Hacca hangi amaçlarla gidilir?

Abone Ol

KurA’n-ı Kerim Ali İmran suresi 97. ayetinde “İnsanlardan yoluna gücü yetenlerin üzerine Allah için beyti (Allah’ın evini) haccetmek vardır” buyrulurken maruf bir hadis-i şerifte “Üzerinize hac farz olundu; öyleyse haccedin” emri verilmektedir. Şu halde her şeyden önce bu farzın yerine getirilmesi gayesiyle hacca gidilecektir. Ancak farzın yapılması esnasında yerine getirilmesi gereken ameliyelerden yola çıkılırsa daha birçok amaç ile haccetmek gerektiği anlaşılır.

Hac için niyet farz olduğu gibi telbiye getirmek de farzdır. Telbiye ise özü olarak “Allah’ım senin emrine amadeyim (gelmişim); ne emredersen yapacağım” demektir. Bunun manası: “Allah’ım yaşadığım yerde emirlerini yapıyordum; şimdi ise Hacc emrini yerine getirmek üzere geldim. Daha neleri emredersen yapacağım” demektir. Şu halde Hacı adayı “Allah’ım! Daha birçok emrin olduğunu biliyorum; onları şimdiye kadar gereği kadar yerine getiremedim. Bundan sonra yapmaya gayret edeceğim” diye söz vermeye gider hacı adayı,

Hacca giden yaşadığı yerde sınırlı haramlardan sakınmakla mükellef olduğu ve belki de bunların bir kısmından sakınamadığı halde orada haram çeşitleri biraz daha arttığını, otları koparmanın av hayvanlarını, hatta bazı haşaratı bile öldürmenin, nikahlısı ile cinsel ilişkide bulunmanın haram olduğu ihramlı duruma girecektir ki bu halde hac yapan Müslüman artık evine döndüğünde orada sınırlı olan “haramlardan hiçbirine yaklaşmayacağım” diyecektir. Öyleyse hacca giderken “Hacda sıkı bir provadan geçmek ve geri döndüğünde hiçbir harama düşmemek” niyetiyle gitmelidir Müslüman.

Hacı adayı bir Müslüman olarak Peygamberimizin Arafat’ta veda hutbesini irad ettiğini bilir ve hacca giderken de orada sanki –Veda Hutbesi-ni dinler gibi olacağını, hatta Peygamber hayatta olsaydı günümüz olaylarına göre nasıl bir uyarıda bulunacağını tahmin eder ve onları da dinlemiş gibi olmak niyetiyle gider. Daha doğrusu Arafat’ta tüm dünya hacı adaylarına hitaben bir yetkili tarafından irad edilen hutbede peygamberimizin Veda Hutbesi okunup açıklanmalıdır; hacca gidenler de o hutbeyi dinlemek niyetiyle gitmelidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Rehberi adıyla yayınladığı kitapların hemen hepsinde, takvimlerde açıkladığı gibi hac Müslümanların dünya çapında bir umumi (genel) kongresidir. Öyleyse hacı adayı üyesi olduğu bu kongrede söz alarak İslam’ın daha güzel yaşanması ve Müslümanlarını huzura kavuşması için görüşlerini açıklama niyetini de taşımalı.

Ama günümüzde böyle bir organize yapılmadığı için hacı adayları her karşılaştığı hacı adayı veya hacı adayı gruplarına fikirlerini iletmeli, onların da fikirlerini almalıdır. Hacı adayı Arafat’taki konuşmalardan sonra vakfe yapacak, yani tüm şahsi düşüncelerden sıyrılarak dini ve milli konularda düşünmeli, planlar tasarlamalıdır. Ayrıca yabancı ülke hacı adaylarından oraların iyi âdet, sanat ve meslekleri hakkında bilgiler edinmeli ve onları ülkesine getirmelidir. Hac suresi 28.ayet buna işaret eder.

Arafat’tan sonra Müzdelife’de “Meş’ar-i Haram yanında Allah’ı anın; onu eskiden atalarınızı andığınız gibi veya daha güçlü biçimde anın” mealindeki ayet gereği “Artık akraba, şan, şeref, makam ve mevki gibi şeylerle değil Allah ve dini ile iftihar ediyorum” diyecektir.

Mina’da üç yerde temsili (sembolik) olarak Şeytan’ı taşlayacağını bilen hacı adayı oraya giderken “Yaşadığım yerde bazen Şeytanın etkisi altında kalıyordum. Artık onu (temsili olarak da olsa) taşlayarak bir daha beni etkilemesine imkân vermeyeceğim” demelidir.

Umre veya Kudüm tavafında olduğu gibi Hac (ziyaret) tavafını yaparken de Ka’be yi kalbine yakın olabilecek sol tarafına alarak dönecek olan hacı burada kalbini ka’be’ye bağlayacağını düşünmeli ve yaşadığı belde, şehir veya ülkesine döndüğünde Allah’ın evi olan Ka’be’ye bağlı kalacağına filen söz vermiş olacaktır.

Safa ile Merve arasında sa’y (hızlı yürüyüş) yaparken çocuklarına yiyecek ve su temin etmek için bir kapıya 3-4 defa gideceğine ve iki yeşil direk arasında hervele (koşu) yaparken çocuklarını daima gözü önünde tutarak denetimi altında yetiştireceğine, İslam’a uymayan yönlendirmelere maruz kalmasına müsaade etmeyeceğine söz vermiş olacaktır.

İşte hacı adayı bu düşüncelerle hacca gitmelidir. Başka bir ifadeyle olgun ve aktif bir Müslüman olarak dönmek amacıyla hacca gitmelidir.