Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığı için ok gibi sözler: Havasını alır

Gazeteci Orhan Uğuroğlu, Yeniçağ'daki köşesinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez cumhurbaşkanı aday olması konusundaki tartışmalara dair yazısıyla dikkat çekti.

Büyütmek için resme tıklayın

Gazeteci Orhan Uğuroğlu, Yeniçağ'daki köşesinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez cumhurbaşkanı aday olmasına dair tartışmalar kapsamında bir yazı kaleme aldı.

"Diyorum ki; Havasını alır…" başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez aday olamayacağını kaydeden Uğuroğlu, "Diyorlar ki; 'Erdoğan anayasanın 101. Maddesine rağmen başvurur ve Yüksek Seçim Kurulu Anayasayı çiğneyerek başvurusunu kabul eder…' Diyorum ki; Havasını alır Diyorlar ki; 'Erdoğan ne yapar ne eder görevde bir yıl daha kalmak için hatta savaş bile çıkartır ve seçimleri erteler…' Diyorum ki; Havasını alır…" ifadelerini kullandı:

İşte Orhan Uğuroğlu'nun yazısı şu şekilde:

"Yüksek Seçim Kurulu'nun zamanında yapılacak seçimde Erdoğan'ın 3. kez cumhurbaşkanı adayı olmasının yolunu açması karşısında çeşitli görüşler öne sürülüyor.
Diyorlar ki; " Recep Tayyip Erdoğan mağduriyet edebiyatı yapar…"
- Diyorum ki; Havasını alır…
Diyorlar ki; "Erdoğan anayasanın 101. Maddesine rağmen başvurur ve Yüksek Seçim Kurulu Anayasayı çiğneyerek başvurusunu kabul eder…"
- Diyorum ki; Havasını alır…
Diyorlar ki; "Erdoğan ne yapar ne eder görevde bir yıl daha kalmak için hatta savaş bile çıkartır ve seçimleri erteler…"
- Diyorum ki; Havasını alır…
Diyorlar ki; "Nisan-Mayıs 2023'te erken seçim için Meclis'ten erken seçim kararı aldırır 3. kez aday olabilmek için…"
- Diyorum ki; Havasını alır…
Diyorlar ki; "Anayasa değişikliği ile 3. kez aday olabilmek için referanduma gider…"
- Diyorum ki; Havasını alır…
Diyorlar ki; "İktidarda kalmak için muhalefete, 'Parlamenter Rejime geçelim ve Haziran 2023'te seçime böyle gidelim…"
- Diyorum ki; Havasını alır…
Diyorlar ki; "Ekim-Kasım 2022'de Meclis'ten erken seçim kararı alır…"
- Diyorum ki; Evet bu olabilir ama seçimde havasını alır…
Evet, şimdi ayrıntılara bakalım tek tek…
Erdoğan "mağduriyet edebiyatı" yapamaz…
Çünkü Erdoğan'ı bu kez mağdur edenler;
- AKP ve MHP'nin "Tek Adam Rejimi" dediğimiz ucube rejim için anayasa değişikliğini hazırlayan sözde hukukçularıdır.
Erdoğan'ın hatası da sorunu da şudur;
- Vasıfsız, tecrübesiz milletvekilleridir.
- "Haklısınız Efendim" diyen kadrosudur.
- "Reis ne derse" o diyen yandaşlarıdır.
- Gerçekleri söyleyemeyen, yazamayan sözde gazetecilerdir.
- Sözde anayasa hukukçularıdır…
İşte bu yapı " Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" diye ucube bir ad ile anayasa değişikliğini hazırlamışlar, Erdoğan da artısını-eksisini düşünmeden kabul etmiştir.
Bu sorumlulukta AKP ve Erdoğan yalnız değildir.
MHP ve Devlet Bahçeli de aynı derecede sorumludur.
Özetle demem o ki;
Erdoğan'ı mağdur eden;
- AKP'dir, Erdoğan'dır
- MHP'dir, Bahçeli'dir…
Değerli okurlarım,
Erdoğan'ın adaylığı için tek yol vardır:
- Muhalefetle anlaşık Ekim-Kasım 2022'de erken seçim yapmak…
Muhalefet ile anlaşması şart çünkü Meclis'teki sandalye dağılımı şöyledir:
- AKP: 285, MHP: 48, BBP: 1 Toplam: 334
Erken seçim kararı için 360 oya ihtiyaç vardır ki, 26 milletvekiline ihtiyacı vardır Erdoğan'ın…
Peki, muhalefet Ekim Kasım 2022 için Erdoğan'ın 3. kez cumhurbaşkanı adayı olmasının yolunu açar mı?
Bence açmalı ve bir an önce seçim yapılmalı ki;
- Erdoğan'a yenilmeyi tattırmalı,
- Millet bir an evvel ucube rejimden kurtulmalı.
AKP ve Erdoğan 20 yıllık saltanatlarının sonunda fakiri daha fakir, zengini daha zengin yapmanın hesabını millete vermeli.
"Kendim ettim, kendim buldum…" diye söylene söylene saraya veda edecektir Erdoğan…
6 partinin liderinin bir araya gelmesi Türkiye'nin sorunlarının çözümü için büyük bir umut yarattı.
Bilinsin ki bu birliktelik sadece seçim ittifakı kurmak ya da seçim kazanmak için bir araya gelmek değildir.
Bu birliktelik demokrasinin yeniden tesisi ve devletin yeniden yapılanarak milletle kucaklaşması birlikteliğidir.
Partilerin ayrı ayrı siyasi hedefleri masada bir kenara bırakıldı.
"Güçlendirilmiş Parlamenter Rejim" için 6 partinin hukukçularının hazırladığı rapor okundu ve oy birliği ile kabul buldu.
Bunun anlamı şudur:
- Cumhur İttifakı'nın, "Hedefleri Erdoğan'ı indirmek" sözü geçersiz kılındı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Meral Akşener'in, Temel Karamollaoğlu'nun, Gültekin Uysal'ın, Ahmet Davutoğlu'nun ve Ali Babacan'ın hedefi çok daha net şekilde ortaya çıktı:
- Ucube Tek Adam Rejimi'nden kurtulmak,
- "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesini yeniden tesis etmek,
- Devleti tek kişinin aklı ile değil, ortak akıl ile yönetmek…
İkinci toplantının 28 Şubat kararlarının 25. yıldönümünde yapılacak olması ise demokrasinin bekası açısından çok anlamlı olmuştur.
Şunu da vurgulayayım.
6 lider, 27 Şubat'ta İstanbul'da vefatının 11. yılında merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ı anma toplantısında da bir araya gelecekler.
Demokrasi için seçime kadar yürüyüş, adım adım devam edecek…"

15 Şub 2022 - 02:31 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.