Reklamı Kapat

Ramazan ayı Cezayirli Müslümanların onur konuğudur

Cezayirli akademisyen Doktor Kheireddine Saidi, Cezayir Müslümanlarının Ramazan kültürünü ve geleneklerini Milli Gazete’ye anlattı.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Mübarek Ramazan-ı Şerif ayı, İslam aleminin dört bir yanında manevi bereketini hissettirmeye devam ediyor. Kuzey Afrika’da yer alan İslam Dünyası’nın değerli bir parçası olan Cezayir de Ramazan bereketinin yaşandığı güzide İslam ülkelerinden biri. Dini, tarihi ve kültürel anlamda Türkiye’ye yakın bir ülke olan Cezayir’de Ramazan ayının nasıl yaşandığını ve Cezayir Müslümanlarının Ramazan geleneklerini incelemeye çalıştık. Cezayirli akademisyen Dr. Kheireddine Saidi ile, Cezayir’e ve Cezayir Müslümanlarına dair Ramazan-ı Şerif özelinde bir röportaj gerçekleştirdik.

Sayın Kheireddine Saidi öncelikle Milli Gazete okurlarımız için kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Kheireddine Türkçe olarak Hayreddin yani ismimizi Büyük Osmanlı denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa’dan aldık. Soyadım Saidi, 1987 yılında Cezayir’de doğdum. 2010 yılında Setif Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldum. 2012 yılında 8 Mayıs 1945 Üniversitesi Yüksek lisans Yeniçağ tarihi bölümünden birincilikle mezun oldum. Aynı yıl Setif Üniversitesinde dersler verdim. 2019 yılında "Cezayir de Osmanlı döneminde Veba Hastalığı" isimli tezimle doktora eğitimimi yüksek onur öğrencisi olarak bitirdim.  Şimdi İstanbul Üniversitesi Yeniçağ tarihi Prof. Ali Fuat Orenç ile yeni bir doktora çalışmalarına devam ediyorum. Aynı anda Afrika Koordinasyon ve Eğitim Merkezi’nde (AKEM) çalışıyorum. Anadilim Arapça. Türkçe, Osmanlıca ve İngilizce ve Fransızca biliyorum. Şimdiye kadar dört kitap ve onlarca makalem üç farklı dilde yayınlamıştır.

RAMAZAN HER MÜSLÜMAN İÇİN HUZUR VE ALLAH'A DÖNÜŞ AYIDIR

Ramazan-ı Şerif'in mübarek havasını teneffüs ediyoruz. Ramazan ayı sizin için ne anlam ifade ediyor?

Size ve tüm İslam milletine Ramazanınız Mübarek olsun diliyorum. Bence Ramazan benim ve her Müslüman için huzur ve Allah'a dönüş ayıdır. Çünkü bu ay insanın kalbinin idrak edebileceğinden de fazla manevi anlamlar taşır. Bu ayda, dünyanın en büyük yerindeki en büyük kişiye sevgili Peygamberimize en büyük sözler ifşa edildi. Bu ayda yılın en büyük gecesi Kadir Gecesi yer alır. Yâni, bu ay, zaman ve mekân bakımından ve ona has olan ibadetler bakımından büyüktür. Şahsen benim için Ramazan ayı, insanın Rabbiyle ve kendisiyle olan ilişkisini tazelediği bir aydır.  Ramazan insanın insanlığını yeniden kazanması gereken bir aydır. Çünkü insan onda sabrın, açlığın ve katılımın manasını öğreniyor ve bir yıl boyunca bir fakirin her gün yaşadığı açlık ve sabrın çok küçük bir kısmını yaşıyor. Şahsen benim için ve neredeyse on yıldan biri Ramazan, bilimsel başarı ayıdır. Çünkü ruh onda rahatlık ve güvence içindedir. Ve yayınladığım ilmî eserlerin birçoğunu mübarek Ramazan ayında hazırlıyor ya da yayına hazırlıyordum. Bazen bu ayın bereketinden yararlanmak için akademik çalışmaları bu ayı tamamlamak üzere bırakıyorum. İnanın ki en sevdiğim ve faydalı bulduğum akademik çalışmalarım, her yıl Ramazan ayında hazırladığım çalışmalardır.

