Karamollaoğlu'ndan zam çıkışı! Türkiye’nin dengesini bozdular

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde konuştu. Karamollaoğlu'nun gündeminde zamlar, görevden almalar ve hayat pahalılığı vardı...

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Karamollaoğlu'ndan zam çıkışı! Türkiye’nin dengesini bozuldu
Video için play'e tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, "Siz elektriğe üç ayda %150 zam yapacaksanız, üretim maliyetlerini üç ayda üç katına çıkaracaksınız sonra çıkıp fırıncıyı, pazarcıyı, marketçiyi fırsatçılıkla suçlayacaksınız. Bilinmelidir ki bu ülkedeki en büyük fırsatçı bu iktidarın kendisidir." dedi. 

Isparta'da günlerce süren elektrik kesintisine de tepki gösteren Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, "Valiye, bürokratlara kabahat bulmak hiçbir şeyi çözmez. Başka konulara milyarlar ayırılırken, vatandaşın yaşayabileceği tehlikelere karşı hiçbir tedbir alınmış değil." diye konuştu.

Saadet lideri Karamollaoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 

Toplantımızın başında Sn. Cumhurbaşkanı ve eşi Emine Hanım'a, aynı zamanda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Hanım'a bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum ve tüm hastalarımızın sağlıklarına kavuşmasını niyaz ediyorum.

Sağlık çalışanlarımızın çalışma ortamlarının daha elverişli olması, yaşanan maaş dengesizliğinin düzeltilmesi ve sağlık alanındaki şiddet olaylarının önüne geçilmesi gerekmektedir.

Özellikle son 2-3 senedir zor şartlar altında çalışan sağlık çalışanlarımıza sahip çıkmalıyız. Şunu bilmeliyiz ki sadece övgü kimseyi tatmin etmez, mutlaka fiziki düzeltmeler yapılmalıdır. 

Vatandaşımız yaşanan ekonomik krizin acı meyvelerini her gün yüzü ekşiyerek yemek mecburiyetinde kalıyor. 

Öğretmenlikle ilgili bir yasa çıkarılacaktı ama sadece kademelerle ilgili yasa gündeme geldi. Eğitimde mesele; okul müdürünün nasıl seçileceği değil, öğretmene hakiki değerin nasıl verileceğini konuşmaktır.

Bir gün akaryakıta, ertesi gün elektrik faturasına, bir sonraki gün doğalgaza bakıp ay sonunu nasıl getireceklerini endişesini yaşıyor vatandaşlarımız. 

Halkın zamlara tepkisini “hainlikle, nankörlükle” itham etmekten daha büyük gaflet olmaz. Vatandaşımız tepki göstermekte haklıdır, iktidarın gerekli tedbirleri almasına ve bu zamları geri çekmesine ihtiyaç vardır. Pazarda artık yarım kilo satılan sebzeleri görüyoruz. Patlıcanın tanesi 8 lira, salatalığın kilosunun 25-30 lira olduğu günleri yaşıyoruz. TÜİK'in tüm makyajına rağmen; bir asgari ücretli çalışanımızın bir ayda enflasyon nedeniyle en az 470 lirası buhar oldu, uçtu.

"Bakanlar değişiyor, kurum yöneticileri değişiyor fakat kötü gidişat değişmiyor. İnsanları değil, politikalarınızı değiştirirseniz ülke düze çıkabilir. Hani bunlar parlamenter sistemde yaşanıyordu? Şimdi Başkanlık sistemi var. Hani istikrar olacaktı? Bu sistem içerisinde Ahmet gitmiş, Mehmet gelmiş önemi yoktur. Çünkü isimlerin değil sistemin ve zihniyetin değişmesi gerekmektedir. 

21. yüzyılda bir ilin 3 gün elektriği nasıl olamaz. Valiye, bürokratlara kabahat bulmak hiçbir şeyi çözmez. Başka konulara milyarlar ayırılırken, vatandaşın yaşayabileceği tehlikelere karşı hiçbir tedbir alınmış değil.

Kanun gitmiş kararname gelmiştir. Türkiye kanunlar ülkesi değil, kararnameler ülkesi haline getirilmiştir. Seçilmişler gitmiş, atanmışlar gelmiştir. Ortak akıl gitmiş, tek akıl gelmiştir. İstişare gitmiş, talimat gelmiştir. Meclis gitmiş, Külliye gelmiştir. Bu sistem Türkiye’nin dengesini bozmuştur. Isparta’nın faturasını Vali'ye, enflasyonun faturasını da TÜİK’e yükleyerek bu işin altından kurtulamazsınız. Siz elektriğe üç ayda %150 zam yapacaksanız, üretim maliyetlerini üç ayda üç katına çıkaracaksınız sonra çıkıp fırıncıyı, pazarcıyı, marketçiyi fırsatçılıkla suçlayacaksınız. Bilinmelidir ki bu ülkedeki en büyük fırsatçı bu iktidarın kendisidir.

İktidar 2053 değil, 2022 yılı Türkiye’sini düzeltmeye çalışmalıdır. Hedefler hep uzaklaşıyor. Ya mübarek! Gelin, 2022 diye hedef koyun. Güya 6 ay sonra bu ekonomik modelin başarısını görecektik, enflasyon düşecekti. 4 ay geçti, düşen enflasyon değil, halkın alım gücü oldu. Düşen enflasyon değil, insanların gözündeki umut ışığı oldu maalesef.

Ülkede çark borçla dönüyor. Borç faiz yükünü getiriyor. Üstesinden nasıl gelineceğine bir cevapları yok, oyalama var. İktidar, dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girmeyi vadederken; dünyanın en çok faiz ödeyen, en yüksek enflasyonuna sahip ve en borçlu ekonomileri arasına giren ülke konumuna geldik. 

Ne derlerse desinler. İnsanca yaşamı, onurlu bir yaşamı savunacağız. Asgari yaşamı değil, müreffeh bir yaşamı savunacağız. Adil devlet ve adil paylaşım için mücadele edeceğiz.




09 Şub 2022 - 12:09 - Siyaset

Muhabir  İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.