Reklamı Kapat

Bülent Arınç, Nusret Muğla için Erdoğan’a sitem: İntikam ateşiyle...

Bankaya para yatırdığında dolayı hakkındaki karar onanan ve cezaevinden yatan Nusret Muğla vefat etti. Bülent Arınç, Nusret Muğla için mesaj yayınlayıp Erdoğan'a sitem etti.

Bülent Arınç, Nusret Muğla için Erdoğan’a sitem: İntikam ateşiyle...
Bülent Arınç, Nusret Muğla için Erdoğan’a sitem: İntikam ateşiyle...
Haber albümü için resme tıklayın

TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç, FETÖ soruşturması kapsamında cezaevinde olan ve koronavirüse yakalandıktan sonra hayatını kaybeden 84 yaşındaki Nusret Muğla’nın ardından bir açıklama paylaştı. Arınç, ‘Nusret ağabeyin ardından’ başlıklı taziye mesajında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sitem etti. 

Bülent Arınç, sosyal medya platformu hesabından 84 yaşındaki tutuklu mahpus Nusret Muğla için “Nusret Ağabeyin ardından” başlıklı bir taziye mesajı yayınladı.

“Nusret Ağabey ile lise yıllarımda tanışmıştım” sözleriyle mesajına başlayan Bülent Arınç, Muğla ile tanışmasına ilişkin “Küçük berber dükkanlarında ortağı Kenan ile çalışırlardı. Zaman içerisinde dost olmuştuk. Güler yüzlü, tatlı dilli bir insandı… Risale-i Nur’ları okur, fırsat bulursa insanlara iman ve Kur’an hakikatlerini anlatır, herkese ikramda bulunurdu” ifadelerini kullandı.

Bülent Arınç, üniversite ve avukatlığa başladığı yıllarda da Nusret Muğla ile dostluğunun devam ettiğini, birlikte çay sohbetleri yaptıklarını anlattığı mesajının devamı şöyle oldu:

HİZMET HAREKETİ OLARAK BİLDİĞİ YOLDA...

Kendisi gibi pırıl pırıl insanlarla kitap okur, sohbet yapardık. Sonra berberlikten ayrıldı ve küçük bir kavaf dükkanı açtı. Aynı hizmetine orada devam etti; artık Kavaf Nusret Ağabey olmuştu. Sonra ‘Hizmet Hareketi’ olarak bildiği yolda eğitim faaliyetlerine destek olmaya başladı. Kısıtlı imkânlarını bu yolda kullandı. Topladığı zekat, fitre ve çiftçilerden aldığı ayni yardımlar ile okulların yapım masrafına destek oluyordu. Kendisini sevenlerin Nusret Ağabeyi artık eğitim gönüllüsüydü.

BANKAYA PARA YATIRMAK SUÇUNDAN HÜKÜM GİYİP TAHLİYE EDİLMİŞTİ

15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimi ülkemizin üzerine bir felaket gibi çöktü. Uçaklar, helikopterler, tanklar bomba ve kurşun yağdırdı, meclisimiz bombalandı… Bu hain girişim, onlarca şehit ve gazimizin canını fedakarca hiçe saymasıyla ancak önlenebildi. Bugünden hemen birkaç gün sonra Nusret Ağabeyin de birçok arkadaşı gibi ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak’ iddiası ile tutuklandığını öğrendim. Bırakın silahı, eline bir gün çakı dahi almamış, kimseye kaba bir söz söylememiş, her defasında ‘Biz muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yok.’ diyen o güzel insan, bankaya para yatırmak, eğitim vakfında görev almak, gençlerle ilgilenmek gibi malum suçlamalar ile hüküm giymiş ve ardından tahliye edilmişti.

