Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 6'lı masa cevabı: Birbirimize benziyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, muhtarlar buluşmasında 6'lı masa eleştirilerine cevap verdi. Kılıçdaroğlu, “Altımız da benziyoruz, demokrasi konusunda birbirimize benziyoruz.” dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde muhtarlarla buluşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada Türkiye'deki kutuplaşma ortamı ve sorunlardan bahsetti. Kılıçdaroğlu altılı masaya yönelik eleştirilere de cevap vererek, “Altımız da benziyoruz, demokrasi konusunda birbirimize benziyoruz. Hepimiz demokrasi, insan hakları istiyoruz. Hepimizde memleket, yurt sevgisi var. Ne var yani; her birimizin görüşü farklı olabilir.” dedi.

Muhtarlığın demokrasi açısından önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, CHP olarak muhtar dernekleri ile istişare yaparak Muhtarlık Kanunu Teklifi hazırladıklarını, ancak bu teklifin iktidar tarafından TBMM'de reddedildiğini söyledi. CHP iktidarında Muhtarlık Kanunu'nu çıkaracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, muhtarların yaşadığı sorunlara ilişkin çözüm önerilerini anlattı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “İki konu CHP açısından kırmızı çizgidir. Biri bayrak, biri vatan. Onun dışında hepimiz kardeşiz. Bayrağa ve vatana sahip çıktığımız sürece hiçbir meselemiz yok. Ayrıştırarak, bölerek, kavga ettirerek toplum bir yere gitmez.” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar:

SİYASETTE İFTİRA OLMAMASI LAZIM: Muhtarların haklarını savunmak önce muhtarların sonra da bizlerin görevi. Hakkınız varsa hakkınızın teslim edilmesi lazım. Ayrıca Mansur Başkan’ın yaptığı güzel çalışmalardan da söz ettiniz. Siyasette eleştiri olur, ben bunu anlarım; eleştirinin dozu biraz sert olur, ben bunu da anlarım, ama siyasette iftira olmaması lazım. Haksızlık olmaması lazım. Mansur Başkan’ı aday gösterdiğimiz zaman ne diyorlardı, ‘Sakın ha, bunu seçerseniz bütün sosyal yardımlar kesilir’. Kesildi mi? Kesilmedi. ‘Aman ha sakın Mansur Yavaş’a oy vermeyin, oy verirseniz elektrik faturalarını, su faturalarını teröristler toplayacak’. Akıl var, mantık var.

ANKARA’YI MANSUR BAŞKAN ATATÜRK’ÜN ANKARA’SI HALİNE GETİRECEK: Beni sevindiren olay nedir; Ankaralıların Mansur Bey’e duyduğu güven. Gittiler oylarını verdiler, güvendiler. Nasıl yıllarca Fethi Başkan’ı seçtilerse, Yenimahalle’yi nasıl çağdaş bir ilçe haline Fethi Başkan getirdiyse Ankara’yı da inşallah Mansur Başkan Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’sı haline getirecek.

İŞİN BAŞLANGICINDA BİR MUHTARLIK SEÇİMİ VARDI: Bu topraklarda yapılan ilk seçim, 1833 yılında Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yapılan bir muhtarlık seçimidir. Bütün muhtar kardeşlerimin bunu bilmesini isterim. Yani milletvekilleri, başbakanlardan önce yapılan ilk seçim, bir muhtarlık seçimidir. O nedenle biz muhtarları demokrasinin temel taşı olarak tanımlıyoruz. Demokrasi bu ülkeye gelirken işin başlangıcında bir muhtarlık seçimi vardı.

