Reklamı Kapat

Dilipak'tan AKP'ye üstü kapalı mesaj: Ben niye size oy vereyim!

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, bugünkü köşe yazısında davalık olduğu AK Parti'ye üstü kapalı mesaj verdi. Dilipak, "Onlardan farkınız kalmayacaksa, ben niye size oy vereyim!" dedi.

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak,  Avrupa Birliği'nin dayatması aile düşmanı İstanbul Sözleşmesi'ni hedef alan "AKP'nin Papatyaları" başlıklı köşe yazısıyla ters düştüğü AK Parti'ye üstü kapalı mesaj gönderdi. 

Bugünkü köşe yazısında parti kavramına değinen Dilipak, "Onlardan farkınız kalmayacaksa, alameti farikanızı kaybedecekseniz, siz siz olmayacaksanız ben niye size oy vereyim" diyerek AK Parti'yi işaret etti.

Dilipak, "Şu parti giderse bu parti gelir. Eee gelirse ya da gelecekse gelir.  Parti “Parça” demek değil mi. Hepsi esas ve usulüne göre aynı şey değil mi, temel yapı itibarı ile. Ama bu bizden! O geleceğine bu gelsin. Gelsin de buna kim karar verecek? Siyaset vekalet müessesesi değil mi? Vekalet alırsa gelir zaten. “Her topluluk layık olduğu gibi idare olunur” denmedi mi bize. Onların oyunu almak için onlara benzer, onlar gibi olursanız, onlardan farkınız kalmayacaksa, alameti farikanızı kaybedecekseniz, siz siz olmayacaksanız ben niye size oy vereyim" ifadelerini kullandı.

Yeni Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak'ın köşe yazısı şu şekilde:

"“Dil”imizi kaybettik. Yani hem lisanımızı, hem kalbimizi kaybettik. 

Anlatılanı anlamadığımız gibi, düşündüğümüzü de doğru ifade edemiyoruz.

İlim üretmeden terim üretemezsiniz, medeniyet üretmiyorsanız kavramınız olmaz. Tarih bilmiyorsanız, etimolojiden haberiniz olmaz. Alameti farikanız ve ona dayalı değer yargılarınız yoksa, epistemolojik bakış açılarınız olmaz. 

Efradına cami, ağyarına mani bir bakış açınız yoksa bir şeyden bir şeyi tam olarak anlayıp ondan gerektiği gibi istifade edemezsiniz. Onu geliştiremezsiniz. 

Folklorik anlamda gelenekle geçmişi tekrarlamayı erdem zannedersiniz.

Pazarda alışveriş ederken ki dille medeniyet inşa edemezsiniz. Hani “kelimelerden bir kelime dikecektik yeryüzüne, Adalet gibi, barış gibi, hürriyet gibi” o kelimelere yeni anlamlar yükleyecektik. Şimdi 2-3 kelimenin baş harflerinden şirket adı gibi, dernek adı gibi yeni kelimeler üretmekle yetiniyoruz, Sosyal mediada emojilerle haberleşiyor gençler. 

Ama öte yandan; Meta Verse, Humanoid, Klonoid, Siborg, Trans Humanizm, Neura Link filan diyoruz, Radyo-Televizyon der gibi. 

Bir de çikolata ithal eder gibi, Irak’ın işgalinde “Sorti”yi öğrendik, sonra salgın oldu “Pandemi”yi öğrendik, ardından “Mutasyon”, “Varyant”ı öğrendik, Dalan geldi, “alt geçit- üst geçit“ yerine “Viyadük” demeyi öğrendik. “Parti”miz var, “Parlamento”muz var, enflasyonla uğraşıyoruz, organik takılmaya çalışıyoruz, hijyene dikkat ediyoruz, geçinip gidiyoruz işte! Tamam da, şu parti giderse bu parti gelir. 

Eee gelirse ya da gelecekse gelir.  Parti “Parça” demek değil mi. Hepsi esas ve usulüne göre aynı şey değil mi, temel yapı itibarı ile. Ama bu bizden! O geleceğine bu gelsin.

Gelsin de buna kim karar verecek? Siyaset vekalet müessesesi değil mi? Vekalet alırsa gelir zaten. 

