Haçlılardan dostluk beklemek gaflettir

Abone Ol

AVRUPA Parlamentosu (AP) ile ABD hükümet raporları

konusundaki düşüncelerimi dünkü yazımda dile getirmeye çalışmış, olayı

Haçlılar ile kan uyuşmazlığımızın tezahürü olarak nitelendirmiştim. Bir

bakıma söylenmesi gerekeni söylemiştim. Meseleye bu açıdan bakıldığında bugün

aynı konuya dönmek ilk bakışta tekrara düşmek gibi görünebilir. Ancak, medyanın

olayı dün sayfalarına taşırken sergilediği tavır konuya tekrar dönmemi gerekli

kıldı. Çünkü olay gazetelerde, AP haddini aştı , Batılı müttefik krizi , AB

kendi çaldı kendi oynadı , AB den uzaklaşıyorsunuz ya da Bozkır ın,

değerlendirmesi ile Rapor yok hükmünde gibi başlıklar altında verildi.

Atılan başlıklar her gazetenin yayın politikasını

yansıtıyor. Benim üzerinde durmak istediğim husus yapılan açıklamalarda bir

hayal kırıklığının hissediliyor olması. Başmüzakereci ve AB Bakanı Bozkır ın AB

raporunu aynen iade edeceklerini, kendileri için böyle bir raporun yok hükmünde

olduğunu söylemesi verilmesi gereken tepkiyi yansıtıyor olmakla birlikte,

Nasıl bir rapor bekliyordunuz sorusunu da akla getiriyor. Hatta mülteci

anlaşmasının ardından hükümetin her kanadından Haziran da Türk vatandaşlarına

vizelerin kalkacağı yönünde yapılan açıklamaların hâlâ geçerliliğini koruyup

korumadığı sorusu da akla geliyor. Bu arada bir yandan AB ye girmek için

çırpınanların öbür yandan Müslüman ülke liderleri ile ortak bazı adımların

atılması için çaba sarf etmelerinin bir çelişki olup olmadığının da düşünülmesi

gerekmez mi

Artık AB ile var olan kan uyuşmazlığımızın giderilmesinin,

dostluğa dayanan bir ittifak oluşturmanın mümkün olmadığı görülerek dış

politikamızın bu esas üzerine bina edilmesi geriyor. Aksi, halde hâlâ AB

insanımız için ulaşılması gereken en ideal hedef olarak takdim ederek hukuki ve

sosyal yapımızı onlara benzetmek için çalışılmasının anlamsızlığını görerek

bundan kurtulmak gerekmez mi Haçlılarla aynı birlik içinde olmak için

çalışırken öbür yandan İslam ülkelerini aynı çatı altında toplamak mümkün

olabilir mi Mümkün olsa bile kimin işine yarar bu birliktelik

Derdim İslam ülkeleri ile ortaya çıkan yakınlaşma ve

işbirliği hususlarına yönelik bir eleştiri yapmak değil. Çünkü böyle bir

eleştiri kendi kendimizi reddetmek anlamına gelir. Yıllardan beri İslam

Birliği nin sağlanmasını isteyen, bu hususta mücadele veren birisi olarak bu

yönden atılan her adıma destek vermeyi, her adımın yanında olmayı görev

bilirim. Ancak, kan uyuşmazlığı yaşadığımız açıkça ortaya çıkmış olan

Haçlılarla aynı çuvala girmek için verilen mücadelenin anlamsızlığını ve boşuna

emek ve zaman kaybı olduğunu görüp, İslam ülkeleri arasındaki tüm çabaların

İslam Birliği oluşturulmasına yönlendirmenin yararlı olacağını belirtmek

istiyorum. Yaklaşık yüz yıldır Türkiye Batılı olmaya, Batı değerlerini

özümsemeye zorlandı. Hatta gelinen noktada tam bir kimlik kargaşası yaşıyoruz.

Bir yanımızla Batılı, diğer yanımızla Doğulu kimliğimiz ön plana çıkıyor. Bu

ise insanımızı mutsuz ediyor. Bu gerçek bilinmesine rağmen Türkiye de işbaşına

gelen iktidarlar geçmişte sağıcısı ve solcusu ile topluma ısrarlı bir şekilde

Haçlı dünyayı ulaşılması gereken hedef olarak gösterdiler. Hatta o hedefe

ulaşmak için toplum zorlandı, darbeler yapıldı. Gelinen noktada bu yolda

başarılı olunduğunu söylemek mümkün değil. İyi ki de olunamadı. Çünkü biz ne

kadar onlara benzemeye çalışırsak çalışalım Haçlılar bizi kendilerinden kabul

etmiyor, Haçlı anlayışı ile Müslümanların aynı çatı altında bulunamayacağını

yüzümüze vurup duruyorlar. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu Raporu ile ABD hükümet

raporunun hemen hemen aynı içerikte ve aynı zamanda yayınlanması da gösteriyor

ki Haçlılar bir bütündürler ve bizim bu bütün içinde yerimiz yoktur. Bize

sadece lazım olduğunda kullanılacak bir malzeme olarak bakıyorlar. Kısacası

ilişkilerimizi dostluk zeminine oturtmamızı ne kadar istersek isteyelim mümkün

olmayacak, ilişkiler çıkarlarla sınırlı kalacaktır. Aksi halde hâlâ 1915

olayları AP raporunda yer alıyor ve Türkiye suçlanıyorsa bunlarla bırakın aynı

çuvala girmeyi yan yana durmak bile sadece zarar verir.