Reklamı Kapat

Erdoğan'ın seçimi kazanmak için ne yapacağını yazdı: Gelsin oylar...

Karar Gazetesi yazarı Mustafa Karaalioğlu bugünkü köşesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden seçilebilmek için ekonomi politikasında uygulayacağı baz etkisi taktiğini anlattı.

Gazeteci Mustafa Karaalioğlu bugünkü köşesinde, ''Baz etkisiyle seçim de kazanılır mı?'' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Karaalioğlu, Erdoğan'ın her geçen gün daha da kötüye ekonominin baz etkisi sebebiyle gelecek yıl bu yıla göre daha az kötü görünecek olmasını fırsat bilerek sanki işler yoluna giriyormuş gibi bir hava estirerek seçime girmeyi ve bu taktikle kazanmayı planladığını yazdı.

''Enflasyonun çok düşük olduğu eski yıllar görmezden gelinip - bir mucize olur fiyatlar düşerse- 2023, 2022’yle kıyaslanacak'' ifadelerini kullanan Karaalioğlu, ''Ötesini berisini kurcalayan olmazsa, seçmen hafızası da nisyan ile malul olursa gayet tabii yarar'' değerlendirmesinde bulundu.

Mustafa Karaalioğlu'nun yazısının tamamı şu şekilde:

Baz etkisi tabiri ekonomide sık kullanılıyor. Şu sıralar biraz daha sık çünkü, bu yıl çok yüksek olan enflasyonun gelecek yıl düşmüş gibi gösteren şey baz etkisi olacak. Bu yıl baz alınırsa, gelecek yıl da fiyatların artacak mecali kalmazsa durumu kurtarmış görünebilirsin. Malum şimdi hayat o kadar pahalı ki 2023’ün enflasyon bu yılla kıyaslanacağı için fiyatlar -inşallah- daha az yükselecek ve bu da işlerin yolunda gittiğini gösterecek. Tablo bir önceki seneden iyi olacak! Sonra gelsin sandık, gelsin oylar…

Hesap bu. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı  Nureddin Nebati de her zamanki açık sözlülüğüyle ifade ediyor. “Aralık ayından itibaren her ay enflasyonun nasıl düştüğünü hep beraber göreceğiz ve yürüyeceğiz. İşler daha iyi olacak” diyor. Selefinin selefi yüzünden, “bir sonraki ay, bir öncekinden iyi olacak” gibi temennilerin hiç iyi bir itibarı olmasa da Bakan’ın hala kredisi var. Dilediğince kullanabilir. Ancak, resmi hesaba göre yüzde 60’ı, gayrı resmi olana göre 142’yi devirmiş olan enflasyona karşı tek mücadele yöntemi baz etkisine sığınmaksa ahalinin de feverana hakkı var.

Zira enflasyonla mücadele edilmiyor; kah salgın, kah savaş bahanesiyle vakit öldürülüyor. Türkiye ekonomisinin salgından önce krize girdiğini, 128 milyar Dolar rezervin büyük kısmının henüz kimse maske takmazken yakıldığını ıskalayan anlayış enflasyonla mücadele edemez. Dünyada üç-beş puan artan enflasyonu bizim yüzde bilmem kaçla aynı zanneden anlayış da… Elde makbuz makbuz market market zabıta dolaştırarak etiketleri korkutacağını zannedenin ise hiç şansı yok. Hayat pahalılığı komplo teorisi veya propaganda kaldıramayacak kadar gerçektir.

