Reklamı Kapat

Ahmet Taşgetiren'den çarpıcı yorum: Halk panikte, iktidar çaresiz!

Karar Gazetesi köşe yazarı Ahmet Taşgetiren bugünkü köşesinde, halkın ucuz gıda kuyruklarındaki görüntüleri ve yaşanan birçok ekonomik sıkıntıya karşı iktidarın çözüm üretememesini ele aldı.

Büyütmek için resme tıklayın

Gazeteci/yazar Ahmet Taşgetiren bugünkü köşesinde, ''Halkta panik iktidarda çaresizlik'' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Taşgetiren, iktidarın yoksulluk, hayat pahalılığı ve ücretlerin yetersizliği gibi birçok konuda çözüm üretmek yerine çaresizce olan biteni seyrettiğini ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin insanların gıda ürünleri gibi hayati ihtiyaçlarını karşılamak için izdiham oluşturduğu görüntüler karşısında yaptığı açıklamaları doğru bulmadığını ifade ederek durumun düzeltilip düzeltilemeyeceğine dair endişelerini dile getirdi.

Ahmet Taşgetiren'in yazısı şu şekilde:

Belli ki MHP lideri Bahçeli “Türk milletinin asaleti” ile bağdaştıramıyor. Şu marketlerdeki ucuz yağ boğuşmasını… Şu sözler bu infialin yansıması: “Ucuz yağ alabilmek için marketlere yığınak yapılması, insanlarımızın birbirinin üstüne çıkma pahasına yağ almak için telaşlanması bize yakışmayan, vakarımızı ve sağduyumuzu yansıtmayan köhne görüntülerdir.”

Köhne görüntüler…

Oysa insan bu. Bazen tanınmaz olur.

Daha yeni okudum Primo Levi’nin “Bunlar da mı İnsan?” kitabını. Levi bir İtalyan Yahudisi. Bir Alman toplama kampında, bir çok Avrupa ülkesinden toplanıp getirilen çok farklı mesleklere mensup Yahudilerle birlikte yaşadığı bir yılı anlatıyor. Kitabın kapağına yansıyan soru, aynı ırktan - dinden, aynı düşmanlığa hedef olan, aynı mağduriyeti yaşayan, dolayısıyla dayanışma içinde olması beklenen insanların açlık, susuzluk, hastalık, aşağılanma ortamında nasıl insani duyarlılıklarını kaybettiği, birbirinin kaşığını, yemek kabını, ayakkabısını, hatta giydiği kamp giysisinin yamalarını çalacak hale geldiği, yanı başındaki yatakta can veren insanlara duyarsızlaştığı durumu ifade ediyor.

“Kıtlık bilinci” diye tanımlıyor galiba psikologlar bunu. Yemek araştırmacıları, toplumların birçok yemek türünün, böyle ortamlarda ortaya çıktığını yazarlar.

Sayın Bahçeli, böyle bir ortamı yaşamamış olabilir. Ama şu an iktidarın bir tür ortağı olarak, evet, aslında çok asil olan insanların bile böyle bir duygu anaforu içinde birbirini parçalar hale gelebileceğini görmek ve sebebini anlamak durumunda.

İnsanlar, çoğu emekli insanlar, kadınlar, saatlerce soğukta beklemek pahasına neden ucuz ekmek kuyruğuna giriyor? Neden “ucuz et”, “ucuz ayçiçek yağı” ucuz şu bu…. insanların duygularını allak bullak ediyor. Neden akaryakıt zammı beklentisi akaryakıt istasyonları önünde binlerce araçlık kuyruklara yol açıyor? Neden bir çuval bedava kömür için kadın – erkek insanlar birbirini çiğniyor?

“Bize yakışmayan, vakarımızı, sağduyumuzu yansıtmayan köhne görüntüler…”

Bir de yargılıyorsunuz o perişanlık içine sürüklenen insanları…

Sor bakalım neden? Neden bir insan, üç kuruşluk indirim için market market dolaşır?

Bahçeli’den başladım ama, asıl iktidarın büyük bölümündeki duyarsızlığa işaret etmek lazım. “Halkın sıkıntı yaşadığını görüyoruz” sözleri bile bir lütuf gibi sunuluyor. Yoo, görmüyorsunuz, hele hiç mi hiç yaşamıyorsunuz… Onun için insanlar “Gel asgari ücretle bir hafta yaşa” diye sesleniyor iktidardakilere… “Eİtibardan tasarruf olmaz” mantığıyla saltanatınızdan bir gram taviz vermiyorsunuz. Size kol – kanat gersin diye oluşturduğunuz medyanız da var. Ondan sonra gelsin “Nankör…. Giden gitsin….” söylemleri…

Adını koyalım: Halk panik yaşıyor.

