Reklamı Kapat

AKP‘de ‘Çözüm Süreci‘ krizi!

AKP‘de ‘Çözüm Süreci‘ krizi!

Türkiye siyasetinin ve hatta ‘sokağı’nın uzun süredir üzerinde en çok durduğu konu, en genel adlandırmayla söylersek, ‘çözüm süreci’ konusu… Kürt sorununun çözümüne yönelik hükümet iradesini ve başta Abdullah Öcalan olmak üzere Kürt sorununun tarafı haline gelmiş çeşitli aktörlerle yürütülen görüşme/müzakere süreçlerini ifade eden bir şemsiye kavram olarak ‘çözüm süreci’, bir süredir Türkiye’nin sınırları dışında cereyan eden bir olayın ateşiyle sınanıyordu. Kanlı katliamlarıyla bilinen IŞİD, Suriye’nin kuzeyindeki Kobani kentini kuşatmış, çoğunluğu Kürtlerden oluşan Kobanililer ise, sınırlı olanakları ve yerel güçleriyle direnişe geçmişti. Tarihsel ve kültürel olarak Kobani’deki Kürt direnişçilere doğal bir yakınlık duyan Türkiyeli Kürtler ise, ‘burunlarının dibinde’, Urfa’nın Suruç ilçesinin hemen karşısında yaşanan bu kuşatma karşısında Türk hükümetinin tutumundan hoşnutsuzdu. Türkiye’nin, Suriye ve Irak’ta mütemadiyen insanlık suçu işleyen IŞİD örgütüne destek verdiği yönünde özellikle dış basında çıkan haberler bu hoşnutsuzluğu artırıyordu. 6 Ekim’deki Kobani ile dayanışma gösterilerinin ardından başlayan şiddet olayları böyle bir iklimde ortaya çıktı. Bölgedeki kentlerde gösterilerin ardından yaşanan şiddet olayları, bu olaylarda pek çok kişinin hayatını kaybetmesi, sivil grupların karşı karşıya gelmesi ve kan dökmesi, sokağa çıkma yasakları, polis ve askerlere düzenlenen silahlı saldırılar, tarafların birbirini suçlayan demeçleri… Bu sarmal ‘çözüm süreci’ olarak adlandırılan ‘çatışmasızlık ve müzakere’ ortamının her kesim tarafından sorgulanmasına yol açtı.

BEŞİR ATALAY: PARTİ İÇİNDE TEREDDÜT VAR

‘Çözüm süreci’ne ilişkin şüphe ve kaygıların, bu kavram ve çağrıştırdıklarına en çok sahip çıkan siyasi irade olarak Adalet ve Kalkınma Partisi ’nde de hızla arttığı ve artık AKP içinde de ‘tepkilerin’ görülür hale geldiği belirtiliyor.

Bu konuda en sıcak açıklama AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay’dan geldi. Bugün NTV canlı yayınına katılan Atalay, Kobani eylemlerinin ardından parti içinde çözüm sürecine karşı tereddütlerin oluştuğunu söyleyerek, “Afyon‘da ciddi bir istişare toplantısı yapıldı. Orada vekillerimizle görüşmelerimizin en çok konuşulan konularından oldu. Can kayıplarının yaşanması parti içi ve dışında bazı tereddütleri meydana getirdi. Afyon‘da da bu konulardaki tereddütlerini dile getirdiler” dedi.

Atalay’ın sözünü ettiği, Afyon kampında yaşananlara ilişkin olarak aktarılan izlenim ve anekdotlar da kampın, çözüm sürecinin muhatabı olarak kabul edilen bakan ve parti yöneticileri için zorlu geçtiğini gösteriyor. Bazı gazeteciler, bizzat katılarak gözleme şansı buldukları bu kampa ilişkin değerlendirmelerini bir süredir yazılarında dile getiriyor. Aşağıda detaylarına değinmek kaydıyla söyleyebiliriz ki ortaya çıkan tablo şu: AKP’de ‘çözüm süreci’ne ilişkin iki yönlü bir itiraz var… Partinin hem Kürt milletvekilleri hem de Orta ve Batı Anadolu’dan gelen partililer, kimi zaman farklı noktalardan kaynaklansa da ‘çözüm süreci’ne karşı itiraz ve tepkilerini yüksek sesle dile getiriyor.

‘ÇÖZÜM SÜRECİ SIRAT KÖPRÜSÜNDEN GEÇİYOR’

Hükümet ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, hafta sonu Afyon’da yapılan kampa bizzat katılan isimlerden... Selvi, son üç gündür bu kampa ilişkin izlenimlerini ve orada yaşanan tartışmaları aktarıyor. Selvi’nin 3 Kasım günü ‘Çözüm süreci stres testinde’ başlığıyla yayınlanan yazısıyla başlayan, üç gündür yazdığı yazılarda dikkat çeken noktalar şöyle:

Kampta, üç ayrı salonda, ‘Çözüm süreci, iç güvenlik ve hukuk’, ‘ ekonomi ’ ve ‘dış politika ’ başlıklarıyla üç ayrı toplantı yapılıyor ve en büyük ilgiyi ‘Çözüm süreci’ toplantısı görüyor. Bakanlar, milletvekilleri, kadın ve gençlik kolları yöneticiler ve parti kurmaylarından oluşan 500 kadar katılımcının yüzde 70’i bu toplantıya katılıyor. Beşir Atalay moderatörlüğünde Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Yalçın Akdoğan ile İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın hazır bulunduğu bu toplantıya katılan partililer pek çok eleştirilerini dile getiriyorlar.