Zorla vekalet olur mu? 

Arayan Rabbini de bulur, belasını da. Tencere yuvarlanıp, kapağını bulur. “Her topluluk layık olduğu gibi idare olunur” denmedi mi bize. 

Onların oyunu almak için onlara benzer, onlar gibi olursanız, onlardan farkınız kalmayacaksa, alameti farikanızı kaybedecekseniz, siz siz olmayacaksanız ben niye size oy vereyim. Siz siz olunca sizi istemeyeceklerse, niye size benzemeyenleri onların talepleri doğrultusunda yönetmek istiyorsunuz ki.

Onlar size inanıyor ve güveniyorsa zaten sorun yok demektir. 

Bir topluluk mesela “Allah’ın ipi”ni bırakmışsa, siz o topluluğu “Allah’ın ipi”ne tutunmaya çağırmayacaksanız ve onlar sizin davetinize icabet etmeyecekse, “Allah’ın gazabı” onları bulacaktır. 

Bunu kimse engelleyemez. 

O zaman niye “Hayırlı olanı istemek” yerine belli bir sonucu ısrarla istersiniz ki! Unutmayalım ki, “Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmeyiz Allah bilir.” Ve bilelim ki, servet ve siyaset, şöhret gibi şeyler konusunda, zaman içinde, onlara sahip olan ya da onlardan mahrum olanlar arasında kötü olanlar iyi, iyi olanlar kötü olabilir. Varsayalım kötüler geldi. Demek ki Allah bizi zor imtihanla imtihan etmektedir. Bizim ellerimizle onları cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek istemektedir. Belki de bize verilen imkanları biz doğru kullanmadığımız için Allah bizimkileri mahrum bırakmak, zalimlere fırsat vererek, onları başımıza musallat ederek bizi cezalandırmak istemektedir. Bu işler böyle değil mi? 

Kitapta böyle yazmıyor mu?

Ne çok “ama”, “fakat”ımız var. 

Herkes kendi günahını, ayıbını gizlerken ötekinin günahını ayıbını, mübalağa ederek anlatıyor. 

Eğer siz kendi adamınızın yaptıklarını gizlerken, ötekininkini abartarak anlatanlardansanız, siz zalimlerin ta kendilerisiniz. 

Hani biz söz vermemiş mi idik, “Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalime karşı olacak, işi ehline verecek, bir topluluğa olan öfkemiz bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek ve adil şahidler olacaktık”. 

Böyle yapmazsanız, Allah (cc) kiminizi kiminizin başına musallat ederek sizi cezalandıracak, rezil rüsvay edecektir. Onlar sizin, siz onların ayıbını ortaya dökeceksiniz. Kınayanın kınanandan farkı olmadığı bu çamur deryasında birbirinizin zebanisi olacaksınız.

Ne kadar çok “ama”, “fakat” diyorsanız, büyük ihtimalle, siz başkalarının şeytan’ını taşlarken, kendi şeytanınızı korumaya çalışıyorsunuz demektir. 

Unutmayın, Hz. İbrahim, Hz. Haacer, Hz. İsmail birbirinin Şeytanını değil, kendine gelen Şeytanı taşladılar. Siz bu 3 ayrı Şeytan taşlama olayında, sadece binlerce yıl önce yaşanan bir hadiseyi, sadece seremoni olarak tekrarlıyorsanız, siz bu işten hiçbir şey anlamamışsınız demektir. 

“Ötekilerin şeytanını” değil, asıl taşlamanız gereken şeytan, size gelen, kulağınıza fısıldayan, nefsinize taht kurup oturan(!), Salihlerin “Ya Rab, beni nefsimle baş başa yalnız bırakma, beni bana bırakma” diye duasında anlatılan Şeytandır. Sana ait olduğunu zannettiğin hiçbir şey sana ait değil, sadece makam, servet değil, bedenin de, ruhun da sana ait değil. Onlar Rabbinin sendeki emaneti, nişanesidir. Hepsinin hesabının sorulacağı bir gün var. 

