Reklamı Kapat

Kurdaş, AKP'nin seçim hilesini açıkladı: Seçmenle resmen savaşıyorlar

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5'te 'Buyurun Başlıyoruz' programında ülke gündemine dair önemli açıklamalar yaptı.

Kurdaş, AKP'nin seçim hilesini açıkladı: Seçmenle resmen savaşıyorlar
Video için play'e tıklayın

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5'te 'Buyurun Başlıyoruz' programında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Seçim atmosferine girileceğinin işaretlerinin alındığı bugünlerde AKP'nin öncülüğünü yaptığı Cumhur İttifakı'nın seçim barajı konusundaki adımlarına değinen Kurdaş, atılan adımları seçmenin tercihine yönelik bir manipülasyon olduğunu ifade eti.

"BU İKTİDAR SEÇMENLE SAVAŞ HALİNDE"

Seçim kanununun değiştirilmesiyle ilgili algı ve manipülasyon tekniklerinin insanlardaki olumsuz etkisine işaret eden Kurdaş, şu ifadeleri kullandı:

"Seçmenin samimi tercihlerle değil de dayatılan şartlarla sandığa gittiğini görüyoruz. Normalde seçmen kendisine bırakılsa samimi tavırla gidip oyunu verecek. Bir taraftan ötekileşen, kutuplaştırma; öbür taraftan terörize etme söylemleri ve ekranların, sosyal medyanın, troll hesapların devreye sokulması var. Seçim kanunu ile atılan adımlarda ise sandıktaki oyların durumunu belirleme var. Suyu bir bardağa koyup nasıl onun şeklini alıyorsa oy da sandığa atıldığı zaman seçim kanununun şeklini alıyor. Yani dayatılan şartlarla ortaya çıkıyor. Sadece seçmenin kendi özgür iradesiyle gerçekleşen bir seçim yok aslında. Önceden inşa edilmiş, datalanmış ve kodlanmış bir irade olduğunu düşünüyorum. Seçmen büyük bir saldırı altında, psikolojik savaş ve harple karşı karşıya. Günde onlarca mesaj bombardımanı altında olan seçmen, sağlıklı bir ruh haliyle, siyasi partilerin ne yapmaya çalıştıklarını analiz ve tahmin ederek bir tercihte bulunmuyor. Bu bakımdan sağlıklı bir zeminde karar vermesi mümkün değil. O zaman özgür iradeden bahseder misiniz? Hayır! Saldırı altında yıpranmış ve mesaj bombardımanına maruz kalmış ve biçare içinde oy kullanan seçmenin oyunu konuşabilirsiniz. Küçümsediğim için söylemiyorum bir iletişimci olarak söylüyorum, seçmenle bugün savaşılıyor. Şu medyadaki ahlaksız yaklaşım, seçmenle doğrudan doğruya savaşıldığını gösteriyor."  

SAADET PARTİSİ'NİN AVRUPA ÇIKARMASI...

Saadet Parti Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun Avrupa Milli Görüş teşkilatlarıyla bir araya gelerek yaptığı çıkarmayı değerlendiren Kurdaş, şu şekilde konuştu:

"Seçmen Türkiye'de olduğu gibi Avrupa'da da bir arayış içinde. AKP, Saadet Partisi'nin hitap ettiği taban bakımında Avrupa'da da ciddi hayal kırıklıklarına neden oldu. Saadet Parti Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun Avrupa'daki temasları da Avrupa'da ciddi bir arayışın olduğunu gösteriyor. Hakikaten de Karamollaoğlu'na büyük bir ilginin gösterildiğini gördük. Avrupa'daki sivil toplumu temsil edecek oradaki temasları ve Türkiye'yi temsil eden kurum ve kuruluşları hem de Milli Görüş'ü temsil eden kurum ve kuruluşlarıyla yapılan programları müşahide ettik ve bir arayış var. Zannediyorum Sayın Karamollaoğlu Türkiye'ye gittikten sonra bir kez daha Avrupa gitmek isteyecektir."

