Hac Notları İslam Dünyasının Büyük Sevinci

Abone Ol

Hatırlayacaksınız; Hemen hemen her Kurban Bayramı öncesi “Bayram acaba bu yıl tüm İslam dünyasında aynı gün kutlanabilecek mi İslam dünyası acaba aynı gün bu ortak sevinci yaşayabilecek mi ” türünden tartışmalara tanık olurduk…

Örneğin geçen yıl, Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla Mekke’de bulunan yaklaşık 90 bin Türk hacı da Araplara uyarak, bayrama Türkiye’deki akrabalarından bir gün geç girmişti.  Suudi Arabistan, bayramın 26 Ekim’de olduğuna karar vermiş, Türkiye’de ise bayram 25 Ekim’de kutlanmıştı.

Endişe şuydu; bu yıl da benzer bir tablo ile karşılaşacak mıydık

Şeytanın bacağını bu yıl galiba kırdık. Gelen ilk bilgilere göre, Suudi Arabistan yetkili makamları, Türkiye ile aynı hac takvimini benimsedi.

Karar şu anlama geliyor; Suudi Arabistan’daki hacılar ile Türkiye aynı gün bayram yapacak.

Bu karara göre, Hacılar 14 Ekim’de Arafat vakfesinde bulunacak.  Ardından şeytan taşlama ve kurban kesme işlemleri için Müzdelife ve Mina’ya geçilecek.

Kutsal topraklardan bir haber daha; hac görevini yerine getirmek için Suudi Arabistan’a gelenlerin sayısı 1 milyon sınırını aştı.

Son bir not; dün Kabe örtüsünü dokuyan fabrikayı ve Kabe Müzesi’ni ziyaret ettik. Ayrıca Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Ekrem Keleş’le sohbetimiz oldu. Buralardan ilginç notlar da bilahare…

MEKKE’YE BİR DE BU GÖZLE BAKIN…

Nazım Karaman.

İnşaat Mühendisi.

Emekli Başbakanlık Müşaviri.

Refahyol döneminde Başbakan Necmettin Erbakan’ın danışmanlığını yaptı. Öncesi de var; 1974 yılında Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanlığı’nda müşavir olarak görev aldı…

Necmettin Erbakan’ın Özel Kalem Müdürü, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Karaman’ın abisi…

33 yıldır Mekke-Ankara arasında mekik dokuyor.

Şimdilerde Suudi Arabistan’ın en büyük şirketlerine danışmanlık hizmeti veriyor.

“Bunca yıldır Mekke’desiniz. Mekke ile ilgili neler anlatmak istersiniz ” dedim.

Bakın Nazım Karaman’ın penceresinden Mekke nasıl görünüyor

 Mekke’de şu anda bir depo benzin 20-25 TL. Bir depo mazot 5 TL. (Yanlış okumadınız; sadece beş Türk lirası)

 Aziziye son dönemlerin en hızlı gelişen semti. Bin Davud en meşhur alış veriş merkezi.

 Milli Görüş’ün 3 tane büyük oteli var. Ağırlıklı olarak Avrupa’dan gelen Hacı adayları ağırlanıyor.

 Mekke’nin en yüksek binası 111 katlı Beyt Otel. Kabe’nin hemen yanı başında. Meşhur Zemzem Tower da aynı komplekste.

 Mekke’de tarihi camilerden eser kalmadı. Eski eserler yıkılarak yeni binalar inşa ediliyor. Mekke’de halen ayakta kalan Osmanlı Kışlası’nın restorasyonu için TİKA girişimde bulunmalı.

 Genel olarak Suudi Arabistan’da ilkokuldan itibaren kız ve erkekler ayrı okullarda öğrenim görüyor. Mekke’de kız üniversitesi de var.

 İslami çalışmalara destek vermesiyle bilinen Rabıta’nın yeni binasının inşasını Cevahir Holding üstlenmiş.

 Kabe’nin örtüsü yılda bir kez değiştiriliyor. Sırf bu iş için bir fabrika 1 yıl boyunca faaliyet gösteriyor. Eski örtü ise parça parça hediye ediliyor.

 Mekke’ye tüneller kenti diyebiliriz.

 S. Arabistan’da okullar, kitaplar, hastaneler, ilaçlar ücretsiz.

 Türk inşaat şirketleri eskiden daha faaldi. Enka, Nurol, STFA vardı. Suudi Arabistan inşaat ödemelerini düşürünce birçok şirket çekildi.

Nazım Karaman, kendisine ilişkin de bazı bilgileri paylaştı:

 Türkiye’de gitmediğim 2 il var; Tunceli ve Malatya.

 Milli Gençlik Vakfı’nın (MGV)kurucuları arasında yer aldım. 1975-1980 yılları arasında MGV’nin Genel Başkanlığını yaptım. Vakfın yeniden açılması gündemde olduğu için ilk Genel Başkanı olarak gereken girişimleri başlattım.

  33 yıldır Mekke’deyim ama 35 kez Hac ibadetini yerine getirmenin hazzını yaşıyorum.

GAZETECİ ORDUSU TAMAM…

Bu yılki Hac ibadetini izlemek için Türkiye’den gelen gazetecileri önceki yazılarımda dile getirmiştim.

Gelen son kafileyle birlikte kadro tamamlandı.

Son kafilede kimler mi var;

Ercan KÖSE   (TV 5), Fuat ATİK (Yeni Şafak Gazetesi), Nurullah ARIKAN (Habertürk Türk Gazetesi), Ömer ŞAHİN (Radikal Gazetesi), Ekrem TEMOÇİN (Gazeteciler Cemiyeti),  Osman SAĞIRLI (Türkiye Gazetesi), Alaeddin KAYA (Belde Gazetesi), İlyas ERTEMUR (Sanat İstanbul).

Diyanet Basın Müşavirliğinden  Mehmet Öztürk ve Yılmaz Şahin de burada.

MARDİN’DEN KÂBE’YE SIR NOTLAR…

Adnan Uğur…

Adaşım.

Kutsal topraklara gelen gazetecilerin eli kulağı; Mustafa Önal’la birlikte tercümanımız.

Mardin’in bir ilçesinde görev yapıyor.

Bu yıl 2. kez benzer görevi üstlendi.

Adnan Uğur, geçen gece çay muhabbeti yaparken ilginç bir uygulamasından söz etti.

Uygulama şu;

Malum, kutsal topraklara gelen her birimizden en yakınlarımız, mesai arkadaşlarımız, dostlarımız farklı taleplere bulunurlar. Mutlaka ama mutlaka “ismini anarak” Kabe’ye dönük dua isterler.

Adnan Hoca da Mardin’den kutsal topraklara gelirken, tüm bu talepleri bir kağıda yazdırmış. Notlara hiç bakmayarak, katlayıp koymuş cebine. Kabe’ye gelince de taleplerden habersiz tümüne birden dua etmiş.

“Şimdi” diyor, Adnan bey;

- “Benzer uygulamayı Diyanet Basın Merkezi’nde görev yapan gazeteciler için yapacağım. Her birinizden taleplerinizi bir kağıda yazmanızı isteyeceğim. Arafat’ta vakfeye durunca hepinize dua edeceğim…”

Uygulama bana çok ilginç ve de pratik geldi.

Ben de mi böyle yapsaydım, acaba

Siz ne dersiniz…

NOT: Bugün 9 Ekim 2013 Çarşamba… İktidar ve TBMM’de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Ama şu ana kadar “tık” yok… Du bakali n’olacak Her şeye rağmen yine de takipteyiz…