Reklamı Kapat

Milli Görüş Niçin ve Nasıl

Milli Görüş Niçin ve Nasıl?

Bu büyük milletvekili seçimi, sadece ülkemiz bakımından değil, bütün insanlık bakımından fevkalade ehemmiyete haizdir ve bir dönüm noktasıdır. Bu sebepten dolayı tarihi bir seçimdir. Onunla ilgili çalışmalar da tarihi çalışmalardır.

Bu seçim başlarken; bize Saadet Partisi olarak; önce 17 Ekim günü; muhteşem bir kongre yapmak nasip oldu. Bütün inanan insanlar, aşklarını, azimlerini ortaya koydular, yani 3. Şahlanış böylece başladı.

Fiilen başlanan bu şahlanışın, bir duasını yapmak lazım geliyordu, bu dua 26 Kasım Cuma günü İstanbul?da Eyüp Sultan Hazretlerinin dizlerinin dibinde yapıldı. Cihadın sembolü olan; müstesna insan Eyüp Sultan Hazretleri?nin şefaatinden Cenab-ı Allah hepimizi ayırmasın. Saadet Partisi?nin, 12 Haziran 2011 seçimlerine ait olan seferberliğinin duasını, Eyüp Sultan Hazretlerinde yapması tesadüfî bir olay değildir. Büyük mana taşıyan bir olaydır. Böylece seferberlik ilan edildi, kollar sıvandı, çalışmalar başladı.

Şimdi ilk iş olarak bu seçimlerde, 7 ay milletimize ne anlatacağız? Seçimlerde yapılacak olan konuşmaların temel esaslarını özet olarak ortaya koymak maksadıyla bu konferansı ?SAADET PARTİSİ İKTİDARI; MİLLİ GÖRÜŞ İKTİDARI NİÇİN? VE NASIL?? adı altında tertip edildi.

Gayemiz aziz milletimize hizmet etmek, doğruyu bulmak ve kurtuluşa ermektir.

Hemen şunu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Bize geliyorlar bendenize diyorlar ki: ?Yahu sizin ve senin zorun nedir Allah aşkına? Allah nasip etmiş, büyük bir hareketin başlamasına vesile olmuşsunuz. Yetiştirdiğiniz talebeler iktidar olmuş. İki tane cumhurbaşkanı yetiştirmişsiniz, üç tane başbakan yetiştirmişsiniz. Bunlar iktidardalar, memleketi güzel bir şekilde idare ediyorlar. Bu durum karşısında sizin zorunuz nedir?  Allah aşkına.?

Dışarıdan bakıldığı zaman bu sual haklı ve yerinde bir sualmiş gibi zannedilir. Hemen belirteyim ki; ?Siz bu gençlerle iftihar etmelisiniz, bunlara sahip çıkmalısınız, bu şeref sizin şerefinizdir ve böylece bunlarla işbirliği içerisinde çalışmalarına yardımcı olmak suretiyle bu gidişatı desteklemelisiniz? diyorlar. Hemen ifade edeyim ki; bu günkü iktidar olan AKP yöneticileri olan evlatlarımız, bizim evlatlarımızdır, doğru. Kendilerine olan sevgi ve şefkatimiz aynen devam etmektedir. Bu da doğru bir husustur. Bunlara aferin deyin ve bunlar vasıtasıyla siz de şereflenin, diyorlar. Dışarıdan bakarsanız; doğru yahu bu akıllıca bir iş, kolay bir iş, demeyi doğru görebilirsiniz. Fakat hemen size şunu ifade edeyim ki; bunların her seçime büyük nispette oy almaları karşısında dünyanın her yerinden ben onlardan daha çok tebrik telgrafı alıyorum. Evlatların ülkenin idaresine geçti, böylece bu sizin şerefinizdir diyorlar. Ve bu büyük tebriklerle dünyanın her yerinden mesajlar alıyorum, telgraflar alıyorum. Sevgimiz de aynen devam ediyor, şefkatimiz de aynen devam ediyor. Bunların hepsi birer gerçektir. Bir başka gerçek daha var, bu evlatlarımızın iyi niyetlerinden yaptıkları şeyleri memlekete iyilik olsun diye yaptıklarından da kesinlikle eminim. Hiçbir şüphem yoktur. Bilerek memlekete kötülük yapmak istemezler.

Fakat bu iyi niyetlerine rağmen politikaları yanlıştır. Dolayısıyla; vatan ve millet sevgimiz, yanlış politikalarını düzeltmek vazifesini yerine getirmemizi, bize bir vecibe kılmaktadır. Bu konferansımızı ve Türkiye sathındaki bütün çalışmalarımızı bu şefkat ve vatan sevisinden dolayı yapıyoruz. Bunların politikaları hakkında yaptığımız tenkitler, şahıslarına olan sevgimizle ilgili değildir. Politikalarının yanlışlıklarını kendilerine göstermek maksadıyladır. Ne demek istediğimizi bu konferansımızın sonunda hep beraber daha iyi anlayacağımız kanaatindeyim. Mili Görüş zihniyetine dayanan, bir devlet düzenin kurulması ve bu düzenin Mili Görüş zihniyetine göre yürütülmesi demektir.

MilLi Görüş İktidarı Nedir?

Mili Görüş zihniyetini tanıyarak ancak bu iktidarı tanıyabiliriz.  Mili Görüş zihniyeti; diğer zihniyetlerden temel farkı, hak anlayışındadır. İki türlü hak anlayışı vardır insanlık tarihinde;

1.         Peygamberlerin insanlığa öğrettiği doğru hak anlayışı.

2.         Firavunların takip ettiği hak anlayışı.

Milli Görüş doğru hak anlayışıyla bezenmiş olan bir görüştür. Mili Görüş; bu sebepten dolayıdır ki Hakk?ın ancak 4 sebepten doğduğuna inanır.

