CHP lideri Kılıçdaroğlu: Bizim ittifakımız, beraber olma ittifakıdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün Manisa'daki Çiftçi ve Muhtarlar Buluşması'nda konuştu. Çiftçilerin sorunlarını dinleyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, çözüm önerilerini anlattı. 

Büyütmek için resme tıklayın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Manisa'da çiftçilerle bir araya geldi. Çiftçinin traktörünün, ineğinin haczedilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Traktörünü, ineğini haczettin, peki tarlasını nasıl sürecek? Borcunu nasıl ödeyecek? Onu da yasaklayacağız. Öyle haciz falan yok. Borcu olabilir kardeşim, seneye eker, borcunu öder" dedi. Millet İttifakı olarak iktidara geldikleri takdirde çiftçiyi destekleyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, "Bizim ittifakımız, Türkiye’ye demokrasiyi getirme ittifakıdır. Bizim ittifakımız, bu ülkeye huzuru getirme ittifakıdır. Bizim ittifakımız, beraber olma ittifakıdır. Bunların tamamını inşallah sizin desteğiniz ile bitireceğiz." diye konuştu.

Türkiye'nin tarıma elverişli bir ülke olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Konya’dan küçük Hollanda’nın yıllık tarım ihracatı 180 milyar doların üzerinde. Biz, devasa bir ülkeyiz. Yıllık tarım ihracatı 18-20 milyar dolar. İthalatımız bazı ürünlerde daha fazla. Su desen var, toprak desen var. Çalışan insan desen, güneş desen var. Biz, nasıl oluyor da dışarıdan buğday, fasulye getiriyoruz" dedi. 

Kılıçdaroğlu, çiftçilerin, besicilerin yeteri kadar desteklenmediği, ülkede derin bir yoksulluk yaşandığını belirterek, "Bu Beşli Çete var ya, parayı alıp köşeyi dönenler, milyar dolarları alanlar. Bunlar bütün mal varlıklarını Londra’ya götürdüler. Bunu da gayet iyi biliyorum. Ama destek verirseniz bu o paraların tamamını Türkiye’ye getireceğiz. Fakir fukaraya tahsis edeceğiz" diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

EMEKTEN, ÜRETENDEN, ALIN TERİNDEN YANA OLUN: Buraya gelmeden önce üretici kadın kardeşlerimle, vatandaşlarımla beraber oldum. Kısmen de olsa sorunlarını dinledim. Sizden isteğim, sakın ola ki umutsuzluğa kapılmayın. Az kaldı, göreceksiniz. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bütün sorunları çözülebilir. Devlet, akılla, bilgiyle, birikimle yönetilir. Bunları yaptığınız zaman çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur. Yeter ki vatandaştan, emekten, üretenden, alın terinden yana olun.

HER GEÇEN GÜN ATATÜRK’ÜN BÜYÜKLÜĞÜNÜ BİZE BİR KEZ DAHA GÖSTERİYOR: Üreten zarar ederse buğdayı, mercimeği de dışarıdan alırız. Canlı hayvanı da eti de fasulyeyi de zeytinyağını da dışarıdan alırız. Demek ki üretmemiz lazım. Demek ki iktidar sahiplerinin üreteni desteklemesi lazım. Geçen her gün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğünü bize bir kez daha gösteriyor. Daha Cumhuriyet’in başlangıcında, ‘Köylü milletin efendisidir’ demişti. Neden? Çünkü köylü üretecek, kazanacak, milyonlarca insanın karnı doyacak. O nedenle sizin emeğiniz son derece önemlidir.

SİZLERİ ÜRETEMEZ NOKTAYA TAŞIRLARSA DERİN YOKSULLUĞU YAŞAR BU MİLLET: Pandemi bize bir şey daha gösterdi. O da şu; tarım, dünyanın bütün ülkelerinde stratejik sektördür. Arabanız, çamaşır makineniz, buzdolabınız, elektrik süpürgeniz olmayabilir ama günde üç sefer karnınızı doyuracaksınız. Kim doyuracak karnımızı? Sizler üreteceksiniz ki milletin karnı doysun. Eğer sizleri üretemez noktaya taşırlarsa derin yoksulluğu yaşar bu millet.