HAKKINDAKİ KARAR ONANDIKTAN SONRA CEZAEVİNE ALINDI

Kendisine 2 yıl önce geçmiş olsun ziyaretinde bulunmuştum. Kimseye kırgın ya da küskün değildi. 15 Temmuz hain darbe girişiminin bir felaket olduğuna inanıyor ve kendisinin ve arkadaşlarının haksız yere terörist olma iddiası ile yargılandığını, bunun aileler için büyük travmalara neden olduğunu düşünüyordu. Haksızlıkların giderilmesi için benim de elimden geleni yapmamı istemişti. Hakkındaki karar onandıktan sonra cezaevine alındı. Kalp ve çeşitli rahatsızlıklardan dolayı çok sayıda ilaç kullanıyor, kendi başına hayatını idame ettirmekte güçlük çekiyordu. Maalesef tam teşekküllü üniversite hastanesinden alınan raporlar Adli Tip Kurumu tarafından onanmadığı için cezaevi şartlarında kalmaya devam etti.

CEZAEVİ ŞARTLARI HASTA MAHKUMLARIN TEDAVİLERİ İÇİN UYGUN DEĞİL

Hastalığı şiddetini artırdı ve maalesef kovide yakalanarak dün 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bu güzel insanla olan hikayemin kısaca özeti budur: kendisine dair anılarımı kalbimin en müstesna köşesinde saklayacağım. Peki ardından söylenmesi gerekenler nedir? Cezaevi şartları hasta mahkumların tedavileri ve tedavi süreçlerinde gerekli koşullar açısından uygun değildir. Kalp ameliyatı olması gerekenler var, kanser hastaları var. Tedavileri mevcut şartlar altında mümkün değil. Bu insanların cezaevinde kalmasının kamuya hiçbir faydası yok. Cezalarının büyük bölümünü zaten cezaevinde geçirmiş insanlar. İnfazlarının ertelenmesinin kamusal faydalarının olduğu gibi bu insanların daha kolay şifa bulabilmelerine de imkan sağlayacaktır. Anayasamızın 17. maddesine göre cezaevlerinde dahi olsalar vatandaşların mutlaka insan onuruna yaraşır bir hayat yaşamaları gerekiyor.

CUMHURBAŞKANININ DA AF YETKİSİ ÖNEM TAŞIYOR

Çoklu ilaç kullanan, çocukları ile birlikte cezaevinde kalan kanser hastaları var, üstelik kovid riski altındalar. Bunların infazının ertelenmesi Adli Tip Kurumunun raporları onaylamasına bağlı. Eğer kurum, söz konusu raporları onaylar ise cezaevinden infazları ertelenerek çıkacaklar, belki iyileşmeyecekler ama ev ya da hastane şartları altında tedavileri mümkün olabilecek. Doktorlar inançlı olur, merhametli olur, adaletli olur. Onlar, Hipokrat yemini etmiş insanlardır. Bu insanların cezaevinde kalıp ölüme terk edilmesinin size, yargıya, toplumsal bütünlüğümüze ne gibi bir zararı olabilir? Lütfen bunları düşünün ve bu şekilde hareket edin. Burada sadece Anayasa’nın 17. maddesi değil, Cumhurbaşkanının da af yetkisi önem taşıyor. Sayın Sezer de, Gül de, Erdoğan da bazı hükümlüler için de bu yetkilerini kullanmışlardı. Kaldı ki Adli Tıp Kurumu, kendisine kanun ve yönetmelikler ile verilen yetkiyi hiçbir makam ve mevkiden korkmadan, hukuka uygun şekilde kullansa Cumhurbaşkanın af yetkisini kullanmasına dahi gerek kalmayacaktır.