Hak sadece şu 4 sebepten doğar:

1.         İnsan olmak hak sebebidir. Cenab-ı Hakk?ın bütün insanlara verdiği temel insan haklarıdır.

Bu haklar beş tanedir

a.         Herkesin hangi inançtan, hangi ırktan, dinden ve renkten olursa olsun yaşama hakkı vardır.

b.         Herkesin ırz ve namusunun korunması hakkı vardır.

c.         Herkesin mülkiyet hakkı vardır. Alnının teriyle kazandığı helal kazancını elinden alamazsınız.

d.         Herkesin aklının korunması hakkı vardır. Akıl insanlığı kurtaracak olan en son can simididir. Bunun korunması insanlığa yapılacak en büyük hizmettir.

e.         Herkesin inanç hürriyeti vardır.

İnanç hürriyetinde 4 dört bölüm vardır:

I-         İfade hürriyeti; ben böyle inanıyorum denilebilmelidir.

II-        Aynı inancı paylaşan insanların bir araya gelip cemiyet kurma, örgüt kurma hakları, inanç hürriyetinin ayrılmaz bir parçasıdır.

III-İnancını öğrenmek ve öğretmek inanç hürriyetinin ayrılmaz bir parçasıdır.

IV-İnandığı gibi yaşamak, ibadet hürriyeti insanların temel insan hakları arasında yer alan en mühim haklardan birisidir. Bir ülkede bu saydığımız haklar tam manasıyla yoksa o ülkede insan haklarının bulunduğundan bahsetmek mümkün değildir. İnsan oluş dolayısıyla Cenab-ı Hak bütün insanlara eşit olmak üzere insan haklarını vermiştir. İnsan olmak; bu hakların sahibi olmak için yeterlidir.

2.         Emek hak sebebidir. Ben çalışmışım, sizin nimetinizi artırmışım, külfetinizi azaltmışım. Bu bana hak kazandırır size vecibe doğurur. Hak böylece emek ile kazanılır.

3.         Rıza ile yapılan mukavele bir hak sebebidir.  Beraberce oturmuşuz bir anlaşma yapmışız.  Karşılıklı vecibelerimiz var, bunlar bize hak doğurur.

4.         Adalet hak sebebidir. Üç kişiyi çalıştırmışsınız aynı işi yaptırmışsınız. Birine 500 TL yevmiye verdiyseniz öbür ikisine de 500 TL yevmiye vermeniz gerekir. Adalet bunu gerektirir.

İşte hak bu 4 sebepten doğar, başka hiçbir sebepten dolayı hak doğmaz.

Firavunların insanlara telkin ettikleri ve inandıkları ve kullandıkları hak anlayışına gelince, bu yanlış hak anlayışına göre de hak 4 sebepten doğar. Ama bu sebepler faklıdır.

1.         Kuvveti hak sebebi sayar. Firavuni düşünce, ?Kuvvetim var, yapabiliyorum, öyleyse istersem yaparım.? Öyle yağma yok. Kuvvet; Hakk?ın emrinde olduğu müddetçe bir değer taşır, izzet ve şeref taşır. Hakk?ın karşısına geçtiği zaman zalim olur, zülüm olur. Bu sebepten dolayı; kuvvet hak sebebi olamaz. Ama firavunların görüşüne göre kuvvet hak sebebidir.

2.         Çoğunluğu hak sebebi sayar. Çoğunluk bende, öyleyse mutlaka benim dediğim olacak. Azınlığın da mutlaka temel insan hakları vardır. Bu hakları çoğunluk olduğun için çiğneyemezsin. Çoğunluk ayrıca bir hak sebebi değildir.

3.         İmtiyazı hak sebebi sayar. Ben beyazım, sen siyahsın, ben arabaya bineceğim, sen iteceksin. Ben Romalıyım sen taşralısın, ben hükmedeceğim, sen köle olacaksın. Kendisinde imtiyaz görmek, firavuni bir düşüncedir. İmtiyazdan dolayı hak sebebi olmaz. İnsanlar eşittir, imtiyaz hak sebebi olamaz.

4.         Menfaati hak sebebi sayar. ?Benim menfaatim var Irak petrollerinde, giderim menfaatimden dolayı Irak?a her türlü müdahaleyi yaparım. Bu benim hakkımdır? zannediyor adam. Nasıl ki balıklar gökyüzünü, yıldızları ve güneşi bilmezler. Çünkü suyun içindedirler. İşte yanlış medeniyetler içerisinde yetişen insanlar da hakiki hak anlayışını bilmedikleri için kendilerinin hak zannettikleri şeyi,  gerçekten hak gibi görüyorlar. Bunların eğitilmesi lazım. İnsanlığın saadeti için.

Mili Görüş zihniyetinin temeli doğru hak anlayışına dayanır. Diğer batıl zihniyetlerin temelleri ise yanlış hak anlayışına dayanır. Mili Görüş, doğru temel hak sahibi inanışına sahip olduğundan dolayıdır ki; diğerlerinden farklı olarak, diğer görüşlerden farklı olarak solcuymuş, liberalmiş, muhafazakârmış bir sürü uydurma boş lafla tanımlanamaz.

Bunların hepsi temelden sakattır, bozuktur, birer hastalıktır. Eğitim yoluyla tedavileri gerekir.

(Devam edecek.)

(Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın  Son Konferansı-08.12.2010)

12 Şub 2015 - 23:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?