Hadi oradan! Hadi oradan!

Abone Ol

Dikkatinizi çekmiştir;

4 Temmuz  2013 tarihli Milli Gazete’nin manşeti İstanbul ve Ankara’da farklı, diğer illerde farklıydı.

Zira, o gün gazetenin yayın yönetimi sabah ve öğleden sonraki toplantısında ekonomiye ilişkin çok önemli bir hususu masaya yatırmış ve şok bir gelişme olmadığı takdirde’ o konuyu manşete taşımaya karar vermişti; Ehliyet soygunu!

İktidar, durup dururken Türkiye’de en geniş kesimin, şoförlerin cebine elini sokarak, “101 TL vereceksin de, vereceksin!” demek için düğmeye basmıştı. 101 TL deyip geçmeyin; yaklaşık 25 milyon sürücü olduğunu varsayarsak milyarlar, eski parayla katrilyonlar demekti, bu.

Milli Gazete Yazı İşleri, “Ehliyet Soygunu’nu manşete taşıdı. Taşra baskıları, “Ehliyet Soygunu’ manşetiyle gitti.

Haberin özeti şuydu:

“Satacak bir şey kalmayınca kabak vatandaşa patladı.. Borca ve faize gidecek bir kaynak daha bulundu!

Değiştirirsen 101 lira, değiştirmezsen 343 lira!

Uyguladığı ekonomik politikalarla paradan para kazananları ve faizcileri ihya eden, ancak şikayet eder görüntüsüyle tepkileri dindirmeye çalışan hükümet, borca ve faize kaynak arayışında yeni bir skandala imza atıyor. Hazırlanan torba kanun teklifine göre, Türkiye genelindeki 24 milyon sürücünün ehliyeti zaruri olarak değişecek. Değiştirmeyenleri 343 lira ceza beklerken, bu değişimin bedeli ise 101 lira olarak belirlendi.”

***

Ancak tam da o gün, üzerinde bir süredir katakulli oynanan, istikrarsızlaştırılmaya çalışılan Mısır, için için kaynamaya başladı ve aynen bizdeki 28 Şubat benzeri antidemokratik bir süreç hayata geçirildi.

Karanlık odaklar, şer güç merkezleri Türkiye’de oynadıkları oyunun/oyunların benzerini sahnelemek için bu kez Arap dünyasının Abi’sini seçmişti.

Bu arada gazetenin haber merkezi ve yayın yönetimi diken üstündeydi; Mısır’daki gelişmeler an be an izlendi.

milligazete.com.tr Mısır’da neler olup bittiğini saniyesi saniyesine okurlara ulaştırdı.

Gece yarısına doğru Mısır Ordusu’nun tavrı netleşti ve askerler darbe yaparak sivil yönetimi antidemokratik yollarla ele geçirdi.

En kalabalık Arap ülkesinde tamamen “gayri meşru” bir çocuk peydahlandı.

Ordu, seçilmiş Cumhurbaşkanı’na, “Artık Cumhurbaşkanı değilsin.” dedi.

İşte o noktadan sonra gazetenin mutfağında hareketli dakikalar yaşandı.

Neticede, taşra baskılarında manşet olarak yeralan “Ehliyet Soygunu’ daha iç sayfalara alındı.

Mısır’da yaşanan son gelişmeler de, “Küresel Darbe” mantalitesiyle manşete taşındı.

İstanbul ve Ankara’daki okurlar 4 Temmuz 2013 tarihli gazeteyi ellerine aldıklarında işte bu manşeti gördü.

***

Bitmedi...

Dün ilginç bir gelişme daha yaşandı;

Milli Gazete’nin 4 Temmuz 2013 tarihinde taşra baskılarında manşetten verdiği, İstanbul ve Ankara’da iç sayfalara taşıdığı Ehliyet Soygunu’nda hükümet geri adım atmak zorunda kaldı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bunun bir soygun ya da Deli Dumrul Vergisi’ olduğunu kabul etti ve bu rakamı 15 TL’ye çekmek zorunda kaldı.

“İri” gazetelerden biri de dünkü manşetinde konuyu tamamen kendisine malediyordu;

Güya, bu gazetenin internet sitesi, konuyu gündeme getirmiş ve Maliye Bakanlığı da geri atmak zorunda kalmıştı..

Hadi oradan!...

Hadi oradan!...

Hadi oradan!...

Ben ‘darbe’ye darbe demem, ‘darbe’ israil’e yaramayınca!...

Önceki Cuma günü Mısır’da çatışmalar sürerken, ABD Başkan Barack Obama golf oynuyordu.

Türkiye’ye bir ayda 3 kez gelen Dışişleri Bakanı John Kerry de yazlığındaydı. Dinleniyordu.

