Reklamı Kapat

Günümüz Şiiri Daha Çok Konuşulmalı

Günümüz Şiiri Daha Çok Konuşulmalı

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği’nin (ESKADER) her hafta Timaş Kitapkahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde “Günümüz Türk Şiirine Eleştirel Bakış” başlıklı bir program gerçekleşti. Programın takdimini edebiyatçı yazar İlyas Dirin yaparken konu üzerine akademik çalışmaları ve Türk Şiirinde 1980 Kuşağı isimli bir eseri bulunan Bâki Asiltürk, yaptığı konuşmada günümüz şiirini yakın dönem şiir akımları ile değerlendirdi ve günümüz şiirini anlamak adına yeni nesil akademik yaklaşımların önemli bir katkı sunduğunu kaydetti.

Değer Ve Algı Değişimi

1980 kuşağı şiirinin günümüz şiiri adına bir milat olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek sözlerine başlayan Bâki Asiltürk, 80’lerden gelen usta şairlerin bugünkü şiir ortamında söz sahibi olduğunu vurguladı. 80 Kuşağı şairlerine de açıklık getiren Asiltürk, meydana gelen 12 Eylül Darbesi’nin ardından bilhassa 90’larda karakteristiği oturan 1970’lerden tamamen farklı yenilikçi bir zihniyetle hareket eden şairler grubunun 1980’lerde ortaya çıktığının görüldüğünü kaydetti. 80’lerde değişen şiir anlayışının farkına varmak için 60 ve 70’ler şiirini bilmenin önemli olduğunu ifade eden Asiltürk, 60 kuşağının bilhassa İsmet Özel ve Ataol Behramoğlu ikilisinin İkinci Yeni şiirine ciddi itirazlar sundukları bir kuşak olduğunu söyledi.

Bütün Zamanların Şiiri

Dönemin şairleri kendilerine bir gelenek aradıklarında yanlarında İkinci Yeni şairlerini buldular. Hatta daha da gerilere gittiler. Dönemin dergilerini tamamen taradığımda gördüm ki, bir yandan sembolistlerle ilgili dosyalar düzenlenirken Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’i bir arada anmayan şair yok gibiydi. Asaf Halet Çelebi yeniden keşfedilirken Hilmi Yavuz’un katkılarıyla Behçet Necatigil yeniden hatırlanıyordu. Behçet Necatigil Şiir Ödülü 80’lerin en önemli ödülüydü. Bu ödülü almayan şair neredeyse kuşaktan sayılmıyordu.”

Divan Şiirini Hatırlayış

80’lerde şiirin değerleri değişince ‘Toplumsal Gerçekçilik’ odaklı şairlerin birçoğu kendilerine mecra bulamadı ve dolayısıyla elendi. “Şiir tarihi göstermiştir ki, hiçbir inanç sistemi, ideoloji ya da bunlara muhalif olmak bir kişiyi şair yapmaz. Şiirin kendine özgü değerlerine sahip olmayan ya da bunlara inanmayan kişi belki kısa bir süre tutunabilir ama öncü ya da temsilci olamadıkları aşikârdır.” diyen Asiltürk, 80’lerde az da olsa bu çizgide şair olduğunun, ancak önceki dönemlerden iz taşımadığının da altını çizdi. Edebiyat yayın organlarının ve dergi editörlerinin dönemin ruhuna uygun şiir tercihlerini kabullenmelerinin, öncü edebiyat meselesine de kısıtlama getirdiğini anlatan Asiltürk, ilginç ve yenilikçi yönlere bakılmasının çok önemli olduğunu ifade etti. Türk Şiirinde 1980 Kuşağı kitabını hazırlarken dönem şiirinin zenginliğini fark ettiğini anlatan Asiltürk, “Yeni nesil akademisyenler, daha fazla Yahya Kemal üzerine tez hazırlatmak yerine günümüz şiirine daha çok eğiliyorlar. Bu tutum çok önemlidir. Günümüz şiiri daha da çok konuşulmalıdır. Çünkü geleneksel şiire dair çok sayıda araştırma yapılırken bugün gözden kaçırılmamalıdır” dedi.

30 Kas 2014 - 22:16 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?