TBMM’YE SUNDUK, ÇIKMADI, REDDEDİLDİ: Bugün geldiğimiz noktada muhtarlara hak ettikleri yetkileri, hakları teslim ettik mi? Hayır. Elimizi vicdanımıza koyalım, buna ‘hayır’ deriz. Biz muhtarlarla ilgili bir çalışma yaparken arkadaşlara dedim ki ‘Bir bakın bakalım, kaç kanunda muhtar adı geçiyor’. 82 kanununda, 354 maddede muhtar adı geçer. Muhtarları gerçekten demokrasinin temel taşı haline getirmek istiyorsak bir Muhtarlık Yasası’na ihtiyaç var. Bağımsız, tutarlı bir Muhtarlık Kanunu olacak. Bu konuda bir çalışma yaptık. Çalışmayı bütün muhtar derneklerine gönderdik. Çünkü çok fazla derneğiniz var. ‘Eksiğimiz varsa söyleyin, tamamlayalım’ dedik. Bu Muhtarlık Kanunu’nu hazırladık ve TBMM’ye sunduk. Çıkmadı, reddedildi ama sizlerin oylarıyla, Allah’ın izniyle iktidara geldiğimizde bu Muhtarlık Kanunu’nu çıkaracağız.

NİYE SİZİN BİRLEŞİK OY PUSULANIZ OLMASIN: Seçim Kanunu geldi, değişiklik yapılıyor. Arkadaşlar dediler ki ‘Bu Seçim Kanunu’nda hangi önergeyi verelim’. Dedim ki ‘Muhtarlar için birleşik oy pusulası önergesi verin’. Biz de tabii vatandaş olarak gideriz, oyumuzu kullanırız. Mahallemizin muhtarları vardır; gideriz, birisine oy veririz. Şimdi sandığa gidiyorsunuz, kabine giriyorsunuz; kabinde bakıyorsunuz ki sizin oy vereceğiniz muhtarın pusulası yok orada. Birisi almış, cebine koymuş götürmüş. Niye sizin birleşik oy pusulanız olmasın? Sizin birleşik oy pusulanız olur, vatandaş gider, kabine girer, hangi muhtarı beğeniyorsa mührü basar. Diğerleri için var olan sizin için niye yok? Dolasıyla bu, muhtarlığa verdiğimiz değeri göstermesi açısından da son derece önemli.

MUHTARLARIN BAĞIMSIZ BİR YERİ OLMASI LAZIM: ‘Muhtarlık Evi.’ bunu söylediğim zaman çok fazla itiraz geldi. Kimisi kirada oturuyor, kimisi barakada, kimisinin yeri fena değil. Bizim belediye başkanlarımızın büyük bir kısmı muhtarlar için bağımsız, güzel konutlar yaptılar. Muhtar oraya gidiyor, ofisini açıyor, çalışmasını yapıyor. Elektrik, su masraflarını belediye başkanlarımız büyük ölçüde karşılıyorlar. Ama bunu normalde iktidarın yapması gerekiyor, Türkiye’deki tüm muhtarlar için. Muhtarların bağımsız bir yeri olması lazım.

MUHTARIN ELLİ TANE KOLU YOK Kİ: ‘Muhtarlara birer personel vereceğim.’ Bunu söylediğim zaman, ‘Vay efendim muhtarlara personel mi verilir’. Niye? Bizim belediyelerimizin bir kısmında personel veriyoruz zaten. Dünya kadar işiniz var. Sanıyorlar ki muhtarların bir işi yok. Yeni yeni işler çıkıyor, işte icra dosyaları size geliyor. Yüzlerce dosya geliyor. Muhtarın elli tane kolu yok ki. Dolasıyla muhtar da ofisinden ayrıldığı zaman anahtarla kapatmaz. Bir; istihdam sorununa katkıda bulunuyorsunuz. İki; muhtarı rahatlatıyorsunuz. Üç; sizden sonra yeni bir muhtar geldi, yeni gelen kişiye de oradaki bütün çalışmaları aktarmış olacak.