"YAHUDİ UŞAKLIĞI"

Siyonist İsrail Rejimi'nin sözde cumhurbaşkanı Herzog'un Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Türkiye'ye davet edilmesi üzerinden dış politikadaki savrulmalara ve Alman Başbakanı'nın söz konusu ziyaret için teşekkür etmesini sert dille eleştiren Kurdaş, şu şekilde tepki gösterdi:

"Herzog Türkiye'ye gelsin diye biz neden yalvardık? Ak bir atın üstüne oturmuş bir mehmetçiğin eline de İsrail bayrağını verdik. Şanlı, şehitlerimizin kanını temsil eden bayrağımızla birlikte Filistin'deki kardeşlerimizin kanına elini bulamış olan terör rejiminin bayrağını krallar gibi dalgalandırdık. Alman Başkanı'nın 'İsrail görüşmesini takip ettiğini ve güzel karşılandığını' ifade etmesi bile büyük bir sorun. Niye yani güzel karşılanıyor. Mesela Katar gelip de 'güzel karşılandı' demiyorsun da veya İran geldi de 'Güzel karşılandı' demiyorsun da neden İsrail' gelince güzel karşılandı deniliyor? Sana ne, sen üçüncü bir ülkesin! İşte bu bizim ne kadar zayıf olduğumuzu gösteriyor, güçlü olmadığımızı gösteriyor. Türkiye muhtaç mı Herzog'u ağırlamaya, mecbur mu?.. Benim Cumhurbaşkanım, Herzog'u Ankara'da görmeyi arzu ettiğini basın toplantısında ifade etti. Bu teamüllerin dışında bir yaklaşım ve bizi küçültücü bir şey. Demek ki bir şeylere mecbur... Her şeyin anahtarı İsrail ile birlikte olmak mı? İsrail'e uşaklık yapmak mı? Çok net söylüyorum Erbakan Hocamız Yahudi uşaklığı derdi. Şimdiye kadar terör dediğimiz İsrail'in cumhurbaşkanını karşılıyorsak demek ki biz bir şeyler veriyoruz. Sonra Alman Başbakanı teşekkür ediyor, bir gün sonra da ABD Başkanı Biden ile görüşüyor."

BİNALİ YILDIRIM'IN SÖZLERİNE SERT TEPKİ: TARIMI ÇÖKERTTİNİZ

AKP'li Binali Yıldırım'ın çiftçilere yönelik "ekin ekebildiğiniz kadar mazotu düşünmeyin" sözlerine tepki gösteren Kurdaş, şu ifadeleri kullandı:

"Hangi çiftçi, hangi köylü ekecek, bugün şehre taşınmış dairesinde oturan çiftçi mi ekecek? Hangi mazotla ekecek, hangi gübre ile ekecek, hangi tohumla ekecek? GDO'lu ve toprağı çürüten tohumla mı ekecek, 20 lirayı aşmış mazotla mı ekecek, hangi teşvikle ekecek? Tarım nüfusunu çökertmişsiniz, tarım endüstrisi bitkilerini yok etmişsiniz ve bugün de 'ekin ekebildiğiniz kadar' diyorsunuz. Biz nereye ekeceğiz Cargill'i getirmişsiniz şeker pancarını kaldırmışsınız. Mısır ortadan kalkmış, tütün ortandan kalmış, fındık başka bir sıkıntıda, Çukurova'da pamuk diye bir şey yok, tekstilimiz gidiyor elden, ayçiçeğimiz Trakya'da ekilmiyor, tarım alanları TOKİ'nin betonlaşmasına kurban gitmiş, Trakya'nın tarım toprakları imara açılıyor diğer taraftan İstanbul'a neredeyse yaklaştı. Şimdi de diyorlar ki 'ekin ekebildiğiniz kadar' hangi toprağa ekeceğiz? Köyünü terk etmiş apartman dairesini sıkışmış köylü mü ekecek? Avrupa Birliği'nin tarım nüfusunu azaltmasını emreden yasalara mı ekeceksiniz? Bir düşman olsa desen ki ona bu ülkenin tarım politikasını çökert, emin olun AK Parti'nin 20 yıl boyunca yaptığı politikaları harfiyen yerine getirir ve bunların yaptığını yapardı. Çünkü tarımı yıkmak üzere çalışma yapılıyor ve güya sanayileşecekler. Ortada sanayi de yok. Zaten bu elektrik fiyatlarıyla sanayinin ayakta durması da imkansız."

15 Mar 2022 - 17:05 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nas var nas - Ne yaparlarsa yapsınlar bu saatten sonra hiç bişey düzelmez tarım bitti hayvancılık bitti mazotu bedava verseler tarım yapacak kimse kalmadı geçmiş olsun vebali yanlış politikalarla ülkeyi bu duruma getiren siyasetçilerin boynuna olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Mart 22:20