Reklamı Kapat

“Ruh mana âleminde kemale doğru yükselir”

Hanelerimizi ve kalplerimizi ısıtmaya başlayan rahmet iklimi Ramazan-ı Şerif hakkında Viyana eski Müftüsü Dr. Ramazan Yıldız ile görüştük.

Onur Şehmus Şahin
Onur Şehmus Şahin Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Ramazan-ı Şerif, tüm bereketiyle üzerimize doğdu. Ümmete müjde olarak, hediye olarak, mükafat olarak verilen Ramazan ayının tam manasıyla idrak edilmesi de Müslümanlar için çok önemli. Bu kapsamada Ramazan ayı fırsatının tam manasıyla değerlendirilmesine yönelik sorularımızı yanıtlayan Viyana eski Müftüsü Dr. Ramazan Yıldız, bu ayda yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Avrupa’da Ramazan ayının nasıl geçtiği hakkında da bilgi veren Ramazan Yıldız Hoca, okuyucumuza tavsiyelerde bulundu.  

“RAMAZAN ORUCU, GÜNAHLARDAN TEMİZLENMEYE VESİLEDİR”

Ramazan ayını Peygamber Efendimiz’in (SAV) sünnetine uygun olarak geçiren bir Müslüman’ın tüm günahlarından arınacağını Peygamber Efendimiz buyuruyor. Biz Müslümanlar tamamen sünnete uygun, bağışlanmayı hak edecek bir Ramazan ayını nasıl geçirebiliriz?

Evvelemirde Millî Gazete çalışanlarının ve okuyucularının Ramazan-ı Şeriflerini tebrik ediyorum. İfade ettiğiniz gibi Ramazan orucu günahlardan temizlenmeye vesiledir. Bu müjdeyi Rasulüllah (SAV) bir hadis-i şerifte şöyle vermektedir: “Kim inanarak ve ecrini Cenab-ı Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları mağfiret olunur.” Ayrıca müminler oruç sayesinde takva denen haslete mazhar olabilirler ki, bu mazhariyet iki cihan saadeti demektir. Bir mümin yatsıdan sonra vitirden önce teravih, sahura kalktığı zaman teheccüt kılarak, her gün bir cüz veya bir miktar Kur’an-ı Kerim tilavet ederek, imkânları nispetinde fakir ve gariplere infakta bulunarak, uzuvlarını haram irtikâp etmekten men ederek, dilini ve kalbini zikrullah ile, zihnini Allah’ın kudretini tefekkür ile meşgul ederek ve Ramazan-ı Şerif’in son on gününde itikâfa girerek sünnete uygun bir Ramazan geçirmiş olur ve bağışlanması ümit edilir.

Bir Müslüman’ın oruçla ne elde ettiğini okuyucularımız için anlatabilir misiniz?

Oruç ibadetinde riya olmadığından oruçlu mümin ihlasın, yani ibadeti sırf Allah rızası için yapmanın lezzetine erer. Daha doğrusu Allah Teâla oruçlunun kalbine öyle bir sevinç ihsan eder ki, açlığını ve susuzluğunu unutur. Bedeni yerde olsa bile ruhu mana âleminde kemale doğru yükselir ve manevi hislerle mest olur. Yani manen doyar ve güçlenir. Nefis ise eş zamanlı olarak açlıkla zapturapt altına alınmış olur. Böylece bedeninin emir ve komutası nefs-i emmarenin tasallutundan kurtulur. İnsan Allah’ın (celle celaluhu) emirlerini zevk alarak yerine getirmeye başlar, haramlardan uzak durur, Kur’an ahlakı ile ahlaklanır ve Allah Teâlâ’nın rızasına nail olur.

“MÜSLÜMANLAR BU FAZİLETTEN MAALESEF YETERİNCE İSTİFADE ETMİYORLAR”

Peygamber Efendimiz’in (SAV), Ramazan ayıyla ilgili, “Ramazan ümmetimin ayıdır” hadis-i şerifini göz önüne aldığımızda bugün Müslümanların Ramazan’a gereken önemi verdiğini düşünüyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Resulullah (SAV), “Ümmetim Ramazan orucunun faziletini bilmiş olsaydı bütün senenin Ramazan olmasını arzu ederdi” buyurdu. Ancak Müslümanlar bu faziletten maalesef yeterince istifade etmiyorlar. Oturduğum mahallede oruçsuzlar oruçlulardan daha çok gibi gözüküyor. Bu hal ben de dâhil, hocaların yeterince emr-i bi’l-maruf, nehy-i ani’l-münker farzını ifa etmemelerinden, ülkemizde takip edilen eğitim sisteminin yanlış olmasından, basın yayın organlarının ıslah için değil ifsad için çalışmalarından kaynaklanıyor.

