Reklamı Kapat

Haram Gıdalar

Haram Gıdalar

Domuz eti dinen haram olmasının yanında sağlık açısından da büyük zararları vardır. Peki, bu zararları biliyor musunuz? Domuz eti rengi açık, sakız gibi elastik ve çok yağlı bir ettir.

“Trişin” adı verilen parazit insan bünyesine girerek kalp kaslarına gitmekte ve ölümcül olabilmektedir. İlaveten çiğneme, konuşma ve yutma kaslarında felçlere neden olur. Aynı zamanda damarlarında tıkanıklık, menenjit ve beyin iltihaplarına neden olur.

İçerdiği aşırı miktardaki yağdan dolayı damar sertliği, yüksek tansiyon ve kalp krizlerine neden olur.

Domuz yağında bulunan “sutoksin” adı verilen maddenin dışarı atılabilmesi için lenf bezlerinin aşırı çalışması gerekir. Bu durum ise özellikle çocuklarda lenf bezlerinin şişmesi ve iltihaplanmasına neden olur. Boğazın şişmiş haldeki görüntüsü adeta bir domuzu andırmaktadır. Bu sebeple, bu hastalığa domuz hastalığı ya da skrofuloz adı verilir.

İçinde bulunan fazla miktarda büyüme hormonundan dolayı insan vücudu fazla kilo almakta ve daha sonra şekil bozuklukları meydana gelmektedir.

İçerdiği kükürtten dolayı eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı ortaya çıkar. Bunun sonucu olarak eklem yumuşar. Vücut ağırlığına dayanamaz. Eklemlerde bozulmalar meydana gelir.

Domuz eti yiyenlerde el ve ayaklar yağ depolar. Kişi tembel hale gelir.

Fazla miktardaki büyüme hormonundan dolayı doku şişlikleri ve iltihaplanmalar meydana gelir. Bu da burun, çene, el ve ayakların büyümesine ve şekil bozukluklarına neden olur.

Büyüme hormonu aynı zamanda kansere davetiye çıkarır. Çünkü bilimsel bir veri, belli bir yaştan sonra erkek domuzların kansere yakalandıklarını ifade etmektedir.

Domuz etinde bulunan “histamin” ve “imtidazol” isimli maddeler deride dermatit, kaşıntı ve nörodermatite neden olmaktadır.

Aynı maddeler aynı zamanda kan çıbanı, apandisit, toplardamar hastalıkları ve safra yolları hastalıklarını tetikler.

Yapılan araştırmalar domuz eti tüketimi ile karaciğer iltihaplanması arasında doğru orantı tespit edilmiştir. Hem manen hem de maddeten bu kadar zararlı olan bir ürünü bize ceplerine 3-5 kuruş daha fazla girecek diye yedirmek kimin hakkı?

Domuz (Hınzır) ve eti ile ilgili ne biliyoruz? Yüzde 99’u Müslüman olan bİr ülkede kasaplık hayvan yapılan

Hınzır etinin ne gibi zararları var biliyor musunuz?

Domuz yaratılışı gereği her türlü şeyi yiyebilen hatta aç kalması durumunda kendi pisliği, ölmüş domuzu ve kendi yavrusunu öldürerek yiyen ve bu nedenle beslenme maliyeti neredeyse bulunmayan, yılda 3 kez yavrulayıp her yavrulamada 8-9 yavru veren ve gelişimini yaklaşık 6 ayda tamamlayan bir canlı. Bu nedenle de her şeyi para olarak görmeye başlayanlar için iyi bir gelir kaynağı.

Taze Balık Tüyoları

Allah (C.C.) yediklerimizin helal ve tayyiben olmasını emrediyor… Helal konusunda dikkat etmemiz gerektiği gibi tayyiben konusunda da yani temiz ve sağlıklı gıda konusunda da dikkatli olmalıyız… Kışın sofralarımızın vazgeçilmez yemeklerinden olan ve sağlık açısından oldukça faydalı olan balığın taze olduğunu nasıl anlayabiliriz? Bayatlamanın son aşamasına gelmiş balıklar gıda zehirlenmesine neden olur.

Balığın karakteristik parlak ve canlı rengi solar ve sarı-kahverengi kirli, donuk ve mat bir renk oluşur.