EMLAK VERGİSİNİN YÜZDE 1’İ MUHTARLARA TAHSİS EDİLSE AYIP MI OLUR: ‘Muhtarların bir bütçesi olsun.’ Buna da itiraz ettiler. Şunun için söyledim. Vatandaş en rahat muhtara ulaşır. Kapısı açıktır. Belediye başkanına, milletvekiline daha zor ulaşır. Vatandaşın derdini anlatacağı ilk kişi muhtardır. Diyelim ki çocuğu sınavı kazanmış, İstanbul’a gidecek, kaydını yaptıracak. Gelir muhtara, ‘Ya muhtarım, çocuk kazandı, ellerinden öper, ama gidip gelecek yol parası...’ Şimdi muhtarın böyle bir bütçesi olsa der ki ‘Otobüs biletini ben alıyorum, git falan yerden otobüs biletini al, faturayı bana kessinler, senden bir şey bekliyorum, derslerine iyi çalış’. Bitti. Şimdi, bunu söylediğim zaman itiraz ediyorlar; ‘Efendim parayı nereden bulacaksınız’. Bu kardeşinize güvenin, 27 buçuk yılımı devlette çalışarak geçirdim. 27 buçuk yılımın neredeyse tamamı Maliye’de geçti. Bir muhtar arkadaşımız da var burada, Maliye’de beraber çalıştığımız. Bütçe nasıl yapılır, kaynaklar nasıl sağlanır, israf nasıl önlenir; bütün hayatım bunlarla geçti zaten. Yenimahalle’deyiz, emlak vergisi toplanıyor. Toplanan emlak vergisinin yüzde 1’i muhtarlara tahsis edilse ayıp mı olur? Hayır.

FAKİRE YARDIM YAPARKEN ONUN ONURUNU KORUYACAKSINIZ: Sosyal yardımların muhtarlar aracılığıyla dağıtılması lazım. Bu da bizim öngördüğümüz hedeflerden birisidir. Sosyal yardımlar bizde büyük bir yaradır. Fakire yardım yaparken onun onurunu koruyacaksınız. Fakirliğini afişe etmeyeceksiniz. Bu hukukta da insan haklarında da inancımızda da böyledir. Sağ elin verdiğini sol göremeyecek. Görürse siz kişinin onuruyla oynuyorsunuz demektir.

MUHTARLAR BİRLİĞİ’NİN DE KURULMASI LAZIM: Türkiye Muhtarlar Birliği’nin kurulması lazım. Türkiye Belediyeler Birliği var. Muhtarlar Birliği’nin de kurulması lazım. Sizin çok parçalı bir yapınız var. Bir çatı altında birleşmesi lazım. Muhtar sorunlarının bir ağızdan ve Türkiye genelinde seslendirilmesi lazım.

İKİ KONU KIRMIZI ÇİZGİDİR, BİRİ BAYRAK, BİRİ VATAN: Daha düne kadar komşumuzun kimliğini, inancını, yaşam tarzını sorgulamazdık. Şimdi komşumuzun kimliğini, inancını, yaşam tarzını sorgulamaya başladık. Bu hale geldi toplum. Bu çok tehlikeli bir şeydir. Hepimiz insanız, Allah’ın yarattığı varlıklarız. Kimlik sorgulanır mı? Ben anne, babamı seçme özgürlüğüne sahip miyim? Anne ve babalar bizim şerefimiz, onurumuz, değil mi? Atalarımız, değil mi? Bitti, o kadar. İki konu CHP açısından kırmızı çizgidir. Biri bayrak, biri vatan. Onun dışında hepimiz kardeşiz. Bayrağa ve vatana sahip çıktığımız sürece hiçbir meselemiz yok. Ayrıştırarak, bölerek, kavga ettirerek toplum bir yere gitmez.