84 MİLYONUN BİR AVUÇ İNSANA ÇALIŞTIĞINI DA ÇOK İYİ BİLİYORUM: Eğer bir anne evladını besleyemeden yatağa yatırıyorsa o annenin dramını hepimizin görmesi ve o annenin dramını bu topraklarda yaşatmamamız gerektiğini hepimizin bilmesi lazım. Birilerinin durumu çok iyi, ben biliyorum. Birileri köşeyi dönüyor, ben onu da çok iyi biliyorum. Birilerinin dolarla, bir yerden değil 3, 4, 5 yerden maaş aldıklarını da çok iyi biliyorum. 84 milyonun bir avuç insana çalıştığını da çok iyi biliyorum. Türkiye’yi o noktaya getirdiklerini de çok iyi biliyorum. Biliyorum, düzeltmek istiyorum. Bunun için gücü sizden almamız lazım. En ciddi güç, halkın gücüdür. Sizin gücünüz bizim başımızın üstündedir.

TEK BEKLENTİMİZ VARDIR, BU ÜLKEDE HER EVDE HUZUR OLSUN: Biz altı lider, bir araya geldik. İkinci kez bir masanın etrafında oturduk. Benim taşıdığım kaygıları diğer liderler de taşıyorlar. Benim gördüğüm sorunları diğer liderler de görüyorlar. Biz, gönül birliği yaptık. Bizim kişisel bir beklentimiz yoktur. Tek beklentimiz vardır, bu ülkede her evde huzur, bereket olsun. Kadınlar üretsinler, alın terinin karşılığını alsınlar.

KAZANACAK Kİ SENEYE DE ÜRETSİN: Cennet gibi topraklarımız var. Allah aşkına, bu topraklarda üretilen üzümün değerini bütün dünya biliyor. O zaman neden üretilen üzümün karşılığını çiftçiye veremiyoruz? Kilosu 2 dolar. Çok mu pahalı ya? Yapacaksın kardeşim, üretici de kazanacak. Kazanacak ki seneye de üretsin. Zarar ederse ne olacak? Ekemeyecek, kesecek, dışarıdan getireceğiz.

MERAKLANMAYIN, HAKKINIZI TESLİM EDECEĞİM: Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesi var. Diyor ki ‘Her yıl devlet, çiftçiye milli gelirin en az yüzde 1’i oranında destek verir’. Yani aşağı yukarı, 800 milyar mı bizim milli gelirimiz, 8 milyar lira civarında bir destek vermesi lazım. 8 milyar lira çiftçiye verseler bizim çiftçi dünyayı besler. Vermiyorlar bu parayı. Hakkınızı vermiyorlar. Ama meraklanmayın, hakkınızı teslim edeceğim. Haramiden alacağım, sizin hakkınızı teslim edeceğim.

ÇİFTÇİ ÜRETECEK, ÇİFTÇİYİ DESTEKLEYECEKSİNİZ: Öyle gidecekler, Hazine’yi soyacaklar… Buna izin vermeyeceğiz. Buna karar verdik. Hepinizin evinde huzur olacak. İlk yapacağımız işlerden bir tanesi, siz bankalardan, tarım kredi kooperatiflerinden kredi çektiniz, bunların faizlerini sıfırlayacağız. Ana parayı makul bir şekilde devlete geri ödeyeceksiniz. Ama faizi sileceğiz. Aynı şeyi esnaf için de yapacağız. Çiftçi üretecek. Çiftçiyi destekleyeceksiniz. Çiftçi üretecek ki ülke zengin olsun.

İKTİDAR SAHİPLERİ, BUNLARIN TAMAMINI BİTİRDİNİZ: Köylerde insan kalmadı. Nasıl olacak? Gencecik, fidan gibi çocuklarımız tarlada çalışacağına gidiyor büyük şehirlerin varoşlarında ‘acaba asgari ücretle iş bulabilir miyim’ diye uğraşıyor. Onunla da geçinemiyor. Tarlası var; ekecek, biçecek. Şehir merkezine gidecek, gezecek. Şimdi siz iktidar sahipleri, bunların tamamını bitirdiniz.

HACİZ İŞLEMİNİ KALDIRACAĞIZ: Geliyorlar, borcunuz var, traktörünüzü haczediyorlar. Ya köylünün ineğini haczettiler. Bunun akılla, mantıkla bağdaşır yönü var mı ya. Traktörünü, ineğini haczettin, peki tarlasını nasıl sürecek? Borcunu nasıl ödeyecek? Onu da yasaklayacağız. Öyle haciz falan yok. Borcu olabilir kardeşim, seneye eker, borcunu öder. Haciz işlemini kaldıracağız. Yüzde 1 devlet desteğini çiftçiye vereceğiz. En az yüzde 1.