Bazen de av sezonunda elde kalan balıklar taze balıklar ile karıştırılarak müşteriye sunulduğundan, insanların taze balıklar arasındaki bayatları fark etmeleri oldukça güçleşiyor. Bu nedenle toplu balık yenmesi durumunda dahi yalnızca birkaç kişide görülen zehirlenmeler, taze balıkların arasına karıştırılan bayat balıklar yüzünden meydana geliyor. Uzmanlar balığın bozulduğunu anlayabileceğimiz bazı ibarelerin mevcut olduğunu söylüyor. İşte bayat balığı anlamanın yolları:

Balığın derisinde ve özellikle solungaç ve yüzgeçlerindeki kayganlık artar.

Solungaçlar önce açık pembe, parlak ve kokusuzdur. Grİmsİ sarı renge dönüşür.

Balığın iskeleti kas dokusundan kolayca sıyrılabilir ve (hemoglobin oksidasyonu sonucu) özellikle kuyruk kısmına doğru kırmızımsı kahverengi renk oluşur.

Omurga boyunca balık etİnİn rengİ bayatladıkça kırmızı veya pembeye döner.

Balığı kalem tutar gibi yatay şekilde tutun,   aşağı doğru eğilmiyorsa tazedir.

Balığın parlak ve kabarık gözlerİ çöker ve küçülür. Göz bebeğİ donuklaşır ve kornea opaklaşır.

Taze balıkta en önemli parametrelerden biriside Balıkta meydana gelen bu değişikliklere paralel olarak kokuda da değişiklikler oluşur. Önce taze ve normal deniz ve yosun kokusunu andıran koku, daha sonraları oluşan (NH3 kokusu) bayat balık kokusuna dönüşür.

Balığın karın kısmı normal ve dolgundur. Sonrasında gaz oluşumu sebebİyle şİşkİndİr.

Suya atıldığında taze balık genellikle batar, bayat balık ise karın bölgesinde oluşan gaz nedeniyle yüzer.

İsraf

Bu hafta “helal” sayfamızda siz değerli okurlarımız için çağımızın en büyük sorunlarından biri olan “İsraf”ı konu ediniyoruz. Günümüzde yeme içmeden, giyim kuşama kadar israf, had safhalara ulaştı. Hatta zamanımızı bile çoğu kez boşa harcıyoruz. Afrika’da binlerce insan açlıktan ölürken, diğer tarafta ülkemizde ve batıda milyonlarca ekmeğin çöpe gitmesi, dökülen yemekler, boşa akıtılan su israfın boyutlarını gözler önüne seriyor… Halbuki çöpe atılan bir parça ekmeğe, dökülen bir tabak yemeğe, boşa akıtılan bir damla suya milyonlarca insanın muhtaç olduğunu unutuyoruz…

Sefer kökünden gelen İsraf; “ Herhangi bir konuda aşırıya gitme, haddi aşma, mal ve imkanları gereğinden fazla harcama, gereksiz ve aşırı tüketme, meşru sınırların ötesine geçme, helal olmayan şeyleri yeme, helal olan şeylerden normalin üzerinde yeme” gibi anlamlara gelmektedir. İsraf edene “Müsrif” denir.

Peki, Allah’ın (C.C.) kesin bir şekilde haram kıldığı israf hakkında Kur’an-ı Kerim’de ne buyuruyor ve Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) israf hakkındaki hadisleri neler.

İsraf kelimesi Kur’an-ı Kerim’de birçok Ayet-i Kerime’de geçmekte ve birçok Ayet-i Kerime’de de işaret edilmektedir.

Allah (C.C.)İsra Süresi 29. Ayet-i Kerime’de “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın” buyuruyor. Allah (C.C.)israfı da cimriliği de yasaklamış ve ikisi arasında orta yol takip edilmesini emretmiştir.

-Peygamber Efendimiz’de (S.A.V); “Kibirsiz ve israf etmeden yiyiniz, içiniz, giyiniz ve sadaka veriniz” (Tirmizî) buyurarak israfın yasaklandığını bildiriyor…

Yine Rasulullah’ın (S.A.V) hayatından dikkat çekici bulduğumuz şu olay, İslam’ın israf konusunda ne denli titiz olduğunu ortaya koymaktadır: “Bir defasında Hazreti Peygamber Sa’d’a uğradı. Sa’d bu esnada abdest alıyordu. Rasulullah, onun suyu aşırı kullandığını görünce “Bu israf nedir?” diye sordu. Sa’d da, abdestte de israf olur mu? dediğinde,  Peygamber de: “Evet hatta akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile” şeklinde cevap verdi.

