Reklamı Kapat

Berat Albayrak’ın kitabını yorumladı: Kelimenin tam anlamıyla uçmuş...

Mehmet Tezkan, kaleme aldığı bugünkü yazısında Berat Albayrak’ın yayınladığı kitabı yorumladı. Tezkan, 2053 hedef için, "Kelimenin tam anlamıyla uçmuş..." dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Mehmet Tezkan, Halk TV'de kaleme aldığı bugünkü yazısında Erdoğan'ın damadı ve eski bakan Berat Albayrak’ın yayınladığı kitabı ele aldı. 'Burası çok önemli' isimli kitapta Berat Albayrak’ın 2053 hedefi için kullandığı ifadelere yazısında yer veren Mehmet Tezkan, "Albayrak kitabın sonuç bölümünde kelimenin tam anlamıyla uçmuş. Dünyanın en gelişmiş ülkelerden biri olma sürecimiz başlayacakmış. Süreci doğru yönetirsek dünyanın ilk beşi arasına girermişiz. 2053 hedefi!.. 2023 hedefi fiyasko olunca Türkiye 10 yıl önce ilan ettiği hedefinin yarısına bile ulaşamayınca, 2053 devreye sokuldu. O da olmazsa 2071…" yazdı.

İşte, Mehmet Tezkan'ın dikkat çeken o yazısı:

BURASI ÇOK ÖNEMLİ!

Hafta sonu zamanımın önemli bölümünü Berat Albayrak’ın ‘Burası Çok Önemli!’ adlı kitabına ayırdım. Hemen şunu söyleyebilirim; Albayrak evine çekildi ama fikirleri iktidarda. Uygulanan ekonomik politika birebir onun eseri.

287 sayfalık kitabın neredeyse tamamında ne kadar başarılı olduğunu, var olan sistemi değiştirerek Türkiye’yi ekonomik bağımsızlığa kavuşturduğunu anlatmış.

Faturayı kendinden önceki döneme kesmiş…

Kime?

İsim vermiyor ama herhalde Babacan’a!..

Demiş ki; yıllar boyunca uygulanmış olan yüksek reel faiz düşük kur ( değerli TL) politikası yerli üreticilerimizin rekabet gücünü azalttı (s.138)

“Öyle bir düzen kurulmuş ki. İç ve dış kur spekülatörleri hem faizimizi hem de döviz kurlarımızı diledikleri şekilde belirleyebiliyorlar, speküle edebiliyordu. Diledikleri zaman döviz kurları üzerinde baskı kurup Merkez Bankası’nı faiz arttırmaya zorluyor, hedeflerine ulaştıklarında da yüksek kur seviyesinden TL’ye dönüp yüksek faiz kazancı elde ediyorlardı” ( s.141)

Albayrak kendisinin bu düzeni yıktığını söylüyor.

Babacan veya eski Maliye Bakanı Şimşek veya eski Merkez Bankası Başkanları’ndan biri Albayrak’a yanıt verir herhalde.

Çünkü; rekabetçi kur politikasıyla ithalatın artış hızını kestiklerini, ihracatçının döviz cinsinden maliyetini düşürerek rekabet etmesinin önünü açtıklarını iddia ediyor, ( s.161)

Böylece Türkiye’yi ekonomik olarak bağımsız hale getirdiklerini söylüyor.

Peki rekabetçi kurun anlamı ne?

Bunu da şöyle izah ediyor: İhracat artar, toplam üretim maliyeti döviz cinsinden düşer. Yerli üretici ithalatçıyla rekabet eder, ithal mal kullanımı bir süre sonra azalır, gereksiz ithalat azalacağı için cari denge sağlanır. (s.170)

Bu sözlerin yabancısı değilsiniz… Ekim ayından beri bize Türk Modeli diye satmaya çalıştıkları programın özü.

Faiz düşünce kur artacak, kur rekabetçi seviyeye gelecek, ihracat artacak, kur artığı için ithalat kısıtlanacak, ithal ettiğimiz ara malları içeride üretmeye başlayacağız böylece cari fazla vereceğiz, cari fazla verince, kur düşecek, kur düşünce enflasyon da düşecek, halkın refahı artacak.

Nebati Bakan, bu döngüyü haftalarca bizlere ballandıra ballandıra bunları anlattı..

Ezberledik!.

Ama dediklerinin tam tersi oldu ona da geliriz.

Albayrak üzerinden devam edelim. Eski bakana göre; döviz kurunun rekabetçi seviyeye gelmesi andından bir denge oluşturması çok önemli. (s.172)

Denge oluşmazsa ne olur?

İpin ucu kaçar? Bugün yaşadığımız gibi.

