Gelin zirvede bırakın!

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin haftalık olağan basın toplantısında çok önemli değerlendirmeler yaptı.

Bünyamin Güler
Bünyamin Güler Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Partisinin genel merkezinde gerçekleşen toplantıda Karamollaoğlu, Türkiye’nin içinden geçtiği zor sürece dikkat çekti. Ülkemizin her yönden kutuplaşma ortamına girdiğinin altını çizen Karamollaoğlu, “Toplumsal kutuplaşmadan farklı olarak bir de ekonomik şartlar bakımından kutuplaşan bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Ülkemiz şu an iki kutba ayrılmış durumdadır. Bir tarafta kamu kaynaklarından beslenen, birden fazla kurumdan maaş alan ‘tuzu kuru’lar… Diğer tarafta ise yoksulluk sınırının 15 bini geçtiği bir dönemde; 4 bin küsur lirayla ev geçindirmeye, 850 liralık KYK bursuyla günde bir öğün yemek yiyerek hayatta kalmaya çalışan, masraflarını karşılayamadığı için okulu bırakmak zorunda olanlar, gün be gün fiyatları artan temel tüketim maddelerine ulaşamayıp sofrasına tuz koyamayanlar var.  Bir tarafta sırça köşklerine kapanıp, köşkün içindeki samimiyetsiz ve gerçek dışı fısıltılardan gayrı seslere kulaklarını tıkayan iktidar ve iktidar yanlıları… Diğer tarafta ise; her geçen gün artan hayat pahalılığı nedeniyle sesini iktidara duyurmaya çalışan, geçim derdiyle boğuşan milyonlar var. Bir tarafta lüks, şatafat, gösteriş ve israf; diğer tarafta yoksulluk, fakirlik, açlık, sızlanma ve feryat var” dedi.

“İNSANIMIZIN HAYAT KALİTESİ HER GEÇEN GÜN TÖRPÜLENİYOR”

İktidarın daha dün ‘sadece 6 ayda, cari açığı kapatacağını’ vaat ettiğini hatırlatan Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Türk Lirası’nı pula çeviren Erdoğan iktidarının yol açtığı ekonomik yıkım insanımızın hayat kalitesini, yaşama sevincini her geçen gün törpülüyor.  Enflasyonun üzerine benzin dökerek Türkiye’yi adeta bir yangın yerine çeviren iktidar ve ortakları ülkemizin büyüdüğünü söyleseler de vatandaşın kursağına giren ekmek her geçen gün küçülüyor. İnsanlar her geçen gün biraz daha geriye giden bir yaşam kalitesine mahkûm ediliyorlar. Yapılan bir araştırmaya göre geçinebilmek için yemek öğünlerini azaltanların sayısı yüzde 50,3. Vatandaşlarımızın yüzde 31,9’u geçinebilmek için zaman zaman aç kaldıklarını ifade ediyorlar. Yüzde 61,8’i et yemeyi bırakmış. Yüzde 57,9’u artık daha az çamaşır yıkıyor. Yüzde 62,5’i özel araçlarını kullanmayı bıraktığını söylüyor.”

“ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİMİZE KULAK VERELİM”

Üniversite gençlerine kulak verildiğinde durumun vahametinin daha net anlaşılacağını kaydeden Karamollaoğlu, “Bir üniversite öğrencisi gencimiz şu satırlarla derdini anlatmış; ‘Beslenmeyi iki öğüne düşürdüm. Gece yatağa aç giriyorum. Yurt dağın başında ama yürüyerek gidip geliyorum. Her gün hazır su alamayacağımdan musluktan klorlu su içiyorum.’ Bir başka evladımız; ‘Alışveriş yapmıyoruz, dışarıda yemek yemiyoruz, her yere yürüyerek gidiyoruz. Mümkün olduğu kadar yurttan dışarı çıkmıyoruz; çünkü çıkarsak cebimizdeki para kendiliğinden uçacak. Bir pantolon 300 lira olmuş. Kendimi hiç bu kadar mutsuz, depresif, yorgun hissetmemiştim hayatımda’ demiş. Bir başkası ise; ‘Okul yemekhanesi dışında yemek alamıyorum. Hafta sonu kapalı olduğu için evde makarna-bulgur ile geçiştiriyorum. 3 aydır yumurta yemedim’ diyor.  Bu ifadeler gösteriyor ki; insanlar geçinebilmek için yiyecekleri yemekten kısar hale geldiler. İktidar ve ortakları kendi çevrelerinin ‘nimetlerini’ büyütürken; halkımız geçinebilmek için porsiyonları küçültüyor, daha da üzücü olanı ise artık öğün atlıyor” diye konuştu.