İFSAT PROJELERİ GENÇ DİMAĞLARDA BÜYÜK HASARLAR MEYDANA GETİRDİ

Dinler arası diyalog tiyatrosu, İbrahimî dinler bühtanı, dinler bahçesi hezeyanı, büyük Ortadoğu ve ılımlı İslam projeleri, Avrupa uyum yasaları ve aile yapımızı tahrip eden gayr-i ahlaki diziler bilhassa genç dimağlarda büyük hasarlar meydana getirdi ve getirmeye devam ediyor. Bir de din adına maksatlı konuşmalar yaparak müminlerin zihinlerini bulandıran, kime hizmet ettikleri belli olmayan, müsteşrik zihniyetli bazı akademisyenlerin sapık fikirleri de bunlara eklenince İslami bilgilere sahip olmayan şahısların imanları zaafa uğruyor ve oruç da dâhil olmak üzere salih amelleri terk ediyorlar.

“MÜSLÜMANLAR YAŞADIKLARI ŞEHİRLERDE MESCİTLER AÇTILAR”

Daha önce Avrupa’da görev yaptınız ve Ramazan ayı geldiğinde gurbetçi Müslümanların neler yaşadığını biliyorsunuz. Biraz bize Avrupa’da Ramazan ayı nasıl idrak ediliyor onu anlatabilir misiniz?

Avrupa’da dini hassasiyete sahip olan Müslümanlar, yaşadıkları şehirlerde mescitler açtılar. Bu mescitlerin müştemilatında bazı mekânları çayhane ve yemekhane olarak tahsis ettiler. Yani mescitleri her türlü dini ve sosyal faaliyetlerin yapıldığı merkezler haline getirdiler. Binaenaleyh Ramazan-ı Şerif geldiğinde önce mescitlerde Ramazan temizliği yapılır. Cemaat imamlar tarafından oruç tutmaya, teravih namazına gelmeye ve iftar ziyafetlerini camide vermeye teşvik edilir. Netice olarak camilerde her akşam iftar yemekleri verilir. Bunun sebebi şudur: Avrupa’nın hemen bütün şehirlerinde, İslam coğrafyasının her yerinden, ama turist, ama mülteci vs. olarak her zaman zor durumda olan Müslümanlar bulunmaktadır. Ramazan boyu bu kardeşlerimiz camilerdeki iftar ziyafetlerine iştirak ederler. Hatta bazen bu yemeklerden sokakta kalan evsiz gayrimüslimlere de ikram edilir. Böylece herkes Ramazan-ı Şerif’in infak ayı olduğunu idrak etmiş olur. Müminler beş vakit namaza ilaveten teravih namazlarını kılarak, hatimler okuyarak ve mukabeleler dinleyerek bu mübarek aydan azami istifade etmeye gayret gösterirler. Avrupa’da zor olan, bayram günlerinde işe gitmek mecburiyetidir. 

“HAYRA VESİLE OLALIM”

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ramazan ayı İlahi ihsanların ve ikramların katbekat arttığı bir rahmet mevsimidir. Bunun her saniyesini ahiret azığımızı hazırlamak için ibadetlerle, hayır ve hasenat ile geçirelim. Teravih dahil namazlarımızı eda edelim. Zekâtlarımızı, sadakalarımızı Cansuyu Derneğimiz marifetiyle muhtaçlara ulaştıralım. TV5 programlarına sponsor olalım. Kur’an tilavetine, ilmi, ahlaki kitaplar okumaya devam edelim. Bu meyanda Millî Gazete’yi okuyalım ve okutalım. Hayra vesile olmanın o hayrı işlemek gibi sevaba sebep olduğunu unutmayalım. Bütün okuyucuların Ramazanlarını bir sefer daha tebrik ediyor, herkese saadet-i dareyn niyaz ediyorum. 

11 Nis 2022 - 04:30 - Ramazan

Muhabir  Onur Şehmus Şahin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.