Hakikaten ipin ucu kaçtı…

Albayrak kur kaynaklı enflasyon şokuna da dikkat çekiyor.

Albayrak’ın eski yardımcısı, aynı ekonomik modelin savunucusu Nebati Bakan sayesinde daniskasını gördük. Kuru rekabetçi hale getireceğiz diye hem kuru hem de enflasyonu patlattılar.

Gelelim 128 milyar dolar meselesine…

Albayrak döneminde 128 milyar dolar ihalesiz arka kapı yöntemiyle kamu bankaları üzerinden satılmıştı.

İktidar mensupları önce para yerinde hazineye geçti yer değiştirdi demişti… Baktılar ki inandırıcı olmuyor, halkın cebinde, ne var bunda dediler. Sonunda Merkez Bankası rezervlerinin harcandığını kabul ettiler.

Cumhurbaşkanı da kabul etti. Merkez Bankası rezervleri bir ara azaldı ama ben yoktum Cumhurbaşkanı’ydım diyerek kendisinin ilgisi olmadığını söyledi.

Oysa 128 milyar dolar piyasaya verilirken Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yani tek kişilik hükümet, tek adam yönetimine çoktan geçilmişti.

Neyse..

Albayrak kitapta 128 milyar dolar meselesine girmiyor ama nereye gittiğini üstü kapalı anlatıyor:

Kur kaynaklı enflasyon şoku yaşanmaması için gerektiğinde sistemin döviz likiditesi ihtiyacının bir kısmı Merkez Bankası rezervlerinden harcandı. (s.239)

Albayrak bir yıl içinde faizi yüzde 24’ten yüzde 8.25 indirmekle övünüyor. Zaten bütün mesele de bu değil miydi?

Faizi indirirsek enflasyon da iner saplantısı. Merkez Bankası’nın rezervleri bu yüzden erimedi mi?

Şahap Bey de aynı yöntemi izledi. Faizi hızla 19’dan 14’e çekti. Ama o piyasaya yeterince dolar süremediği için (Merkez Bankası’nın rezervi eksi 40 milyar dolardaydı) kur aldı başını gitti.

Kur alıp başını gidince enflasyonu da yanında götürdü.

Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Pahalılık zirve yaptı. 1970’li yıllar da bile ülke bu duruma düşmemişti.

Albayrak’ın kitabını, Albayrak’ın tezlerini, Albayrak’ın yaptıklarını iktisaden eleştirmenin anlamı yok, gereği de yok.

Çünkü sonuçları ortada. Yeni Ekonomik Modelleri sayesinde, enflasyon resmi rakamla yüzde 50’yi gerçek ölçümle yüzde 100’ü aştı, dolar 15 liraya dayandı. Benzin 20 lirayı gördü.

Albayrak kitabın sonuç bölümünde kelimenin tam anlamıyla uçmuş. Dünyanın en gelişmiş ülkelerden biri olma sürecimiz başlayacakmış. Süreci doğru yönetirsek dünyanın ilk beşi arasına girermişiz.

2053 hedefi!..

2023 hedefi fiyasko olunca Türkiye 10 yıl önce ilan ettiği hedefinin yarısına bile ulaşamayınca, 2053 devreye sokuldu.

O da olmazsa 2071…

14 Mar 2022 - 07:33 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

05

Saadet - Ay a yol yol yaptık desek,inanır bizim seçmenimiz. Çünki bize güvenir diyen eski bakanın; halkın aklıyla dalga geçmesi bitmiyor. Benim anladığım bu..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mart 14:12
04

Altay - Bir devletin bakanı nasıl ortadan kaybolur bence ortalıkta dolaşması lazım bu kitap yazmasindan önemli. Çünkü bakanlık yapan önemli bir şahsiyet neden yok ortada böyle bir şey olabilirmi

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mart 13:51
03

Allattin Sencer - Harika mükemmel tesbitler devletin her imkan ve nimetlerinden faydalanayım yararlanayım gücünü kullanayım ama hiç bir hesap vermem sorgulanmam hatta elestirilmeyim bugüne kadar yaşananların özeti tamda bu.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mart 13:02
01

bir bilen bir gören - 400 yıllık kapitalist sistemi uyğulayarak nereye gelindi?.Önce bu düşünülmeli,ardından sistemin yerine inşa edilecek yeni sistemin temel alt yapısı tespit edilerek uyğulayıcı kurum ve yönetim biçimi ve kişiler vazifelendirilmeli,bu kurumlar ve kişiler sistemin mantığına liyakatlı ehiller olmalı ki yeni uyğulama adil ve başarılı olsun.Kristof kolomb hırsız ve katil idi. onun ürettği sistem olan kapitalizmde hırsız ve katildir.Bu böyle biline,böyle uyğulana.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 14 Mart 08:08