Haberci haber oluyor

Abone Ol

Haberci.

Her akşam günün haberlerini canını dişine takarak hazırlayan

kişi.

Haber oluyor.

Bir gün tüm ülkenin ilgilendiği bir habere dönüşebiliyor.

Ölüm bir insanın hatırlanıp yâd edildiği son eylemi.

Belki daha sonraları ölüm yıldönümlerinde tekrar anılar

paylaşılır.

Ama ilk günkü şok da atlatılmış olacaktır.

Herkes başka daha önemli konulara çevrilmiş olacaktır.

Ekran yüzleri diğer insanlardan daha şanslı.

Herkes tanımakta onları.

Bunu Barış Manço öldüğünde anlamıştım.

Komşu teyzeler mahallemize yakın olan Kanlıca’daki mezarına

koşmuşlardı.

Ellerinde Kur’an-ı Kerim.

Bu sosyolojik olay karşısında düşünmüştüm.

Acaba kimler ölünce bu insanlar kabristana koşmaktalar.

Televizyon, şöhretlilerin ölümlerine her zaman kıyak geçecek

gibi.

Komşu teyzeler Mehmet Ali Birand ile aynı mahallede

yaşamaktalar, gerçi onların bakışları boğazın mavi sularına değmiyor, arka

sokaklarda mütevazı konutlarındalar.

Düşünmeden edemedim yine ellerinde Kerim Kitap, kabrine

giderler mi

Eminim giderler.

Ekrandan tanımakla bir ünsiyet peyda ettiklerini

sanmaktalar, yakınlarını yitirmiş gibi ziyadesi ile üzülmekteler.

Kimileri kızıyor bile, yahu müteveffanın sizden böyle bir

isteği oldu mu

Ne ki bir diğer nüans ise ekran şöhreti, şanssızlığa da

dönüşebilmekte.

Yaptıkları ettikleri, insanlarda büyük bir buğz

oluşturabilmekte.

Birand, mesleği ile ilgili kaliteli çalışmalara imza attı.

Bir okulda mescit açıp namaz kılan çocukların peşine gizli

kamera ile düşecek kadar, onları tehlike gösterecek kadar küçük işlerle

uğraşmadı.

28 Şubat müdahalesine muhalif kimliği ile hatırlayacağız

onu.

Resmi ideolojinin Kürt Sorunu söylemine karşı çıkışı ile.

Askeriye tarafından andıçlanışı, kimi gazetecilerin

jurnallerine uğrayışı, işini kaybedişi, mahkemelerde hesap verişi.

Bu andıçlar eminim onun doğruluk terazisine atılacaktır,

toplum hafızasına kazınacaktır.

Aileye, eşine, çocuğuna hep sadık kalarak iyi bir örnek

oluşu.

Dünyanın her yerinde önemli kişilerle röportajlar yaptı.

Bekaa vadisinde Öcalan ile 1988’de yaptığı röportaj ilkti,

çalıştığı Milliyet gazetesi toplatıldı. Asker ile arası açıldı.

Şu son günlerde, nereden nereye gelindiğini gördü.

Kaliteli eserler kaleme aldı.

Sadece televizyon programları değil önemli belgesellere imza

attı.

Kıbrıs belgeseli, Demirkırat (27 Mart darbesini anlatan

çalışma), 12 Mart–12 Eylül, Özallı Yıllar.

Önemli kitaplar yazdı, “30 Sıcak Gün”, “Diyet”, “Bir Pazar

Hikâyesi”, “Türkiye’nin Avrupa Macerası”, “Emret Komutanım”, “12 Eylül”,  “Apo ve PKK”.

Gazeteci Mehmet Ali Birand, kendisini iyi yetiştirmiş,

karşısına çıkan şansları iyi değerlendirmiş, çok çalışmış mesleğini en iyi

şekilde yapmış, gençlerin yetişmesi için çaba vermişti.

Gerçi hep kayırılmış, hep üst düzey vazifelerin insanı olmuş

ama çoğu yerde demokrat kalabilmişti.

Bir başarı hikâyesi.

Eminim NLP kitapları için hayatı örnek olarak gençlere

sunulacaktır.

Fakat şu kısa insan hayatında gülümseyen bir çehre bıraktı

etrafına.

Eminim çoğu insan o saf komşu teyzeler gibi yapacak.

Siz ayrılırken buralardan Mehmet Ali Bey, dudaklar

kımıldayacak, son hediyeleriniz olan dualar yollanacak.