“HEDEFİNİ TUTTURAMAYAN İKTİDAR, HER GÜN YENİ BİR TARİH VERİYOR”

Vahim ekonomik tabloyu ortaya koyan Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Sadece ilk 2 ayda cari açık geçen yıla oranla yüzde 186 arttı. Enflasyon birkaç ay içinde azalacaktı. Yılın 3’üncü ayında, yani daha şimdiden yüzde 61’e çıktı. Eylül ayında açıklanan Orta Vadeli Program’daki dolar kuru ve enflasyon hedefini 6 ayda sollayan; iktidar, şimdi bize ‘2023 sonrasında Türkiye’yi bu krizden çıkarabileceğini’ söylüyor. Hiçbir hedefini tutturamayan iktidar, her gün yeni bir tarih veriyor ne yazık ki.  Beceriksizliklerini örtbas etmek için başvurmadıkları yol ve söylem yok! ‘Enflasyon yalnızca Türkiye’de değil; dünyada da genel bir sorun’ olduğunu tekrarlamayı da alışkanlık haline getirdiler. ‘Sadece bizde değil, tüm ülkelerde enflasyon var’ diyorlar. Ancak dünyanın hiçbir ülkesinde, sadece bir senede enflasyon böylesine hızlı artmıyor. Ayrıca onlar da bal gibi biliyorlar ki; Türkiye, OECD ülkeleri arasında enflasyon şampiyonu.”

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BÖYLE BİR İKTİDAR YOK!”

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir iktidarın olmadığını söyleyen Karamollaoğlu, “Türkiye’ye en yakın ülke Litvanya’nın enflasyonu yüzde 12; OECD ortalaması ise yüzde 7,7. Türkiye yüzde 61 enflasyonla; Litvanya’yı 5’e, OECD ortalamasını 8’e katlamış bulunuyor. Euro bölgesindeki enflasyon ortalaması ise yüzde 5,9. Dünyanın her yerinde enflasyon olabilir; ama dünyanın hiçbir yerinde bir yılda enflasyonun böylesine hızlı arttığı başka bir ülke yok ey iktidarda bulunanlar! Dünyanın hiçbir yerinde sizin gibi gerçeklerle, matematikle, ekonomiyle bile isteye kavga edip; ülkesini hiper enflasyona sürükleyen bir iktidar yok! Dünyanın hiçbir yerinde 20 yıl boyunca iktidarda kalıp, krizin sorumlusu başkalarıymış gibi suçu rakiplerine atan ve ‘daha yeni başlıyoruz, bu işi çözeceğiz’ diyen pişkin bir iktidar yok! Dünyanın hiçbir yerinde AK Parti ve Cumhur İttifakı’na benzer bir yönetim anlayışı olmadığı için, bizdeki gibi yüksek enflasyona da rastlanmıyor haliyle” diye konuştu.

KARAMOLLAOĞLU, ADAYIN KRİTERLERİNİ AÇIKLADI

Son dönemlerde alevlenen Cumhurbaşkanlığı adaylık tartışmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, adayın kriterlerini ise şu şekilde sıraladı: “Seçimlere daha bir yıldan fazla bir zaman olmasına rağmen; bir adaylık tartışması sürüp gidiyor. Aday şu mu olacak bu mu olacak? Neden? Çünkü problemlerin zirveye çıktığı bu dönemde dikkatleri başka bir tarafa çekmek, gerçeklerin üzerini örtebilmek için! Adayın isminin açıklanmasına daha zaman var; ‘fakat nasıl bir aday olmalı’ derseniz işte kriterlerimizi açıklıyorum. Aday bu kriterlere uygun olarak belirlenmeli ve belirlenecektir. Bizim adayımız; kutuplaştırıcı değil, kucaklayıcı olacak. Bizim adayımız ayrıştırıcı değil, birleştirici; ötekileştirici değil, uzlaşmacı olacak. Kuvveti değil, hakkı ve adaleti üstün tutacak. Menfaati değil, hizmeti esas alacak. Kapısını herkese açık tutacak, kesinlikle partizanlık yapmayacak. ‘Ben ne istersem yaparım’ demeyecek, istişareye her daim önem verecek. Asla emanete ihanet etmeyecek.  Devletin hazinesine yetim hakkına sahip çıkar gibi sahip çıkacak. Çalmayacak, çaldırmayacak. Yolsuzluğa, yandaşlığa, yalakalığa, yağmaya ve yasağa izin vermeyecek. İhalelerde şeffaf, denetlemede son derece titiz olacak. Farklı fikir ve düşüncelere itibar edecek, hoşumuza gideni değil hoşumuza gitmese de doğru olanı yapacak. Çevrenin, tarihin, sahillerin, yeşil alanların talan edilmesine asla müsaade etmeyecek. Türkiye’yi kısa bir zamanda normalleştireceğiz.”

“BİZ ŞAHISLARIN DEĞİL İLKELERİN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

“Biz kişiler üzerinden değil, ilkeler ve prensipler üzerinden siyaset yapıyoruz.” Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İktidarı değil, bozulan düzeni değiştirmek için uğraşıyoruz. Yoksa sistem aynen devam ettikten sonra; Ahmet gitmiş-Mehmet gelmiş, A Partisi gitmiş-B partisi gelmiş bir anlamı olmaz. Biz kişilerin değil, sistemin alternatifiyiz. Bu süreci de kişiler, partiler üzerinden değil ilkeler üzerinden yürütüyoruz ve yürüteceğiz. Kimse merak etmesin.  Bu ülke için en doğru kararları almaya gayret edip, en güzel adımları da birlikte atacağız inşallah.”

14 Nis 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Bünyamin Güler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.