Mısır’daki şiddet olayları ABD’li yetkilileri rahatsız etse de Washington yönetimi, Muhammed Mursi’nin devrilmesinden üzgün değildi.

Neden, peki

Amerika’nın en önemli gazetelerinden New York Times’a göre bunun nedeni Mursi ve “Müslüman Karşdeler”in Washington’da çok az dostu olması.

Mısır’da Müslüman Kardeşler’in yükselişi Beyaz Saray ve kongrede nedense rahatsızlık yaratmıştı!

Haberde ayrıca ABD’nin Mısır’ı Ortadoğu’daki tek stratejik oyuncu olarak görmediği de not edildi.

Suudi Arabistan, Türkiye, İran ve Katar’ın da önemli oyuncular olarak öne çıktığı vurgulanıyordu.

New York Times ayrıca Washington’ın Mısır’daki esas çıkarının Mısır-İsrail barışının korumak olduğu görüşündeydi.

***

İşte can alıcı nokta, “zurnanın zırt dediği yer” tam da burası!

Şimdi soruluyor;

ABD Başkanı Obama, Mısır’daki askeri darbeye neden “darbe” demedi

Obama, Mısır’daki krizle ilgili açıklamasında çok dikkatli bir dil kullandı.

Obama, Mısır Ordusu’nun, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi görevden uzaklaştırması ve anayasayı askıya almasından ‘derin bir kaygı’ duyduğunu söyledi, darbe’ ifadesini kullanmamaya özel bir özen gösterdi.

Obama, ne Mursi’nin yeniden görevinin başına getirilmesi çağrısında bulundu ne de ordunun siyasi hayata müdahale etmesini kınadı. Demokrat olarak bilinen, askeri darbelere karşı olduğu söylenen Obama’nın bu tutumunu neye yormak lazımdı, peki

Nedir bunun sırrı

Sır şurada;

Mısır’da ordu ile çok yakın ilişkilere sahip olan ABD, 1979 İsrail-Mısır anlaşmasından bu yana bu ülkeye her yıl 1.5 milyar dolarlık askeri yardımda bulunuyor.

Obama eğer darbe’ lafını kullansaydı, ABD kanunlarına göre Washington yönetiminin Ortadoğu’daki en yakın müttefiklerinden birisi olan Mısır’a yaptığı para yardımının büyük bir kısmının durması anlamına gelecekti.

Bu nasıl bir anlam taşıyordu

Bunun anlamı da şu: İsrail böyle bir gelişmeden hoşnut olmayacak!

Zira, İsrail’in İsrail olmasını sağlayan etkenlerden biri de Mısır ve o anlaşmaya imza atan Mısır’lı eski yönetimler...

Buradaki tek fark şu: Bu para yardımını İsrail yapmıyor da Amerika’ya yaptırıyor...

Seçim Kulisi

 

* İStanbul: “Kadir Abi” son Gezi Parkı protesto gösterilerinden sonra iyice yıprandı. Gezi Parkı gösterilerine kadar tüm göstergeler “Kadir Abi” den yanaydı. Ama AKP yönetiminin, özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir başka ismi İstanbul Büyükşehir’e aday göstereceği konuşuluyor. Bu isim Binali Yıldırım mı, Egemen Bağış mı, Aziz Bapuşçu mu Yoksa bugüne kadar hiç telaffuz edilmemiş bir isim mi Böyle bir kararda -ne kadar doğrudur bilemem- Kadir Topbaş’ın hastalığının da rolü olduğu kulislerde dile getiriliyor. İstanbul Büyükşehir’le ilgili son bir not; farkında mısınız, Gezi Parkı gösterilerinden sonra İstanbul Büyükşehir basın birimi düzenli olarak Başkan Topbaş’ın günlük programını gazetecilere geçmeye başladı. Niyekine

* Ankara: Gezi Parkı protesto gösterileri, Başbakan Erdıoğan’ın Başkent tercihini değiştirmişe benziyor. Erdoğan, yakın zamana kadar, “Ankara’ya son bir kez daha aday olmak istiyorum.”  diyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e soğuk bakıyordu. Fakat, Gökçek, Afrika dönüşü Erdoğan’a öyle bir karşılama programı yaptı ki, Başbakan’ın bu noktada tüm itirazları yok oldu. Gelinen son nokta şu: Oğlu değil ama Melih Gökçek’in kendisi yeniden aday..

NOT:  Bugün 7 Temmuz 2013 Pazar...  İktidar ve TBMM’de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda herkes ayrı telden çalıyor. Temmuz 2013’e kadar umutsuz son bir maraton da bitti…Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile, “Görülüyor ki, yeni Anayasa olmayacak!” dedi. Yeniden TBMM Başkanlığına seçilen Cemil Çiçek bugünlerde parti liderlerini dolaşacak. Du bakali n’olacak Her şeye rağmen yine de takipteyiz…