Muhterem okuyucu
13 Ekim Pazar günü Zilhicce ayının sekizi, Terviye günüdür. Bugün hacı adayları sabah namazından itibaren Mekke-i Mükerreme’den ayrılıyorlar, Mina’ya veya Arafat’a gidiyorlar. Elhamdulillah biz sünnet üzere Mina’ya gidiyoruz. Hepinizi bu kutsal iklimden, hac atmosferinden heyecanla ve dualarla selamlıyorum. Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh. Bana şu telefonla ulaşabilir ve dualarımıza katılabilirsiniz. 00966 567 756 189
Terviye: Suya kandırmak veya gördüğü rüya üzerinde düşünmek, demektir. Mina’da su olmadığından, hacılar kendilerini ve hayvanlarını Mekke-i Mükerreme’de iyice suya kandırdıktan sonra Mekke-i Mükerreme’den çıktıkları veya Hz.İbrahim (A.S.) gördüğü rüya üzerinde bu gün düşündüğü için, bu güne “Terviye günü” denilmiştir.
Hacıların 8 Zilhicce Terviye günü, sabah namazını Mekke-i Mükerreme’de kılıp güneş doğduktan sonra Mekke-i Mükerreme’den hareket ederek Mina’ya çıkmaları; öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarını Mina’da kılıp geceyi burada geçirmeleri sünnettir. Bunun sünnet olduğunda icma vardır. Çünkü Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, Mina’da, Mescid-i Hayf’’ın bulunduğu yerde kalmış ve orada namaz kılmış, hutbe okumuş ve tıraş olup kurbanlarını kesmiştir.
Arefe sabahı, güneş doğduktan sonra, buradan Arafat’a hareket edilir. Cabir b. Abdullah (R.A.) ve Abdullah b. Abbâs (R.A.): Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, Terviye günü, Mina’da bize öğle, ikindi, akşam, yatsı namazlarını ve ertesi yani Zilhicce’nin dokuzuncu günü sabah namazını kıldırır, sonra Arafat’a hareket ederdi, demiştir.
Abdullah b. Ömer (R.A.) öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarını Mina’da kılar, sonra güneş doğunca Arafat’a hareket ederdi.
Günümüzde, izdiham ve meşekkat bahanesiyle, kolaylık olması için genellikle Mekke-i Mükerreme’den, doğru Arafat’a çıkılmakta, Mina’da gecelemek ve burada beş vakit namaz kılmak sünneti, maalesef terk edilmektedir.
Hz.İbrahim (A.S.), oğlu Hz.İsmail (A.S.)ı kurban kesmekle ilgili rüyasını o gece görmüş, Terviye günü bu rüya üzerinde düşünmüş, ertesi Arefe yani 9 Zilhicce günü bunun sâdık rüya olduğunu anlamış, bayram günü yani 10 Zilhiccede Hz.İsmail (A.S.)ı kurban etmeye teşebbüs etmiş olduğu rivayet edilir.
Mina: Müzdelife ile Mekke-i Mükerreme arasında, Mescid-i Harâm’ın yaklaşık 7 km. kuzeydoğusunda ve Harem sınırları içindeki bir bölgenin adıdır. Büyük, orta ve küçük cemreler buradadır. Bayram günleri şeytan taşlama denilen “Remy-i cimâr” burada yapılır. Kıran ve temettü’ haccı yapanların kesmeleri vacib olan kurbanlar da genellikle burada kesilir.
Arapça’da “insanların toplandığı veya kan akıtılan yere” minâ denmesinin yanı sıra, Hz. Âdem (A.S.)ın burada cenneti arzu ve temenni ettiği ve Cenâb-ı Hakk’ın bu yerde Hz. İbrahim (A.S.)a yahut bütün kullarına lütufta bulunduğu rivayet edilmiş, buraya Mina adının verilmesi, bu rivayetlerle birlikte insanların bayram günlerinde burada toplanması ve ALLAH Teâlâ’ya yaklaşıp azabından emin olma ümidiyle kurban kesmeleri gibi sebeplerle açıklanmıştır.
Mina, aşırı istek, arzu demektir. Mina, nefsin kötülüklerinden, dünyanın gelip geçiciliğinden, esaret zincirlerinden kurtulmak için şeytanı taşlama yeri. Hayatın şeytanî dürtülerine karşı bir kararlılık, fiilî bir dua göstergesi, böyle anlayış ve eğilimlere karşı tavır alışın sembolik merkezi.
Mina, Hz.İbrahim (A.S.) ile oğlu Hz.İsmail (A.S.)ın, ALLAH Teâlâ’ya olan aşklarının imtihan edildiği yerdir. Bu imtihanda Hz.İbrahim (A.S.), ahir ömründe kendisine verilen biricik oğlunu ALLAH Teâlâ için kurban etmek; Hz.İsmail (A.S.) ise bu uğurda canını vermek gibi çok ciddi bir imtihandan geçmektedirler. Bir tarafta ALLAH Teâlâ’nın emri ve aşkı, diğer tarafta ise ciğerparesi vardır ve her ikisi de imtihan edilmektedir. ALLAH Teâlâ sevgisi mi, evlat sevgisi mi ALLAH Teâlâ sevgisi mi, yaşama arzusu mu