Reklamı Kapat

Gün doğmadan bir şiir doğar

Gün doğmadan bir şiir doğar

Hatice Çay

Kar hiç şüphesiz ki çoğu insan için derin bir manaya sahiptir. Beyazlığı, yumuşaklığı temizliği ile masaldan gerçeğe dökülür sanki bir mucizedir. Kar için yazılan şiirler öyküler sayılamaz çokluktadır. Her şeyden evvel kar Allah’ın varlığının güzelliğinin ve güçlülüğünün bir ispatıdır. Yıllarını kar kristallerini çekmeye adamış olan fotoğrafçılar hep aynı şeyi söylerler kar kristallerinin biri bile aynı değildir, her birisinin kendine özgü yapısı ve görünümü vardır. Kolye ucu olarak da zarif bir seçimdir kar tanesi. Gelelim Sezai Karakoç’un Kar şiirine satır satır iştirak edelim kara. Masumluğun ve temizliğin ete kemiğe bürünmüş hâli olan kar, toprağı tuttuğunda ona da masumiyetini bulaştırır. Bembeyaz bir örtü tüm kir ve kusurları örter. Adeta kâinatı beyaz bir yorgan kaplamış ve çirkinliklerini örtmüştür. Aldığı ışığı yansıtır karanlık evlere, apaydınlık olur evler. Tâ ki karlar eriyip şehir eski görünümüne dönene kadar insana her yer cennet gibi görünür, her yer tertemiz her yer bir masalın parçası. “Karın yağdığını görünce/ Kar tutan toprağı anlayacaksın”. Toprak kahverengisinin yanı sıra verim de kazanmıştır yağan kar ile. Kökler beslenmiş, mineraller yenilenmiş ve ekinler için muhteşem bir yetiştirme alanı oluşmuştur toprağın bağrında.

Kar içinde yanan kar’ı anlayacaksın

Kar yağar toprağı tutar, sonrasında sert rüzgârla buzlanır üzerine yeniden kar yağar yeniden yoğunluk ve yumuşaklık oluşur fakat biraz dikkatli bakılırsa karın altında buz tutmuş olan kar fark edilir. “Kar içinde yanan karı anlayacaksın”. Kar karın içinde yanan pekişir birleşir. Burada yanma bir nevi üşüyünce ellerimizde yanaklarımızda hissettiğimiz yanma duygusunun karla özdeşleştirilmesidir.

Rikkat anındayız

Kuşkusuz şiirin en tartışmalı ve çarpıcı mısrası şudur: “Allah kar gibi gökten yağınca”. Allah’a mekân biçmek ya da Allah’ı bir şeye benzetmek doğru değildir ve kuşkusuz Sezai Karakoç da bunun bilincinde olan bir üstad. Peki, bu mısranın manası ne ola diye düşününce anlıyoruz ki bir rikkat anındayız. Etrafımızda kimse yoktur ve kalbi bir yönelişle tüm kalbimizle Allah’a teslim olmuşuzdur ve belki dua belki bir yakarış anındayız. Allah bizi kuşatıyor ya… Allah bizi aşkla sarıyor ya… Allah bize şahdamarımızdan yakın ve Allah bize biricik yâr ya… Duamızda üzerimize bir şey yağıyormuş gibi bir ferahlık bir his… Kar gibi bizi örten bize yumuşaklık veren içimizi ürperten ama aynı anda da çok sevindiren bir his… Aşksa bu aşk… Allahın varlığından bir işaret bir güzellik. Bizi sarıp sarmalayan sonsuz merhamet sonsuz mutluluk ve huzur… Bu rikkat insanı ürpertirken bir diğer yandan içini ısıtır:  “Karlar sıcak sıcak saçlarına değince” . Bazen sarsıla sarsıla ağladığımızda, dünyayı bir kenara bırakıp her şeyin bir yalandan ibaret olduğunu düşünerek ağladığımızda duyduğumuz his de böyle değil midir? Ürperme ve yanma bir arada. Allahın varlığı da bir arada. Duyulan mahcubiyetle başımızı önümüze eğeriz: “Başını önüne eğince/ Benim bu şiirimi anlayacaksın”. Kendimizi dışarıda kalmış gibi hissettiğimizde, bir belirsizlik içinde kalıp üzüldüğümüzde: “Bu adam o adam gelip gider/ Senin ellerinde rüyam gelip gider/ Her affın içinde bir intikam gelip gider”. Kar içinde yanan kar ile af içinde yanan intikam aynı anlamdadır aslında. Af intikamı, kar içinde yanan karı eritir.  Şiirin son dizesi muhteşem bir mısra içerir. Umut dolu pırıl pırıl, tüm intikamı silip yok eden ve kar ferahlığı sunan bir mısra: “Ruhum seni düşününce ışıdı”. Belki de sevginin en temizi gerçeği budur. Söylenebilecek en güzel söz budur.

12 Oca 2015 - 22:53 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?