Reklamı Kapat

AKP'ye yakın yazardan Furkan Vakfı çıkışı: Utanç verici devlet şiddeti

Yeni Akit yazarı Kenan Alpay, Furkan Vakfı mensuplarına yönelik polis tarafından Adana'da yapılan müdahaleyi sert şekilde eleştirdi.

Büyütmek için resme tıklayın

Yeni Akit yazarı Kenan Alpay, Furkan Vakfı gönüllülerine yönelik Adana'da emniyet güçleri tarafından yapılan kötü muameleye sert şekilde tepki gösterdi.

Bugünkü yazısında söz konusu çirkin müdahalenin adaletle bağdaşmadığını vurgulayan Alpay, "Niyeti ne kadar çirkin olursa olsun basit ve sınırlı bir protestoya izin vermeyerek bilakis Türkiye’nin en önemli şehirlerinden birinin sokaklarını utanç verici devlet şiddetiyle itibarsızlaştırmak, kirletmek ve kanatmak hepimiz için ağır bir yük olmuştur" dedi.

İşte Kenan Alpay'ın yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

"Adana’dan gelen görüntüler İçişleri Bakanı ve Adana Valisi’nin söylediği gibi birkaç çürük elmanın basit bir yetki aşımından, orantısız güç kullanımından ibaret değil maalesef. Adana sokaklarından gelen görüntüler o derece kötü, çirkin ve üzücü ki öyle “tahrik ettiler, hakaret ettiler veya istismar ettiler” gibi mazeretlerle geçiştirilebilecek boyutta değil asla. Bu nasıl bir emniyet ve devlet mantığıdır ki tahrik olmaya teşne, hakaret karşısında vazife ve salahiyetlerini çiğnemeye heveskâr bekliyor. Devlet ciddiyeti, kanuna bağlılık sabun köpüğü müdür ki böyle kolayca uçup gidebiliyor!
Kadın erkek demeden bir yandan coplayıp diğer yandan biber gazıyla gaddarca müdahaleyi meşru ve zaruri kılacak hangi tehdit veya şiddet eylemi zuhur etti protestoculardan? Saatler süren müdahale açıkçası Adana Valisi ve Emniyet Müdürü adına sadece kifayetsizliği değil kanunsuzluğu da işaretleyen kaos ve şiddet görüntüleriyle ilmik ilmik örülmüş durumda. Niyeti ne kadar çirkin olursa olsun basit ve sınırlı bir protestoya izin vermeyerek bilakis Türkiye’nin en önemli şehirlerinden birinin sokaklarını utanç verici devlet şiddetiyle itibarsızlaştırmak, kirletmek ve kanatmak hepimiz için ağır bir yük olmuştur.
“İşkence ve kötü muameleye sıfır tolerans” söylemini pratiğe dönüştüren bir siyasal iktidarı cadde ve sokaklarında kafa kol kırılan, kadın erkek demeden yerlerde sürüklenen, yüzlerce binlerce kayıt cihazı çalışırken dahi mahalle kavgası veya çete savaşları görüntüsüne mahkûm eden teamüllerle kuşatmaya kalkmak büyük bir cürettir.
Haklı ve zaruri vurguları aşan her türlü beka kaygısı, ardı arkası kesilmeyen komplo teorileri, dünyanın hemen her köşesindeki gelişmeleri doğrudan Türkiye’ye yönelik tehditler kategorisine sokan takıntılar toplumu da bürokrasi ve siyaseti de paranoyak hale getiriyor.
Devletin putlaştırıldığı, bürokrasinin kutsallaştırıldığı, temel hak ve özgürlüklerin her an geri alınabilecek lütuflar olarak görüldüğü zihinsel ve duygusal bir salgın hastalıkla kuşatıldığımızı artık fark etmeliyiz. “Haini bitmeyen ülke, yüz binlerce casusun cirit attığı memleket” türü benzetmeler artık emekli kahvehanelerini aşıp sosyal medya trollerine, yerli ve milli dizilerin kahramanlarının repliklerine daha fazla istikamet belirledikçe basiretler bağlanıyor, gözler ve kalpler körleşiyor.
Hiçbir toplum kronik bir devlet düşmanlığı ile fanatik bir devletçilik arasında salınmak mecburiyetinde değildir.
Bu ülke ve toplum eğer ahlaki ve hukuki ilkelerin daha sağlam olmasını istiyorsa eğer güvenlik ve refahın daha ileri aşamaya geçmesini özlüyorsa bu hedefe devleti kutsallaştırarak veya milliyetçiliği tırmandırarak asla varamaz.
Devlet, siyaset, bürokrasi, medya, sivil toplum gereğince özeleştiri yapmadan bu toplum huzura kavuşamaz.
Yaşanan manzara “birkaç çürük elma” mazeretçiliğinin çok ötesinde seyretmektedir. Yaşanan sıkıntıları görünmez kılmak, konuşulmaz hale getirmek yarayı kangrene çevirmekten başka sonuç da vermeyecektir.
Onca görüntüyü devlet adamlarının ağır, oturaklı beyanlarıyla tekzip etmek de toplumu ikna etmek de beyhude bir çaba olacaktır.
Şu valiyi, bu müdürü, filan siyasiyi koruyalım derken adaleti, hukuku, toplumun geleceğe dönük ümitlerini hepten korumasız bırakmayalım.
Sorunu inkâr etmenin, arızaları hafife almanın siyaset ve devlete de topluma da maliyeti her zaman büyük olmuştur.

