Hz. Fatımayı tanıyalım2

Hz. Fatımayı tanıyalım2

Genç kızlığında dert ortağı, evliliğinde eşini seçip bu konuda istişare eden, çocuklarının doğumunda yanı başında olup torunlarını ilk kucağına alan, kulaklarına ezan ve kameti okuyup isim babaları olan, evinde ne yiyip içtiğinden haberdar olan, torunlarının büyüme aşamalarını yakinen takip eden, Fatıma’yı Müslüman kadınların temsilcisi olarak her yerde önde gösteren (Ali İmran 61-Mübahale ayeti), soyunu devam ettiren nesillerin kedisine verildiği (Kevser Suresi), sevilmesi ümmete farz kılınmış (Şura 23- Meveddet ayeti), günahlardan temizlendiği bize ayetle belgelenen (Ahzap 33-Tathir ayeti), cennetle müjdelenen ( İnsan suresi 1-7) bir kadındır.

Hz. Fatıma’nın evliliği bugünkü deyimle aşk ve muhabbet, sevgi ve saygı üzerine kurulmuştu. Hz. Ali ne kadar cesur, heybetli, cengaver, yiğit bir erkek olsa da Fatıma’nın yanında adeta melek gibi naif, ince ve mütevazi bir erkekti. Fatıma’yı sözleriyle değil bakışlarıyla bile incitmekten çekinen kibar bir eş idi. Bize ulaşan rivayetlerde evlilikleri boyunca birbirlerini üzmemiş, kırmamış, huzurlu ve saadet dolu bir hayat sürmüşlerdir. Dünya nimetleri için mücadele eden bir aile olmamış Allah’ın rızasına uygun yaşama mekânı olmuştur yuvaları…

Nitekim evliliklerinden kısa bir süre sonra Hz. Muhammed (s.a.v) Fatıma kızım Ali’yi nasıl bir koca-eş olarak buldun sorusuna; babacığım Ali benim Allah’a ulaşmamda iyi bir yol arkadaşım yoldaşım oldu. Hz. Ali’ye aynı soruyu sorunca da Ya Rasullallah Fatıma benim Allah’a yakınlaşmamda bana en iyi yardımcım oldu diye cevap vermiştir.

Fatıma anne olarak çocuklarını yüce bir ideal için yetiştirmiş geçici dünya metaına müptela olmalarından sakındırmıştır. Nitekim İmam Hasan, İmam Hüseyin ve Hz. Zeyneb’in hayatı buna delildir. Hepsi hayatlarını rızayı ilahiye adamış ve bu yolda şehid olmuşlardır.

Fatıma toplumsal sorumluluk alanında da kadınlara fevkalade örnek bir kadındır. Yeni kurulan İslâm toplumda bir yandan kadınların eğitimiyle ilgilenirken bir yanda savaş gerisinde kadınları organize etmek, yaralıları tedavi etmek, yetim ve öksüzlerle ilgilenmekle meşgul oluyordu.

Fatıma’nın en büyük özelliklerinden bir de Rabbine tam teslimiyetle ibadet etmesi ve gönlünü Yaratan’ına teslim etmesidir.

F.T: Anneler genç kızları büyütürken çeşitli kurslara yönlendiriyor yüksek tahsil yapıp iyi bir meslek edinmelerini istiyorlar. Çocuklar kendilerine sunulan imkânları değerlendirip iyi meslek ediniyorlar ancak ahlâk ve maneviyat noktasında yoksullar. Bu çocuklara Hz. Fatıma’nın model olarak sunulması onların hayatlarında nasıl bir tesir yapar?

Y.Ç: Tabi ki her insan gibi kadınların da yeteneklerine göre bir meslek seçme hakları vardır ve olmalıdır da…

Ama bu meslek sadece dünya nimetlerine ulaşayım, kavuşayım mantığıyla olmamalıdır.

Müslüman bir zihin sadece kendisi için çalışmaz, üretmez. Toplumsal sorunlar içinde çabalar, bu sorunların çözümü için düşünür, fikir üretir. Sosyal hayatın iyiye, güzele, doğruya ulaşması için sorumluluk alır. Değişim ve dönüşümde rol alır.

Hayata bilinçli bakar ve yaşar. İnsanlığın kurtuluşu için kendisini-bilgisini-becerisini- saklamaz sakındırmaz, yeteneklerini bilakis insanlığın hizmetine sunar, paylaşır.

Vakarıyla, ahlâkıyla örnek olur… Dünyanın geçici olduğunu bilir ve dünya nimetleri için eşini, dostunu kırmaz üzmez, psikolojik sıkıntılara düşmez.

İşte o zaman Fatıma’nın yolundan gitmiş diyebiliriz.

F.T: Hüseyin ve Hasan’ın dik duruşu ve İslami şahsiyetlerinin şekillenmesinde anne Fatıma’nın rolü nedir?

Y.Ç: Hasan ve Hüseyin insan olarak fevkalade bir ailede yetişmiştir. Bu ailenin annesi Fatıma kadar babası Ali de anlatılmalı konuşulmalıdır. Maalesef çocuk iyi de olsa kötüde olsa anneye bağlanıyor.

Oysa ailede çocuk için anne ne kadar önemli ise babada o kadar hatta daha önemlidir. Buna da en iyi delil Fatıma’yı yetiştiren baba Hz. Muhammed’dir (s.a.v).

Hz. Hatice vefat ettiğinde Fatıma küçük bir kız çocuğu idi. Peygamberimiz Fatıma’nın her şeyiyle bizzat ilgilenmiştir. Yukarıda da kısaca değindim.

Bu mânâda Hasan ve Hüseyin Fatıma ve Ali evladıdır.

Bu iki değerli anne ve baba birbirleriyle uyumlu, iyilikte birbirlerini destekleyen, kötülükten beraberce kaçınan, hayatlarını Rızayı İlahiye adayan ebeveynlerdi. Dolayısıyla sonuçta İmam Hasan ve İmam Hüseyin gibi çağlara örnek olan evlatlar bıraktılar…

08 Kas 2014 - 22:04 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?