Reklamı Kapat

Akademide nitelik adım adım düşüyor

Üniversiteler ile ilgili olarak son günlerde alınan kararlar ile nitelik kaybı tartışmalarına yol açıyor.

Mehmet Fahri Özkan
Mehmet Fahri Özkan Tüm Haberleri

Üniversiteye girmek için uygulanan YKS sınavında barajların kaldırılması ile öğrencilerin niteliği düşürülürken, bu kararın ardından üniversitelerde öğrencilere ders veren akademik kadroya ilişkin benzer nitelikte bir karar alındı. Üniversitelerde akademisyenlik için daha önceleri istenen tezli yüksek lisans veya doktora öğrencisi ya da mezunu olma şartı arayan YÖK, bu şartları lisans mezunu olma seviyesine çekti. Artık her lisans mezunu üniversitelerde ders verebilecek. Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren düzenlemelerde öğretim üyeleri ve öğretim görevlilerinin atamalarına ilişkin yenilikler bulunurken, YÖK Başkanı Erol Özvar yapılan düzenlemeleri kendi sosyal medya hesabından müjde olarak duyurdu. Düzenlemeler içerisinde yer alan ve akademisyenlerin atamalarında aranan şartlarını lisan mezuniyetine indirilmesi ile akademide yeniden nitelik tartışması gündeme geldi.

DERS VERMEK İÇİN LİSANS MEZUNİYETİ VE İŞ TECRÜBESİ YETERLİ HALE GELDİ

3 Mart tarihli Resmi gazetede yayınlanan düzenlemelerden lisans mezuniyeti ile ilgili maddelerde, lisans mezunlarının akademisyen olabilmek için iş tecrübelerine bakılacağı ifade edilirken, alımlarda ilgili alanlardan mezun olan adaylarda 2 yıl iş tecrübesi aranacak, ilgili alanlardan mezun olmayanlardan ise 4 yıl alan ile ilgili iş tecrübesine bakılacağı ifade edildi.

LİSANS MEZUNLARININ ÖNÜ AÇILDI FAKAT 50/D KADROLULAR BEKLİYOR

Yönetmelikte bulunan ‘iş garantisi yoktur’ ifadesi nedeniyle mağduriyet yaşayan ve sayıları 40 bini bulan 50/D kadrolu araştırma görevlileri, atamaların lisans mezuniyetine indirilmesine tepki gösterdi. Akademik eğitimde 6 ile 8 sene arasında zaman geçiren ancak buna rağmen işsizlik ile karşı karşıya kalan 50/D kadrolu akademisyenlerin bir çözüm beklediğini ifade eden Araştırma Görevlileri Dayanışma Platformu Kurucusu Arş. Gör. Ömer Orbay Çetin, “50/D kadrolu araştırma görevlileri, lisans mezunlarının akademisyen olabilmesinin önünün açılması ve atandıktan bir gün sonra ömürlük iş güvenceleri olması sonrasında kendilerini YÖK tarafından değersizleştirilmiş ve dışlanmış hissediyor. Lisans mezunlarının akademiye girişi, doktora bursiyerlerinin sorunlarının çözülmesi, üniversiteye giriş sınavında barajın kaldırılması gibi pek çok konuda etkin rol alıp çözümler üreten YÖK, 50/D sorunu hakkında hala bir çalışma yürütmeyerek yaklaşık 40 bin 50/D kadrolu araştırma görevlisine adeta üvey evlat muamelesi yapmaya devam ediyor” dedi.

06 Mar 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Mehmet Fahri Özkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Vatandaş - Şu anda üniversitelerde mevcut akademik personel akademik faaliyetlerden çok öğrenci danışmalığı vb. öğrenci işleri ile meşgul ediliyor. Araştırma geliştirme ödenekleri çok kısıtlı. Kaliteli yabancı dergilere makale göndermek istediğimizde araştırma için maddi destek alıp almadığımızı soruyorlar. Demek ki yurt dışındaki akademisyenlere böyle imkanlar sağlanıyor. Kadrosu gelmiş kriterleri sağlamış akademisyenler yıllardır hak ettikleri kadrolardan mahrum ediliyor. Daha bir çok olumsuzluk yazabilirim. Kısaca sebeplere bakılsın sonuçlara değil.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Mart 09:45