Görüldüğü üzere Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, Hz.Ömer (R.A.)ya izin
verdikten sonra, Ondan umre yaparken kendisine de dua etmesini
istemiştir. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin, Hz.Ömer (R.A.) de olsa
herhangi bir sahâbîden dua istemeye ihtiyacı olmadığını unutmamak
gerekir. Ancak Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, hayır ve fazilet sahibi
olduğu bilinen insanlardan, özellikle mübarek yer ve makamlarda
bulunacak kimselerden dua istemenin gerektiğini ümmetine bizzat
öğretmektedir. Öte yandan Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin "Bizi de
duana ortak et" buyurması Hz.Ömer (R.A.) için son derece büyük bir
iltifat ve duasının makbul olacağı yönünde büyük bir müjdedir. O da
zaten bunu anlamakta hiç geçikmemiş ve "Hz. Peygamber (S.A.V.)
Efendimizin bu sözünün kendisini mutlu ettiği kadar hiç bir şeyin mutlu
etmeyeceğini, bu sözün kendisi için dünyalara bedel olduğunu"
söylemiştir.
Hacca gidecek kimse vasıtaya binerken:
"ALLAHü Ekber, ALLAHü Ekber, ALLAHü Ekber! Bismillahi mecrâha ve mürsâhâ. İnne rabbî leğafûrur-rahîm.
Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ Rabbinâ lemünkalibûn.
ALLAHümme inna neselüke fi seferina haza. El-birra vet-takva ve minel-ameli ma terda.
ALLAHümme hevvin aleyna seferena haza. Vatvi anna büdeh.
ALLAHümme entes-sahibü fis-seferi vel-halifetü fil-ehl.
ALLAHümme innî eûzü bike min vesais-seferi ve keâbetil-menzari ve süil-münkalebi fil-mali vel-ehl.
Fellahü hayrun hafiza. Ve hüve erhamur-rahimîn. Aleyke tevekkelna, fehfazna ya rabbel-alemîn ve ya erhamer-rahimîn.
ALLAHümme inni urîdul-hacce feyessirhü lî ve takabbelhü minnî ve etlubu minkel-avne vel-inayeh." Duasını okur.
12- Yolculukta ve hac esnasında daima taharet üzere bulunmaya;
malayani, boş işlerle vakit kaybetmeyip vakitlerini ibadet, zikir,
tesbih, salavât, dua ve Kurân-ı Kerîm tilaveti ile değerlendirmeye
gayret etmelidir. Yollarda tepelere çıkış ve inişlerde şu duayı okur:
Abdullah b. Ömer (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)
Efendimiz: Gazve, hac veya umre seferinden dönerken, uğradığı her
tümsekte üç kere tekbir getirir, arkasından da:
"Lâ ilâhe illALLAHü vahdehü lâ şerike leh. Lehul-mülkü ve le
hül-hamdü ve huve ala külli şeyin kadîr. Âibüne tâibüne âbidüne
sâcidüne lirabbina hâmidûn. SadekALLAHü vadehü ve nasara abdehü ve
hezemel-ahzâbe vahdeh."