Bütün bu hadîs-i şerifler, Mü minleri, Mü min
kardeşlerine karşı haksızlık yapmamaya, şayet yapmış ise helallaşmaya teşvik
etmektedir. Bu haksızlık, ırz la ifade edilen manevî varlığına karşı olabilir.
Başka bir şey tabiriyle de bütün çeşitleriyle mal , yaralama hatta tokat
atmaya varıncaya kadar her şey kastedilmiştir. Yoksa müflis durumuna düşülür.
Hakikî müflis de hadîs-i şerifte bildirilen kimsedir. Böylesi tamamen mahvolmuş
ve helak olmuştur! İşlediği hayır ve hasenatın sevabları borçlularına
verilecek, bunlar bitince borçlularının günahları bunun üzerine yüklenecek,
sonra cehennemi boylayacaktır ki, zarar ve ziyanı helak ve iflâsı bu suretle
tamam olacaktır.
Bu sebeple hacca gidecek olan kimse, yola çıkmadan önce
üzerinde hakkı olanlar varsa, mutlaka onların haklarını ödemelidir. Varsa küs
ve dargınlarla barışıp helâllaşmalı, aile efradı ile, akraba ve dostlarıyla
vedalaşıp helallaşmalı, onların dualarını dilemeli, bunun için ziyaretlerine
gitmelidir. Kısaca kutsal topraklarda düşüncesini olumsuz yönde etkileyecek ve
iç dünyasını rahatsız edecek durumlardan sıyrılmalıdır. Düşmanları var ise
haklarında af ile, müsamaha ile muamele yapmaya çalışmalıdır.
Bu arada, üzerinde tanımadığı ya da bulma imkânı olmayan
kimselerin borç, emanet, gasp vb. hakları bulunursa, bulup verme imkânı olduğu
takdirde tekrar vermeyi kabullenerek, onları sevabı sahiplerine olmak üzere
fakirlere verir. Ayrıca tevbe eder ve hem kendisi hem de o hakların sahipleri
için ALLAH Teâlâ dan mağfiret diler.
Üzerinde hakkı olan birisi vefat etmiş ve mirasçısı da
bulunmamış olsa üzerinde hak olan, onun hakkı kadar bir meblağı tasadduk eder
ki, ALLAH Teâlâ katında emanet olarak saklansın ve kıyâmet gününde de üzerinde
hakkı olanlara verilsin.
Birisi diğerine: Bütün haklarını bana helâl et!
dediğinde, o da: Helâl olsun, hiç birini istemiyorum! dese, eğer o hakların
ne olduğunu biliyorsa, hem hukuken hem de dinen o kimse o haklardan kurtulmuş
olur. Ama bilmediği hakları için böyle söylemiş olsa hukuken artık bir hak
iddia edemez. Fakat dinen yani ALLAH Teâlâ huzurundaki hesapları bakımından o
haklardan kurtulmuş olamaz.
İftira, gıybet ve namusa dokunan sözler gibi haklarda,
iyi bir tevbe ile beraber; bundan sahipleri haberdar edilerek helâllık
istenmesi gerekir. Ama söylenilmesi daha kötü durumlara yol açacaksa,
söylemeden helâllık alır ve onun sevabına o miktarda sadaka vererek, kendisi
için de onun için de mağfiret dilerse ALLAH Teâlâ nın, hak sahibi olan kimseyi
kendi lütfundan razı ederek hakkından vazgeçirmesi ümit edilir.
8- Hacca gidecek kimse namaz, oruç ve zekât gibi kazaya
kalmış ibadetleri varsa, mümkün olduğu kadar onları kaza etmeli ya da kaza
etmeye kesin karar verip başlamalı, ibadetlerde yapılan noksanlıkları gidermeli
ve tamamlamalıdır.
9- Hacca gidecek kimse, gitmeden önce fakirlere sadaka
dağıtmalı, yardıma muhtaç olanların ihtiyaçlarına koşmalı ve elden gelen
hizmeti yapmalıdır.
10- Hacca gidecek kimse bir taraftan böyle iç dünyasında
hacca hazırlanırken diğer taraftan, bu önemli ibadeti eksiksiz yapabilmesi için
hacla ilgili gerekli bilgileri öğrenmeye gayret etmelidir. Hac yolculuğu
hakkında, daha önce hacca gidip gelenlerle, bilgi ve tecrübesi olan münasip
kimselerle yol, azık ve Menâsik yani hac süresince yapılan, farz, vâcip veya
sünnet niteliğindeki haccın her bir fiili hakkında istişarede bulunmalı,
onlardan bilgi almalıdır. Güvenilir bir hac rehberini çok dikkatli bir şekilde
birkaç defa okumalıdır. Hacla ilgili fıkhî meseleleri öğrenmeğe çalışmalıdır.
Ne yazık ki, bugünkü hac vazifeleri çoğunlukla bilgisizce
ve uydum kalabalığa şeklinde yapılmaktadır. Halbuki hacca ait bütün bilgiler
öğrenildikten sonra yapılacak haccın makbûl olabileceğini unutmamalıyız. Hacca
gidenlerin ekserisinin maalesef haccın farzlarını dahi öğrenmeden yola
çıktıkları ve bu yüzden çok yanlışlıklar yaptıkları görülmüştür. Mehmet Akif
bir makalesinde: Vâ esefâ ki hacılarımız içinde, Medine-i Münevvere de
Peygamber yatıyor, Kâbe de ALLAH... diyenler bile var! demektedir. Sonradan
üzüntüye sebep olacak bu duruma düşmemek için zamanında gerekli tedbiri almak
gerekir.