“Senin bedenin sana ait değil”. “Sana aid olduğunu sandığın”, hiçbir şey sana ait değil. “Sana kimse karışamaz” değil. Biz sadece ruh, can, nefs ve akıldan mürekkeb değiliz. Bir de bizi kuşatan melekler, cinler ve şeytanlar var. 7 kişilikten oluşur bir insan ve bunlardan sadece aklı sınırlı olarak siz yönetirsiniz. 

Vahiy ise aklın pusulasıdır. Hakikatin bilgisi olmadan insan gerçekler dünyasında yolunu bulamaz. Hayallerinin peşinde koşarken ya siyasetin parıltılarına kapılır ya da artırılmış sanal gerçekler peşinde cennet hayali ile cehenneme, kaçtığını sandığı şeye doğru koşar. 

Sahi, ne patırdayıp duruyorsunuz ki! Allah sizi mallarınız, canlarınız ve sevdiklerinizle, nimetlerini, size verdiği imkanları kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edeceğini söylemedi mi! “Ebed sevdası”na kapılanları Allah zelil eder ve mahrum bırakır. Çünkü “Ezeli ve ebedi olan” yalnız O’dur, O! Hal böyle olunca dikkatli olalım.

Yunus ne diyordu; “Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim, bana seni gerek seni”. 

“Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun” diyordu bir de değil mi? Biz bal tutup parmağını yalayanlardan olduk ve şeker katkılı bal peşinde koşuyoruz. Biz hayırlı olanı isteyelim. Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi olmayı isteyelim. 

Allah bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek ister. Ama korkarım “biz zalimlerden olduk”! Ve servet ve iktidar şeytanın oltasına taktığı yem gibi! Sanki kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyoruz. Hani, İsrailoğulları, başlarında Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. Yuşa, Hz. Asiye olduğu halde, bir mucizeyi topyekûn yaşamışlardı. Gökten kudred helvaları, bıldırcın kebabları indirilmişti. 

Allah onları diğerlerinden üstün kılmış, düşmanlarından kurtarmış ve cömert ikramlarda bulunmuştu da, onlar Allah’ın ipini bırakıp sapıtınca, Sina’dan Kudüs’e giden 10 günlük yolculuklarını 40 yılda tamamlamalarına sebeb olan Tih Çölü’nde trajik bir yolculuğa mecbur bırakmıştı. 

Hem de daha Sina da arkalarında on binlerce mezar bırakarak. 

Talut-Calud olayını hatırlayın, 70.000 kişilik ordundan nehri geçerken geriye kalan sadece 1’i çocuk 301 kişiydi. Zafer o çocuk olan 1 kişinin sapanındaki taşta gizliydi.

Pusulasını ve rüzgarını kaybetmiş yelkenli bir geminin gece karanlığında sisli bir havada, çalkantılı bir denizde yol alması ne kadar zorsa, aynı durumda olan herkesin de başına gelecek olan aynısıdır. Zafer, o gün çocuk olan, zırhı ve kılıcı olmadığı halde Tanrı / Kıral Talut’u öldüren Davud’un sapanındaki taşta gizli sır neydi!. Allah’ın yardımını diliyorsanız, önce kendinizi gözden geçirin. Allah’ın rahmetini çağıran söz, iş ve kişilerle beraber olun, Allah’ın gazabını çağıran taşlanmış şeytanın hoşnut eden, söz, iş ve kişilerden uzak durun. Sadece mevzuat hesapları ile zafer hayal edenler yanılırlar. Kadere, rızga, ecele hükmeden bir Allah var. O, bir şeye hükmederse, esbabı ile birlikte o şeyi halkedendir. O, kapalı kapılar arkasında konuşulanları, tuzak kuranların tuzaklarını gören ve bilendir. Mekerallahu! 

Selâm ve dua ile."

23 Mar 2022 - 09:57 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

08

Kartal - Aman sen verme kalsın. Helalimize haram katmayalim. Sizin gibi yaratıklar siyasetin çöplüğünde ki siyasetçilerden aldığı sufleleeri yazsınlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Mart 14:29
06

Zalimlerden Etme Bizi. - Allah zalimlerin sonunu tarihte nasıl hazırladıysa, günümüzde de bunu gerçekleştirecektir, şüphe yoktur. Umarım zalimlerin yanında olduğunu farketmeyenlerden olmayız.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Mart 22:02
05

Metanet Yazıcı - Evet görünen o ki; Siz zalimlerden oldunuz!..