CEZAYİR’DE HAYAT RAMAZAN AYINA GÖRE ŞEKİLLENİR

Ülkeniz Cezayir’de Ramazan’ı Şerif nasıl yaşanıyor?

Cezayir'de Ramazan'a hazırlık, gelmesinden en az bir ay önce başlar herkes onun gelmesini bekler. Anneler bu ayın onur konuğu olduğunu düşündükleri için kadınlar evleri temizlemeye ve yeniden düzenlemeye başlıyor. Dükkan sahipleri de aynısını yapıyor. Camiler mübarek ayı karşılamaya hazırlanıyor. Bütün bunlar Ramazan'dan önce olur ve Ramazan geldiğinde insanlar tüm eylemlerinin zamanlamasını Ramazan'a uygun olacak şekilde değiştirirler. Herkes ve devlet kurumları dâhi, çalışma saatlerini daha az olacak şekilde ayarlıyor ve insanlar ibadete daha fazla zaman ayırıyor. Çalışma saatleri sabah sekiz buçukta başlar ve öğleden sonra üçte sona erer. İnsanlar namazdan önce camilere erken gelmek için yarışıyorlar ve camide kendini tamamen ibadete adayan ve nadiren camiden ayrılmayanlar var. Çoğu kafe ve restoran Ramazan ayında kapalıdır ve iftardan sonraya kadar açılmazlar. Lokantası olan herkes orda Ramazan'da fakirlere ve yoldan geçenlere bedava yemek yapar.

CEZAYİR’DE ÇOCUKLAR GÜZEL ADETLERLE ORUCA TEŞVİK EDİLİR

Cezayirli Müslümanların çok zengin Ramazan gelenekleri olduğunu duyduk. Bize bu geleneklerden bahseder misiniz?

Gerçekten doğrudur. Öncelikle bu mübarek ayda oruç tutmak Cezayir halkının büyük önem verdiği ve özen gösterdiği bir ibadettir. Mesela bir kafede oturup çay içen veya yürüyen ve sigara içen bir insanı göremezsiniz, böyle bir şey asla mümkün değildir. Önemli alışkanlıklarımızdan biri, bir çocuk yedi yaşına geldiğinde birkaç gün, örneğin ayda beş gün bile olsa oruç tutması gerektiğidir. İlk kez oruç tuttuğunda, aile bu çocuğun orucunu evin çatısında veya evin en yüksek odasında açmasını sağlar. Bu, o gün boyunca ailedeki en önemli kişi olduğunu hissetmesi içindir. Bu çocuk orucun ilk gününde en sevdiği yemeği ana yemek olarak seçer. Çoğu kalabalık ailede Ramazan'da biri çocuklar, diğeri büyükler için olmak üzere iki yemek masası bulunur. Küçük çocuklar, oruçlu olmadıkça yetişkinlerle aynı sofraya oturmazlar. Çocuğun yetişkinlerle oturana kadar oruç tutması bu şekilde teşvik edilir. Ramazan âdetleri arasında komşular arasında yemek değiş tokuşu da var yani mesela binada on ev olduğumuzu hatırlıyorum, her evin üç aileye farklı yemekler yapması gerekiyor ve onların hazırladıkları yemeklerden bize veriyorlar. Ramazan ayı boyunca aileler sahur saatinde yanlarında misafir ağırlamak isterler. Ve biz ‘mübarek aile, misafiri çok olandır’ derdik.

