Hadi hayırlısı

Abone Ol

Bahçeli siyasetteki geleneğini bozmadı.

Kimsenin aklında yok iken erken seçimi gündeme getirerek üstelik tarih de belirterek bir anda siyaset arenası şaştı kaldı.

Kimisi, “Bahçeli kendinden konuşmaz ortağının sesini dillendiriyor” dedi, kimi, “Alakası yok kendiliğinden bir çıkış yaparak AK Parti’yi zorda bıraktı” dedi.

Gerçekten Bahçeli erken seçim derken kendi iradesiyle mi bu çıkışı yaptı? Bu hususta herkesin bir görüşü var.

Öyle oldu böyle oldu...                                                

Sonuçta Türkiye 24 Haziran’ da erken seçime gidiyor. Dışarıdaki gelişmeler, içerideki sıkıntılar, ekonomik göstergelerin mutsuzluğu piyasaların durgunluğu derken seçim göründü.

Benim tespitlerime göre Sayın Cumhurbaşkanı seçimleri zamanında yapma kararlılığındaydı.         

Erken seçime taraf değildi.

Ne oldu da ikna oldu dersiniz!

Yine kendi şahsi görüşüme başvurarak diyorum ki Bahçeli ile başa baş görüşmede öylesine ilginç senaryodan bahsetti ki sayın cumhurbaşkanı bir an duraksadı. Hatta irkilmiş de olabilir.

Neler mi söyledi?

İttifakın ilerde bozulabileceğini, bu yönde dışardan ve içerden çalışmalar olduğunu, yine dış odaklı kimi yıkıcı senaryoların hayata geçmek üzere olduğunu; Suriye, Irak ve diğer gelişmelere neşter vurabilmek için mutlaka uzun vadeli bir hükümete ihtiyaç duyulduğunu, yarın bir gün seçim yaklaştıkça icraat yapmanın zor olacağını, seçimi bir an önce gündemden çıkarmak gerektiğini vurgulamıştır.

Sayın Cumhurbaşkanı, söylenenleri dinledikten sonra gerekçeler aklına yatmış olacak ki hoşnut olmasa bile seçimin bir an evvel, Ağustos’u bile beklemeden yapılması gerektiğini açıkladı.

Peki, seçim ne getirir ne götürür?

Hükümet olmanın ve iktidar olmanın barajı yüzde %50.01’dir. Eskiden, %10 barajını geçenler takılanlar hesaplanarak iktidar olmak için kimi zaman %35 bile yeterli olabilirdi.

Şimdi ise hesapsız ve ihtimalsiz ellinin üzerinde oy alanlar hükümet kurabiliyorlar.

Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi, milletvekilliğini eskiye nazaran etkisiz hale getirdi.

Bunu bütün partililer söylüyor.

Seçimler aslında bir nevi anahtardır.

Kitlenmiş, paslanmış, donmuş kapıları açmaya yeterlidir.

Milletin tercihleri size ve istikbale yön verir.

24 Haziran seçimlerinde önemli olan milletimizin, insanımızın ve ümmetin kazanmasıdır. İnsanlığın yani...

Siyaseti gerçekten millete, insanlığa hizmet etmek aracı yaptığımızda Türkiye’de birçok şeyi değiştirebiliriz.

Artık anlayışlarımızın değişmesi şart. Milletin istikbalini, menfaatlerini öncelediğimizde biz siyaseti kendi mecrasında kullanmış olacağız.

Suyun çıktığı yere çadır kurma yarışı hep vardır.

Yarın bir gün vekil olmak için partilerin önü kalabalıklaşacaktır.

O rozeti takmak, vekil sıfatını elde etmek için insanlar çırpınacaklardır.

Önemli olan bu çırpınışın hizmet için yapılması ve o yolda sarf edilmesidir.

Hadi hayırlısı olsun demek gerekir.

Alınan karar milletimize, ümmete, insanlığa hayır ve huzur getirsin.

Şerefli bir hayat getirsin.

Seçimler, siyasetler buna hizmet ettiği müddetçe anlamlıdır.

Diğeri dünyalık saltanattır

Vesselam...