“Ey Âdem oğulları! Her mescid huzurunda ziynetinizi tutunun ve yiyin, için de israf etmeyin, çünkü o müsrifleri sevmez”

(Araf/31)

“Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah’tır. Tatları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O’dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.

(Enam/141)

“Akrabaya, yoksula ve yolda lakmış yolcuya haklarını ver, Fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.”

(İsrâ Suresi/26/27)

Yılda 2 milyar ekmek çöpe gidiyor

Ekmek tüm dünyada insanların en temel besin kaynağıdır. Toplumumuzda ekmek nimettir. Ekmek tarih boyunca insanoğlunun en çok ürettiği ve tükettiği gıda ürünüdür. Ülkemizde aynı zamanda alın terini, paylaşmayı, bereketi ifade eden ekmeğe her zaman derin bir saygı vardır. Peki, ülkemizde yılda ne kadar ekmek çöpe gidiyor.

Türkiye’deki araştırmalarda ülkemizde bir günde 100 milyonun üzerinde ekmek üretildiğini, bunun 95 milyonunun tüketildiğini, yaklaşık 6 milyon ekmeğin ise çöpe atıldığını biliyor musunuz? Böylelikle yılda ortalama 2,1 milyar adet ekmek çöpe gidiyor. Yani 542 ton buğday israf ediliyor. Günde bir ekmek bulup yiyemeyen insanları düşündüğümüzde israf ettiğimiz bir dilim ekmeğin önemini sanırım anlıyoruz.

Zaman İsrafı

İnsan için en değerli mefhumlardan birisi de zamandır. Çünkü her şey zaman içinde var olmakta, gelişmekte ve yine zaman içinde yok olmaktadır. İnsan hayatında önemli bir yere sahip olan ilim, servet ve diğer bir ok değer, zaman içinde elde edilebilmektedir. Zamanı, gerektiği şekilde değerlendirebilenler hem dünyada hem de ahirette huzuru yakalayacaklardır. Kur’an-ı Kerim’de, “Asra yemin ederim ki insan ziyan içindedir...” (Asr, 103/1-2) buyurularak zamanın öneminin bir sûre ile vurgulanması gerçekten anlamlıdır. Bu Ayet-i Kerime, zamanın önemine işaret etmektedir. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V) de; “İki nimet vardır ki insanların çoğu bunların değerinden habersizdirler. Bunlar sağlık ve boş zamandır.” buyurmak suretiyle, zamanın ve sağlığın önemine dikkat çekmiştir. Hz. Peygamber (S.A.V) yine bir başka Hadis-i Şerif’de; “Bir insanın Allah’ın verdiği ömür nimetini pervasız ve sorumsuzca tüketmesinden daha üzücü ne olabilir?” buyurarak zamanın önemine vurgu yapmıştır. Görüldüğü gibi insana helal kılınan yiyecek- içecek, giyecek ve zaman gibi nimetler israf edilerek haram hale gelebilmektedir.

Giyim-Kuşamda İsraf

Kişilerin giyim-kuşamları malî imkanlarıyla da ilintilidir. Hz. Peygamber (S.A.V) varlıklı kimsenin, gurur ve gösterişten uzak kalmak koşuluyla, kendisine verilen nimetlerin belirtisini üzerinde hissettirmesinin Allah’ın hoşuna gideceğine işaret etmiştir. Ayrıca huzuruna pejmürde kıyafetle gelen varlıklı birini, “Allah, kulunun üzerinde nimetin görülmesinden hoşnutluk duyar.” buyurmak suretiyle uyarmıştır.

Varlığı yerinde olan kişinin temiz ve güzel giyinmesi, sahip olduğu nimetin kadrini yerine getirmesidir. Fakat güzel giyineceğim derken lüks ve gösteriş yönünden israfa kaçmamalı, henüz giyilebilecek elbiseleri, modası geçti düşüncesiyle zayi etmemelidir. Yine insanlar giyecek elbise bulamazken kimi insanların dolaplar dolusu elbisesinin olması da israftır.

12 Kas 2014 - 22:38 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?