KÖŞEBAŞLARINI TUTAN ZEBANİLER KAN VE İNTİKAM ATEŞİYLE YANIYORLARDI

Bu konudaki tek muhatabım 15 Temmuz gecesi eline silah almamış, hiçbir şekilde silahlı eylemde bulunmamış, kendi hallerinde Türkiye’nin her yerinde imamı, müezzini, öğretmeni, doktoru, esnafı, emeklisiyle ‘Sen bu örgütün üyesisin’ denerek cezaevine doldurulmuş insanlardır. Sonsöz; Nusret Ağabey hakkını helal et. Ben, senin ve senin durumunda olanlar için kamuoyunun şahit olabildiği ve olamadığı tüm mecralarda, sesimin ve gücümün yettiğince bildiğim doğruları söyledim. Ama gözler kararmıştı, köşebaşlarını tutan zebaniler kan ve intikam ateşiyle yanıyorlardı. Doğru bildiklerimi söylediğim için ben de hakaret gördüm, azarlandım, horlandım, Fetöcü olarak hedef gösterildim. Sana ve arkadaşlarına faydalı olamadığım gibi kendime de faydalı olamadım. Ama inanıyorum ki bu da geçer ya hu. Göz yaşarır, kalp mahsun olur. Fakat biz Rabbimizin razı olacağı şeylerden başkasını söylemeyiz.”

14 Şub 2022 - 17:15 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

12

ŞEHMUS ÇALIŞKAN - Bu veballerle elli yıl daha iktidar kalsanız ne olur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Şubat 10:49
11

Fatih Uçar - Bülent arınçlar abdullah güller olduğu sürece çok reis görürüz.. acaba mezarınıza kim gelecek çok merak ediyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Şubat 07:58
09

Hasan - Politikacıların ne göz yaşları sahi ne de sevinçleri

Varsa yoksa menfaat

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 22:21
08

Mehmet Turan - Keşke zamanında daha güçlü ses cikarsaydiniz. Ama yine de bu duruma sessiz kalmadığın için teşekkür etmem lazım.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 21:41
10

Kara Çalı - @Mehmet Turan 08 nolu yoruma cevabı: Gereksiz yere teşekkür edip ağzını ve ruhunu yorduğun için;

ağzın ve ruhundan özür dilemen gekekiyor sanırım...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 23:36
07

Mert - Esas fetönün siyası ayağına niye dokunulmadığı ortada.

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 14 Şubat 21:30
06

Yusuf Kılıç - oğlun AKP İstanbul Milletvekili ;Ahmet Mücahit Arınç, "Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir reis var dedi bırak bu ayakları yediğin kadar yedin yeter ve şu an ülkemin geldiği

durumdan haber ver

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 21:14
05

Hulusi Ballıdağ - Bülent abi sen de çok mezar tahtası tepersin herhalde. köşe başını tutan zebaniler kan ve intikam ateşiyle yananlar nasıl geldiler oraya köşe başlarını neyin karşılığında tuttular ????? Ahh Bülent abi ahh. Senin yerinde olmadığım için çok huzurluyum. Bende altı ay hapis yattım tahliye takipsizlik ve soınunda tazminat aldım. Ama hala görevime iade edilmedim, Saygılar.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 20:16
04

Şakir Türk - O askerî öğrenciler hâlâ içeride,, kaymak tabaka da AKP'nin adalet, maliye vs bakanlıklarında , vay be !..

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 20:01
03

Ebu Ubeyde - Hala bu aytepeye Erdoğan'a oy vermeye devam edenlere söylüyorum bak Görüyor musunuz 84 yaşında bir adamı bankaya para yatırdı diye cezaevinde ölümüne sebep olan AKP'nin iktidarda dur demenin zamanı gelmedi mi AKP'ye Bu saatten sonra oy verenler ahiretinizi de berbat edeceksiniz Benden demesi

Yanıtla . 11Beğen . 1Beğenme 14 Şubat 19:42
02

abbas - Helalleşme mahşere.

Allah'ın adaleti ile helalleşmek gerek bu saatten sonra.

Yanıtla . 11Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 18:29
01

Gazioglu - Bulent Arınç geç bu timsah gözyaşlarını.

Yanıtla . 9Beğen . 1Beğenme 14 Şubat 18:05