“Tüm mahpuslara eşit şekilde uygulamaya davet ediyoruz”

“Adalet Bakanlığını; ayrımcılık yasağına aykırı ve mahpusları kendi içinde ötekileştirici uygulamaya son vermeye ve tüm mahpuslara eşit şekilde uygulamaya davet ediyoruz.

Bünyamin Güler
Bünyamin Güler Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Mazlum-Der, son dönemlerde cezaevlerinde yaşanan işkence iddiaları üzerine harekete geçti. Cezaevi yönetimi ve mahpuslarla görüşen Mazlum-Der Cezaevi Komisyonu heyeti, şikâyetleri ve talepleri raporlaştırarak kamuoyuyla paylaştı.

Mazlum-Der, son dönemlerde cezaevlerindeki işkence iddialarıyla ilgili harekete geçti. Mazlum-Der Cezaevi Komisyonundaki avukatların cezaevlerinde yaptığı görüşmeler neticesinde şikâyetler ve talepler kamuoyuyla paylaşıldı.  Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapılan görüşmelerde mahpuslarla gündeme dair güncel hukuki, siyasi meseleler, yargı paketleri ve cezaevlerine dönük infaz yasası çalışmaları, cezaevlerindeki mevcut genel durum ve yaşanan şikâyetler üzerine görüşmeler yapılırken, özellikle siyasi mahpusların kendilerine yönelik yasal iyileştirme ve infaz indirimi beklentisi içerisinde olduklarına yer verildi. Raporda, mahpusların yargılama süreçlerinin daha makul sürelere indirilmesi noktasında da yoğun talep ve şikâyetlerinin olduğu belirtildi.

“İŞKENCE İDDİALARI GENÇ GARDİYANLARDAN DOLAYI ÇIKTI”

Harp Okulu Askeri Öğrenci Davasından mahpuslar ile yapılan görüşmelere de yer verilen raporda, son günlerde Silivri Cezaevinde ortaya çıkan işkence iddialarına da değinildi. Mazlum-Der Heyeti, sözlü,  fiziki arbede ve cezaevinde işkence iddiaları ile ilgili de olayda adı geçen mahpuslarla görüşüldüğüne vurgu yaptı. Ayrıca cezaevi müdürü ile yapılan görüşmeler neticesinde şu tespitlere yer verildi: “Arbede olayının, henüz genç yaşta olan, mesleğe yeni başlayan, yeterli olgunluk ve mesleki tecrübeye sahip bulunmayan bir infaz koruma memurunun meslek etiğine aykırı, yakışıksız hal ve hareketleri sebebi ile yaşandığı anlaşılmıştır. İlgili memurun mahpuslara dönük olarak tahkir edici, aşağılayıcı, üstünlük ve baskı kurmaya yönelik eylemlerde bulunması nedeni ile mahpuslar ve infaz koruma memurları arasında arbede çıktığı, bir kısım mahpuslara sözlü/fiziki şiddet ve ters kelepçe uygulandığı iddia edilmiştir. Konu hakkında görüştüğümüz cezaevi müdürü ise olayın kısa sürede yatıştırıldığını, şiddet ve ters kelepçe vakasının çok kısa sürede sona erdirildiğini, ilgili cezaevi bünyesinde bu tür durumların yaşanmaması adına gayret gösterildiğini belirtmiştir.”

“GÖRÜNTÜLÜ TELEFON HAKKI SADECE ADLİ MAHKÛMLARA TANINIYOR”

Mazlum-Der raporunun genel gözlem ve değerlendirmeler kısmında ise şu ifadelere yer verildi: “Görüşme yapılan mahpuslar; açık görüşler başlatılmasına rağmen görüşlerin ayda sadece yarım saat ile sınırlandırılması, ailelerin getirdikleri eşya ve elbiselerin 24 saat bekletildikten sonra mahpuslara verilmesi, avukat görüş mahallerinde mahpuslarla avukatlar arasında şeffaf kalın PVC engeli uygulamasının devam ettirilmesi gibi hususlarda şikâyetlerini dile getirmişlerdir. Pandemi yasakları ülke çapında kaldırılmış ve tüm kurum/kuruluşlara “normalleşme” hakim olmuşken, normalleşmenin ceza infaz kurumlarına bir türlü uğramaması anlaşılabilir değildir. Adalet bakanlığı ilgisiz kaldıkça, Ceza infaz kurumları idareleri gönüllü birer pandemi uygulayıcısı gibi davranmakta, özgürlükleri ve temel hakları sınırlandırmak için pandemiyi bahane olarak kullanmaktadırlar. Bu durum acil ilgi ve müdahale beklemektedir. Son olarak mahpuslar, uygulanmaya başlanan görüntülü telefon imkanının (hangi suçtan yattığına bakmaksızın) sadece adli mahpuslara tanındığını, ancak siyasi hiçbir mahpusun bu imkandan yararlandırılmadığını iddia etmişlerdir. Kendileriyle yapılan görüşmede Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu idarecileri de bu iddiayı doğrulamış, siyasi mahpuslara bu hakkın tanınmayacağını belirtmişlerdir.”

Mazlum-Der raporun sonunda ise şu çağrıda bulundu: “Tutuklu veya hükümlü de olsa görüntülü telefon görüşmesi hakkının siyasi mahpuslara tanınmamasını ‘ayrımcılık yasağı’na aykırı buluyoruz. Bu hakkın suçu kesinleşmemiş tutuklulara bile uygulanmaması ise ‘masumiyet karinesi’ni ihlal etmektedir. Adalet Bakanlığını; ayrımcılık yasağına aykırı ve mahpusları kendi içinde ötekileştirici uygulamaya son vermeye ve tüm mahpuslara eşit şekilde uygulamaya davet ediyoruz. Açık görüşlerin yarım saat ile sınırlandırılmasının, avukat görüş kabinlerindeki PVC uygulamasının ve eşyaların 24 saat bekletilmesi uygulamasının mantıklı bir gerekçeye dayanmadığını düşünüyor, Adalet Bakanlığına bu uygulamaları sona erdirme çağrısında bulunuyoruz. Ceza infaz kurumlarında mahpus ve tutuklulara karşı insan onuruna aykırı davranışlar hakkında soruşturma başlatılarak gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Son olarak mahpusların temel ihtiyaçlarının ve temel ihtiyaçlara dair taleplerinin karşılanması çağrısında bulunuyoruz.”

19 Nis 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Bünyamin Güler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.