MİLLET İTTİFAKI OLARAK TÜRKİYE’Yİ AYDINLIĞA ÇIKARACAĞIZ: Mazot aldı başını gidiyor. Siz sanıyorsunuz ki sadece çiftçinin derdi var. Hayır efendim, servisçilerin, otobüs şoförlerinin, kamyon, TIR şoförlerinin derdi var. 7 TL’den 23 TL’ye çıktı. Ne olacak? Bütün dünyada çıkmıyor da bizde neden bu kadar çıktı fiyatlar? İyi yönetilmiyor Türkiye? Akılla, bilgiyle, birikimle yönetilmiyor Türkiye. ‘İşi ehline vermek’ diye bir kuralımız var. İnancımızın da gereğidir. Aklın, bilginin de gereğidir. Devleti parsellediler, parsel parsel götürüyorlar ama az kaldı. Sabredeceksiniz. Millet İttifakı olarak Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız. Hiçbir endişeniz olmasın.

SAĞ ELİN VERDİĞİNİ SOL EL GÖRMEYECEK: Ben, derin yoksulluk yaşayan evlere de gittim. O evlerde çocukların nasıl beslendiğini de gördüm. Evdeki ekmeğin arasında sadece salçayı sürüp çocuklarına yediren anneleri de gördüm. Çocuğuna süt içiremeyen anneleri de gördüm. Çocuğunu besleyemeyen anneleri de gördüm. İnsanın biraz vicdanı sızlar. Aile Destekleri Sigortası’nı getireceğiz. Geliri olmayan veya asgari ücretin altında olan bütün hanelere en az asgari ücret kadar destek vereceğiz. Kadının banka hesabına yatıracağız parayı. Kadın gidecek, işçi gibi aylığını çekecek, evlatlarının geçimini sağlayacak. Onu el aleme muhtaç hale getirmeyeceğiz. Bu, bizim inancımızda da ahlakımızda da böyledir. Aklımız da bunu öngörüyor. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek.

YAKIN ÇEVRELERİNİN CEPLERİNİ DÜŞÜNÜYORLAR: Besici üretecek. Örnek vereyim. Hollanda, Konya’da küçük. Konya’dan küçük Hollanda’nın yıllık tarım ihracatı 180 milyar doların üzerinde. Biz, devasa bir ülkeyiz. Yıllık tarım ihracatı 18-20 milyar dolar. İthalatımız bazı ürünlerde daha fazla. Su desen var, toprak desen var. Çalışan insan desen, güneş desen var. Biz nasıl oluyor da dışarıdan buğday, fasulye getiriyoruz? Üzüm de getiriyoruz biliyor musunuz? Eskiden tütün vardı, tütün de yok oldu. Niye oluyor? Devleti iyi yönetemiyorlar. Vatandaşı düşünemiyorlar, yakın çevrelerinin ceplerini düşünüyorlar.

BUNLAR BÜTÜN MAL VARLIKLARINI LONDRA’YA GÖTÜRDÜLER: Bu Beşli Çete var ya, parayı alıp köşeyi dönenler, milyar dolarları alanlar. Bunlar bütün mal varlıklarını Londra’ya götürdüler. Bunu da gayet iyi biliyorum. Ama destek verirseniz bu o paraların tamamını Türkiye’ye getireceğiz. Fakir fukaraya tahsis edeceğiz. Bu ülkede hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Hiç endişe etmeyin. Bunların tamamı olur, ama birlikte, beraber olursak olur.

BİZİM İTTİFAKIMIZ, BERABER OLMA İTTİFAKIDIR: Bizim ittifakımız, Türkiye’ye demokrasiyi getirme ittifakıdır. Bizim ittifakımız, bu ülkeye huzuru getirme ittifakıdır. Bizim ittifakımız, beraber olma ittifakıdır. Bizim ittifakımız, toplumu kutuplaştırmak değildir, toplumu kaynaştırmaktır. Çözülemeyecek sorunumuz yoksa niye kavga ediyoruz? Niye kutuplaşıyoruz? Bunların tamamını inşallah sizin desteğiniz ile bitireceğiz.”

30 Mar 2022 - 15:02 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.