Hadi gel, köyümüze geri dönelim

Abone Ol

TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın önceki gün gazetelere yansıyan haberi vardı... Turan, TOKİ olarak artık şehirlerde yüksek binalar yapmadıklarını belirterek, ‘İstanbul’a eskisi gibi kıymadıklarından’ bahsetmiş.

İstanbul’da kıyılmayacak ne kadar yer kalmıştır bilemiyorum ama Sayın Turan’ın Türkiye’de toplumsal beklentilerin değiştiğini ve TOKİ projelerinde de bu değişimi dikkate aldıkları yönündeki ifadelerini önemsiyorum.

Özellikle terk edilen köylerimizin yeniden cazibe merkezi haline getirilebilmesi için TOKİ’ye önemli bir görev düşüyor. TOKİ’nin ‘Tarımköy Projeleri’ var ama ben bunun ötesinde bir projenin hayata geçirilmesi durumunda hem büyükşehirlerin rahatlayacağını hem de köylerin yeniden canlanacağını düşünüyorum.

Bir köy düşünün… Altyapı sorunu olmayan, okulu, camisi, sağlık ocağı bulunan bir köy… Tek veya ikişer katlı evlerden oluşsun. Önünde bahçesi, yan tarafında ahırı bulunsun. Ve bütün bunlar bir el tarafından düzgün bir şekilde planlansın.

Böyle bir köyde kim yaşamak istemez. Zaten hepimizin içinde bir köy özlemi yok mudur Bugün artık insanlar sosyal statüsü ne olursa olsun toprakla haşır neşir olmak istiyor. Böyle bir köyün inşa edilmesi durumunda ciddi bir talep görecektir.

TOKİ’nin böyle bir projeyi hayata geçirmesi durumunda birçok sosyal sorunun da çözümüne katkı sunacaktır. Yani köye dönüş özlemi, ekonomik bir potansiyele ve sosyal bir rahatlamaya vesile olacaktır.

Ve TOKİ yol açmış olacaktır. Çünkü burada TOKİ önderlik yaparsa arkası da gelecektir.

TOKİ’nin varlık nedeni de bu değil midir

İşte asıl o zaman İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i, Konya’yı, Adana’yı yani şehirlerimizi ‘kıymaktan’ kurtarmış oluruz.

Ama asıl kazancımız, köylerimizi yeniden canlandırmış olacağız.

Köyleri canlı olan bir ülkede ise ne hayvan ithal edilir ne de saman…