CEZAYİR EVLERİ RAMAZAN’DA HUZURLA NEŞEYLE DOLUYOR

Mesela Ramazan boyunca kültürümüzü yansıtan yemeklerden bahsedeyim. Buğday çorbası gibi, Bir de tatlı yemek dediğimiz bir yemek var ki Ramazan'ın ilk günü tüm Ramazan'ın tadı tatlı olsun diye onu hazırlarız. Tabii ki Ramazan'da Burak'tan (börek) vazgeçmiyoruz. Akşam ezanı okunduğunda, aile genellikle namazı eder ve birlikte iftar sofrasına oturur. Erkeklerin çoğu teravih namazı için dışarı çıkıp geç saatlere kadar çay bahçelerine giderken, kadınlar namazdan sonra evlerine gidip misafirleriyle toplanıyorlar. Ramazan'da huzurevlerini ziyaret etmek, onlarla oruç açmak gibi pek çok iyi alışkanlık var... Ve gençlerin karayollarına çıkması, insanlara yemek dağıtması gibi pek çok şeyden bahsedebiliriz.

CEZAYİRLİ ALİMLER İSLAM DÜNYASI’NA DEĞERLİ KATKILARDA BULUNDU

Cezayirli Müslümanların İslam Dünyası'na, Müslümanların kültür ve medeniyet birikimine katkıları neler olmuştur?

Çok büyük katkılar, burada hepsinden bahsetmenin yeri olmayabilir ama bazılarına farklı zamanlarda değinmeye çalışacağım. Örneğin Sahih-i Buhari kitabının ilk açıklaması Cezayirli alim Al-Rumaisi tarafından açıklanmıştır. Ve İbn Haldun'a Mukaddime kitabı, onu Cezayir'de, özellikle bugün hala bilinen Tiyaret kentindeki bir mağarada yazmaya başladı. Arap dilinin kurallarını içeren şiirde bin beyitten oluşan ilk sistem, İbn Malik'in gramer kitabından önce de Abd al-Muti al-Zawawi tarafından yazılmıştır. Osmanlı döneminde Avrupa yolunda orduların teşkilatlanması hakkında kitap yazan ilk kişi İbnü’l-Annabi’nin. Osmanlı döneminde karantina sistemini (Al-Karantina) ilk öneren de Cezayirli bilim adamı Hamdan Hoca olmuş, bunu Sultan II. Mahmud'a önermiş ve Sultan bunun uygulamasını emretmiştir. Hatta iki gün önce Cezayir Silikon Vadisi, 1.000'den fazla patenti ile dünyanın en önemli mucidi olarak Belkacem Habba'yı seçmiş ve bu arada bu bilim adamı Türkiye'yi defalarca ziyaret etmiştir ve İstanbul'u çok seviyorlar.

EZÂNIN OKUNDUĞU HER YER KENDİ MEMLEKETİMİZDİR

Ramazan ayı vesilesiyle İslam Dünyası'na son mesajınızı alabilir miyiz?

İslam milletinin tarihinde zor bir aşamayla karşı karşıya olduğumuzu ve herkesin Müslümanları birbirine yakınlaştırmak için çok çaba sarf etmesi gerektiğini düşünüyorum. Ve her Müslüman ezanın okunduğu her yerin kendi memleketi olduğunu hissetmelidir. Bugün aramızda var olan tüm sınırlar sömürgeciler tarafından belirlendi ve aslında Müslümanlar arasında hiçbir zaman var olmadılar. Zira eski zamandan bir örnek vermek gerekirse bir Müslüman Cezayir'de doğmuş, Mısır'da okumuş, Türkiye'de müftü olmuş ve Özbekistan'da mezarı bulunmuştur.  Bu mübarek günlerde Türk kardeşlerime sevgili ülkemiz Cezayir hakkında konuşma fırsatı verdiğiniz için bir kez daha teşekkür ederim. Ve bütün Milli Gazete okuyan ve Türkiye’deki Müslüman kardeşlerime selamlar diliyorum.

20 Nis 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.