Selvi’nin aktardığına göre özellikle milletvekilleri, “Süreçle ilgili kararlardan haberdar olmadıkları” için çok şikayetçi… Selvi, ‘parti içerisinde önemli görevlerde bulunmuş’ bir milletvekilinin, ‘Ben şu saatten sonra çözüm sürecine karşıyım‘ dediğini de aktarıyor. Ancak bölge milletvekilleri de ‘Ne yapıp edip çözüm sürecini devam ettirmemiz lazım’ görüşündeler.

Gelinen ‘yeni’ duruma bir isim de koyan ve ‘Şartlı müzakere‘ diyen Selvi, “Olumsuz bir hava yansıttığımın farkındayım” diyor ve devam ediyor: “Ama tablo bu…”

‘ATALAY VE ALA HEDEFTEYDİ‘

Ankara kulislerine yakınlığıyla bilinen gazeteci Ömer Şahin ise ‘Ankara Review’ isimli internet sitesinde Afyon’daki İstişare Toplantısı’na ilişkin duyduklarını aktardı. Şahin, “içerde neler konuşulduğuna ilişkin kulağına bazı şeyler geldiğini” ancak “yanlış bir bilgi aktarmamak için TBMM’ne giderek çok sayıda milletvekiliyle görüştüğünü” belirterek şunları aktarıyor:

AK Parti’nin ‘başarı hikayesi’ hatta Cumhuriyet tarihinin en can alıcı projelerinden gördüğü ‘Çözüm Süreci’ meğer milletvekillerinin öfkelerini kabartmış. Yanlış duymadınız! Milletvekilleri burnundan solumuş. (…)

Afyonkarahisar Kampında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay başkanlığında oturum yapılıyor. Konu: “Çözüm Süreci” . Beşir Bey’in sağ ve solunda süreç yönetiminden sorumlu isimler Bülent Arınç, Yalçın Akdoğan, Efkan Ala oturuyor.

Başbakan Davutoğlu’nun bulunmadığı o oturumda 26 milletvekili söz alıyor. Bu milletvekillerinin yüzde 80’inden fazlası Doğu ve Güneydoğu bölgesinden yani Kürt kökenli isimler. Ve ne oluyorsa o oturumda oluyor! AK Partili bir milletvekilinin tanımıyla Afyon kampında ‘Kürt İsyanı’na tanık olunuyor. İsyan edenlerin çoğu Kürt milletvekili ama isyanı başka bir mecraya yöneliyor.

26 milletvekilinin istisnasız tamamı süreç yönetiminden şikayet ediyor. Özetle şunu söylüyor milletvekilleri, “Çözüm Süreci’ne karşı değiliz ama süreç yönetimi kötü gidiyor. PKK, bölgede hakimiyeti ele geçirdi. Bizim bile can güvenliğimiz tehlikede.”

Başbakan Başdanışmanı Etyen Mahcupyan’ın söylediği ” Bölgede kamu düzeni PKK’nın elinde” sözü milletvekilleri tarafından da dile getiriliyor. Hatta bir milletvekili açık açık, “Bölgede Devlet yok” diye sesleniyor.

Enteresandır milletvekillerinin hedefinde iki isim yer alıyor. Bir tanesi oturumu yöneten ve çözüm sürecinin ilk koordinatörü ve mimarı Beşir Atalay, ikincisi de İçişleri Bakanı Efgan Ala.

İçişleri Bakanı Efgan Ala ilk gün medyaya yansıyan “bölgede hakimiyeti kaybettik” sözünü yalanlamıştı. Bakan Ala içerde çok önemli bir kaygıyı paylaşıyor milletvekilleriyle: Sokaklar kontrol edilemezse 2015 seçimleri tehlikeye girer”

Ömer Şahin, Şırnak milletvekili Mehmet Emin Dindar’ın söylediklerini aktarıyor: “Benim bile can güvenliğim yok, vatandaş ne yapsın? Evimden havalimanına gönül rahatlığıyla gidemiyorum”

‘MEHMET METİNER DE ŞİKAYETÇİ!’

Şahin’in yazısına göre, ‘Çözüm Süreci’nin medyadaki en ateşli savunucularından Mehmet Metiner de süreç yönetiminden şikayetçi olmuş. Can güvenliği risklerini anlatmış. Tam 26 milletvekili söz alıp “Çözüm Süreci“nin işleyişini eleştiriyor.

Kaynak: Radikal

05 Kas 2014 - 13:16 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?