DEVLET BÖYLE Mİ YÖNETİLİR: Pandemiyi yaşadık, esnaf büyük sıkıntılar çekti. Dükkanları haftalarca kapalı kaldı. Yardım yaptılar. 1 milyon 384 bin esnafa yardım yaptılar karşılıksız. 4 milyar 622 milyon TL. Doğru, iyi. Az ama 4 milyar 622 milyon TL karşılıksız esnafa yardım yaptılar. Şimdi diyorlar ki ‘Bu 4 milyar 622 milyon TL’lik yardımı size yaptık ama bu vergiye tabi. Bunun vergisini ödeyeceksiniz’. İnsaf denen bir şey var. Siz bunu karşılıksız verdiniz. Borç değil. Bunu biz vergiye tabi tutacağız. Peki, arkadan kur korumalı mevduat getirdiler. Doları olana, ‘Getir kardeşim bozdur, Türk lirasına yatır. Dolar yükselirse garanti veriyorum. İki; ayrıca sana faiz vereceğim. Üç; o faizi de vergiye tabi tutmayacağım’ diyor. Tefeciye faiz vereceksiniz, vergiye tabi tutmayacaksın; esnafa vereceksin 4 milyar TL bir yardım, onu da vergiye tabi tutacaksınız. Vergiye tabi tutmadıkları para ne kadar? 14 milyar TL. 14 milyar TL’yi bir avuç insana veriyorsun, sıfır vergi. Veriyorsun 1 milyon 384 bin esnafa 4 milyar TL, ‘Ben bunu vergiye tabi tutacağım’ diyorsun. 14 milyarı tutmuyorsun, 4 milyarı vergiye tabi tutuyorsun. Ben sizin vicdanınıza sesleniyorum. Devlet böyle mi yönetilir?

DEVLETLERİN PLANLARI OLUR, BİZDE PLANLAR KALKTI: Asla umutsuz değilim. Ben, bu milletin ferasetine güveniyorum. Bu milletin vicdanı var. Eğriyi, doğruyu tartacak ölçecek, biçecek. Sandığa gidince kararını da vermiş olacak. Zamlar… Daha henüz işin baharındasınız. Ben bunu iki yıl önce söylediğimde, gıda kriziyle karşılaşacağımızı söylediğimde niye biliyordum? Rakamlara bakıyordum, ‘Bu iş böyle gitmez, yürümez’ diyorsunuz zaten. Ama bakmıyorlar, araştırmıyorlar. Öngörüleri yok. Günlük yaşıyorlar. Bir devlet günlük yaşamaz. Bir devletin planı olur. Eskiden vardı, Devlet Planlama Teşkilatı. Var mı öyle bir teşkilat? Kalktı. Çünkü plana gerek yok ki. Hepiniz muhtarsanız, ev idare ediyorsunuz, evin de bir planı vardır değil mi? ‘Nereden gelirim olacak, ne kadar harcayacağım’ diye. Devletlerin de planları olur. Bizde çok şükür planlar kalktı. Gerek duyulmadı. O nedenle bu haldeyiz. Plan olmadığı için, gelecek öngörüsü olmadığı için bu haldeyiz. Ama bu halden inşallah hep birlikte çıkacağız. Millet İttifakı olarak çıkacağız.

ALTIMIZ DA DEMOKRASİ KONUSUNDA BİRBİRİMİZE BENZİYORUZ: Bazen diyorlar, ‘Vay efendim altı benzemez bir araya geldi’. Altımız da benziyoruz, demokrasi konusunda birbirimize benziyoruz. Hepimiz demokrasi, insan hakları istiyoruz. Hepimizde memleket, yurt sevgisi var. Ne var yani; her birimizin görüşü farklı olabilir. Arkadaşlar, akıl akıldan üstündür. Bir evde en çok kim tartışır? Eşler. Bir şey söylersiniz, karşı düşünce gelir. Bu kavga nedeni değildir. ‘Belki haklı’ diye düşünürüz ayrıca. Biz de ‘istişare’ diyoruz değil mi? Oturur konuşuruz, uzmanına danışırız bunu. Dolasıyla Türkiye’yi içinde bulunduğu badireden kurtarmamız lazım.”

24 Mar 2022 - 12:58 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Halil - ittifak ettiğiniz tek şey bu ülkeye hizmet eden tayyip erdoğan ı indirmek ama yapamayacaksınız bu millet abdulhamit i indirenlerin kimler olduğunu biliyor ve ona göre hareket ediyor aklım ı karıştıran hanginiz emanuel karasu olacak yoksa hepiniz mi

Yanıtla . 0Beğen . 4Beğenme 24 Mart 13:20