O kadar biliyorsun da; neden bu nasihatları kendine uygulamıyorsun?

Bu kaçıncı NAKARAT⁉️ Ak Partili Bacılarımıza O ÇİRKİN Yakıştırmada bulunman kabahat olmuyor; Onların Hakk araması KABAHAT oluyor, öyle mi?? HAZİMSİZLİĞİN DİNMEDİ GİTTİ..!

Bu kaçıncı isyanın⁉️ Kaçıncı dile getirmen? Tabiî kendi zaviye'nden...

Bitmedi gitti kinin/nefretin!

Nedir ALIP/VEREMEDİĞİN? ERDOĞAN Seni Danışman almadığı için mi?; Şu DİNMEYEN KARIN-AĞRIN??

Hanı AKIL SATIYORSUN YA; " Her Şey ALLAH'DAN, Her Şey Sinav İçin"

PEKİ, Sen muaf mısın bu SINAVDAN?! Mahkemeye vermelerini NEDEN Sindiremiyorsun içine? Ne bu büyüklenme? Ne bu EGO/KİBİR?? Müjdelendin mi?

PARTİLER ARASINDA BİR FARK YOKMUŞŞ!

VAYY BEE? AŞMIŞSIN... PEKİÎ Senin farkın NE? Onbinlerce yazar/çizer var, Sen de onlardan birisi sadece.. Aa Pardon HAKKINI TESLİM EDELİM: Kendini Abartmakta, Böbürlenip, Kibirlenmekte, Üstenci Söz ve Tavırlarda; İnsanları ADETA Hipnoz edip, Hükmetmeye yeltenmekte, zihin bulandırmakta Çok AMA ÇOK MAHİR SİN! Hülâsa İyi bir oyuncusun, HAKKINI TESLİM ETMEK LÂZIM? Her yer SAHNE Senin için...

Ak Partiyi, Dolayısıyla; ERDOĞAN'I

Diğer Parti ve LİDER(!)LERLE AYNI DÜZEYDE GÖRÜP; "ARALARINDA HİÇBİR FARK YOKTUR" Diyen kişi; ASLA NORMAL OLAMAZ! Ya AKLİ-DENGESİ BOZUKTUR,

YA DA BAŞKA HESAPLAR İÇİNDEDİR...

İNSAN HAYÂ EDER BE‼️

ERDOĞAN; Kılıçdaroğlu ve diğerleriyle

AYNI KEFEDE?

YAZIK..!

MİLYON DEĞİL, MİLYAR KERE YAZIK.!!?

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 23 Mart 15:24
04

Gençtürk Emlak - Bu saatten sonra ak partiye oy vermemek akıllan filan bağdaşmaz ak partiye niye oyveresin şükür terörü bitirdik sağlıkta çok güzel şeyler yapıldı bunu görmemek ihanettir savunma sanayini yüzde yırmilerdr seksenlerin üzerine çikti şu anda dünyaya yönetecek durum geldik allaha şükür ama siz terörü neden bitirdiniz ülkeyi niyakalkindirdinşz derseniz vermezsiniztabi

Yanıtla . 2Beğen . 7Beğenme 23 Mart 15:10
07

Salih - @Gençtürk Emlak 04 nolu yoruma cevabı: Terörün bittiğini mi söylüyorsun? Dünyayı yönetecek duruma mı geldiniz? Savunmada yüzde seksen falan. Hangi ülkede yaşıyorsun? Ülkenin ekonomisini batırdınız. Gelecek 50 yılını çaldınız Türk milletinin. Boş konuşma.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Mart 04:13
03

Akp Hep Kendine Oynuyo - Zaten bu saatten sonra AKP ye oy vermek için Akıl yoksunu olmak gerek.

Yanıtla . 7Beğen . 2Beğenme 23 Mart 14:52
02

Ercan - Ağzınıza Yüreğinize sağlık hocam Bunların hepsi aynı

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 23 Mart 14:14
01

PutizmeTapmaz - biz seni niye dinleyimki, dün rte için fetva veriyordun

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 23 Mart 12:03