Gelin görün ki kötü gidişi örtbas etmek meselesi ekonomiden ibaret değil. Dış politikada da baz etkisi arayışı var… Aklı başında herkesin “etmeyin, yapmayın” diye yol göstermesine rağmen kavga yapılmadık memleket bırakmayan iktidar, şimdi aradaki meselenin ne olduğuna bakmadan birer birer el sıkıyor. Seçim senesinin öteki bazı, darbe iddialarını unuttuğumuz BAE’yle, her türlü melanetin başı ilan ettiğimiz İsrail’le, bizatihi darbe rejimi olan Mısır’la ve en nihayet Kaşıkçı cinayeti dosyasını hediye ettiğimiz Suudi Arabistan’la sarılıp kucaklaşmak olacak. Herkesle iyi ilişkilerimiz var, herkes bizi seviyor, vesaire diyeceğimiz vakit yakındır. Geçmişte çok ağır konuştuk, büyük laflar ettik, netice de alamadık ama olsun biz kardeşiz. Biz kaybettik, dostluk kazandı!

Enflasyonun çok düşük olduğu eski yıllar görmezden gelinip - bir mucize olur fiyatlar düşerse- 2023, 2022’yle kıyaslanacak… Zaten hepsiyle aramızın iyi olduğu ülkelerle iç politikada rüzgar estirmek için düşman olup şimdi barışmak da 2023 senesinin dünya vizyonu olarak manşetlere taşınacak… İşe yarar mı? Ötesini berisin kurcalayan olmazsa, seçmen hafızası da nisyan ile malul olursa gayet tabii yarar.

Çok yakın geçmişte kişi başı gelir 12 bin 500 Dolar’dı şimdi 9 binin altında… Türkiye’nin dünya ticaretindeki payı yüzde 1,2 civarındaydı şimdi binde 8… En büyük 16, ekonomiydik şimdi ilk 20’den düşmek üzereyiz… Faiz yüzde 4’ü görmüştü, dolar 2 liraydı, şimdi kat kat arttı… Yahut çok yakın geçmişte Birleşmiş Milletler’de bütün ülkelerin oyuyla istediğimiz yere seçiliyorduk, şimdi bizim için parmak kaldıran kalmadı. Ya da yakın vakte kadar herkesin ilk uğradığı yer Ankara’ydı, şimdi ise savaş olmasa kapımızı çalan yok…

Olsun… Mesele gerçeğin ne olduğu değil, nasıl takdim edildiğidir. Neyin, hangi senenin, hangi vakanın baz alındığıdır. İcap ederse 50 sene öncesi hesaba çekilir, etmezse 5 sene evvelinden bahis dahi açılmaz. Enflasyon da, kur da, faiz de zaten düşüktü, kimseyle de kavgamız yoktu; şimdi nedir bu gürültü diye soran olmasın yeter ki.

11 Nis 2022 - 15:28 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

05

Ayse - Eger cumhur başkanımız kybeder allah korusun turküyemiz mahvolur

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Nisan 16:02
04

Anosoli - Evet ekonomi çok kötü kısa zamanda da düzeleceği yok buna rağmen RTE mutlaka kazanır çünkü henüz karşısına çıkacak. ve onunla yarışacak ciddi bir aday yok en kötü ihtimal ikinci turda seçilmesi.

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 12 Nisan 05:34
03

Reis - Reis kazanamazsa ülke tamamen kaybeder.ülke umurunda olmayan bir kısım insan var elbette çarklarına çomak sokulan rahatsız olanda onlar zaten.Bu yazarımızı ak partiyi savunurken çok dinledik.şimdi köşe yazısı iktidar medyasından koyulunca başlamış ağlanmaya.yazık çok yazık

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 12 Nisan 03:42
02

Allah'ın Kulu - Bir zamanlar AK Parti şovalyesi idin Karaalioğlu, şimdi bu ne muhalefet? Demek ki çıkarlar elden gidince insan geçmişini inkar edebiliyormuş. Yazık ki ne yazık.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 11 Nisan 22:24
01

Mesudum - Seçim yapılırsa kazanmak gibi bir seçenek yok arkadaş için. Seçim yoksa zaten ülke komple kaybeder. Kazanmak sayılıyorsa bir binanın duvarında eski cumhurbaşkanları fotoğraflarının arasına girer o kadar. Orada çok büyük insanların fotoğrafları olduğu için onların arasında fark edilebileceğini bile zannetmiyorum.

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 11 Nisan 16:20