedi.

Kan bağışı yapan kişilerde kalp damar hastalıklarının daha az görüldüğünün yapılan birçok araştırmada ortaya çıktığını vurgulayan Yılmaz, ‘‘Amerikalı Meyers D. ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma, açık bir şekilde kan bağışında bulunan insanların kalp ve damar hastalıklarına yakalanma şansının çok daha az olduğunu bir kez daha göstermiştir‘‘ şeklinde konuştu.

Bu çalışmanın ‘Demir Hipotezi‘‘ olarak bilinen ve kadınların adet kanaması yolu ile demir kaybetmelerinin bunun sonucunda kadınlardaki düşük demir miktarının yağların oksidasyon hızını yavaşlatması; böylece damar sertliğinin erkeklere göre kadınlarda daha az görüldüğü temeline dayandığını anlatan Yılmaz, ‘‘Serbest oksijen radikalleri yağların oksidasyonunu sağlamakta, böylece damar sertliği gelişmektedir. İnsan vücudunda ne kadar çok demir varsa o kadar çok zararlı oksidan molekül meydana gelir. Bunun tersine adet kanaması, kan vermek gibi kan kaybına, dolayısıyla demir kaybına yol açan durumlarda ortamda serbest demir azaldığı için oksidasyon da azalır. Bunun net sonucu kişide kalp damar hastalıkları ve diğer birçok hastalığın daha az sıklıkla görülmesidir. Bu hipoteze dayanarak araştırmacılar düzenli olarak kan bağışı yapanların kalp krizi, felç, inme, anjina ve diğer kalp ve damar hastalıklarına yakalanma oranlarının kan bağışı yapmayanlardan çok daha az olduğunu bulmuşlardır" diye konuştu.