Bugün Türkiye’de evinde akaryakıt zamlarının konuşulmadığı kaç aile vardır? Burnundan soluyan çiftçi, nakliyeci, şehirlerarası otobüs firmaları, taksiler, dolmuşçular ve tabii altlarına bir otomobil çekebilmiş olanlar… Vergiler vs o hale geldi ki, bir otomobili kapıda durdurmak bile orta gelirli insanları düşündürüyor.

Bugün Türkiye’de dövizin 13-14 civarında tutulabileceğinden emin olan kaç insan vardır?

Bugün Türkiye’de temel gıda ürünlerinin yarın nereye uçacağından kaygı duymayan kaç aile vardır?

İktidarın alt gelir gruplarını mahrumiyet standardına alıştırdığı söylenebilirse de “Orta gelir” grubu bile panik yaşıyor.

ÇARESİZLİK

Peki çare?

İnsanlar tabii olarak çareyi ülkeyi yönetenlerden bekliyor. Ama görünen o ki, orada “Çaresizlik” durumu söz konusu. Çare bulsalar herhalde, her gün akaryakıta böylesine “fahiş” evet “fahiş” zam yapmazlar. Çareleri olsa, çareyi devreye sokarlar ve insanların içini durulturlar. “Yoklukların sebebi falanca muhalefet partisiymiş…” Bu, politika mı Allah aşkına, bu devlet yönetimi mi? Yukardan aşağıya, konuşmalara bakıyorsunuz, laf ola beri gele. İşte tam da bu görüntüler vatandaşta paniğe yol açıyor. Bakanlar değişiyor, temel kurumların yöneticileri peş peşe değişiyor, gözleri ışıldayanlar geliyor, bir süre sonra gözlerindeki ışık sönüyor. Hadiii, yeni bir bakan gelsin.

Demek ki “En Tepede olan”ın da bakan ve yönetici değiştirmekten başka çözüm imkanı kalmadı. Vatandaştaki paniğin bir sebebi de bu olmalı. Değişen bakanlar ya da yöneticiler, Cumhurbaşkanı’nın talimatlarını dinlemiyorlar mı yoksa zaten talimatlar problemli de, kimse ona itiraz edemediği için çarpıklıklar, yalpalamalar devam ediyor?

Ben sayın Bahçeli bir kere daha düşünse derim: Acaba “köhne görüntüler” gerçekte nerede? Halkta mı halkın psikolojisine yabancılaşan yöneticilerde mi?

10 Mar 2022 - 15:22 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

07

Mehmet - Ülkeye 15 milyon yabancıyı doldurdular, herşeyi satıp betona gömdüler, ev arabayı yabancılar alır oldu, vatandaşa zam zam, buradaki yalakalar hala maval okuyup milletin aklıyla alay ediyor. 20 sene oldu, bunlardan ne köy olur ne kasaba, yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mart 17:27
06

Abdullah Tanrikulu - Ahmet Taşgetiren seni tanımak da zorlanıyoruz Felaket tellalı gibi bir yazı Tayyip Bey'in gece gündüz nasıl çırpındığını görmezden geliyorsun nankörlüğün alemi yok bu toplum bu devlet 70 sente muhtaç olduğu dönemlere gördü yüzde 300-400 enflasyonları gördü küresel bir kriz var bu krizi yönetmek ve başarmak imkansız değildir Ne yani 7 tane birbirine benzemezin devlet yönetmelerini beklemek akıl işi mi!? Bu iktidar bunu da aşacaktır. Allah'ın izni ve milletimizin duasıyla..

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 11 Mart 03:00
04

Eski Bir Dos, Aras. - Duygularıma tercüman olmandan dolayı sizl tebrik, saglıklı günler dilerim hak ve haklıyı söylemeye devam, Allah yar ve yardımcımız olsun.

Yanıtla . 13Beğen . 0Beğenme 10 Mart 17:50
02

Alperen - Türkiye nin en büyük sorunu insanların ben bunun uzmanı değilim demesini bilmemektir.Ayrıca görevlendirmelerde isteyene değil istemeyene yol vermelidir.Vesselam.

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 10 Mart 16:00
01

Baser - Hadi ordan. Bütün dünya çalkalanıyor. Senin gibi iki yüzlü gazeteci bozuntularına fırsat doğdu. Bekleyin görün kazanan Türkiye olacak .. ozaman çok üzüleceksiniz , yine Erdoğan kazandı diyeceksiniz..

Yanıtla . 6Beğen . 25Beğenme 10 Mart 15:29
05

Hırçın - @Baser 01 nolu yoruma cevabı: Asıl sana ve senin gibi yardakçı takımına hadi ordan.bütün dünya çalışamıyormuş.bir de beceriksizlijlerinin kılıfını da bulmuşlar.20 yıldır bu memleketi hem de tek başına ce ha pe yönetiyor ya siz de haklısınız.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 11 Mart 00:19