22 Mar 2022 - 03:35 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

Engellenemeyen - Devlet te Hükümet te Millet içindir.

Şu devlet denilen yapı kimlermiş bir tanıyalım.

Bizim seçmediklerimiz bizi yönetemez. Devletmiş! Kimmiş o bu çıksında görelim.

Halka kafa tutmayn! Bu millete düşmanlık yapmayın!

Kimlere hizmet ettiği belli olmayan, ne olduğu belirsiz, Allahsız, İslam düşmanı faşistler bizim devletimiz olamaz b kabul edilemez. Ne hükümet ne devlet ne polis hiçbirşey olamazsınız. Kim olduğunu bile bilmedikleri yapıların yalakalığını yapanların nasıl bir karaktersiz oldukları bu olaya verikleri tepkiyle daha net ortaya çıktı. İyi oldu diyor bazı alçaklar, olayı mı bilmiyor yoksa birilerine yaranmaya mı çalışıyor. Bilmediği konuda konuşan ahmak bilerek böyle yorumlar yapanlar hem ahmak hem karaktersizdirler. UTANMAZLARA BAK!

hepsi ortaya çıkacak. Hepsinden hesap sorulacak, bu halka yaptıkları hainliklerin hesabını veremeyecekler ve ağır ceza alacaklar. ALLAH'IN EMRETTİĞİ KANUN, HÜKÜM, SİYASET, YAŞAM BİÇİMİ OLAN İSLAM UYGULANACAK ALLAH'IN İZNİYLE.

DAHA UYUTAMAZLAR BU MİLLETİ.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Mart 02:15
02

Çağlar 58 - Az bile yapılmış kimse devletten üstün değil bu maşaların sahipleri ne amaçlıyor devletin bunlara en ufak bir taviz vermemesi lazım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Mart 06:50
03

Hak Adalet - @Çağlar 58 02 nolu yoruma cevabı: adalet sana da bir gün lazım olur. o zaman ah vah edersin birader.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Mart 18:24
01

Mazlum - Allah senden razı olsun. Güç ve azameti artık Allah'a bırakma ve tövbe zamanı. Islami oluşumlar artık kendilerine çeki düzen vermeli, ıktidar da vicdanı ve islâmî muhasebe yapmalıdır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Mart 06:11