Reklamı Kapat

“Türkiye, KKTC devletini müzakere konusu etmemeli”

TÜRKDEGS Başkanı Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Kıbrıs’ta yaşanan son gelişmeleri gazetemize değerlendirdi.

Gökçen Göksal
Gökçen Göksal Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

TÜRKDEGS Başkanı Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Kıbrıs’ta yaşanan son gelişmeleri gazetemize değerlendirdi. Türkiye’nin KKTC devletini müzakere konusu etmemesi gerektiğini söyledi. “Kıbrıs’ta 1960’da Türkler neyi kabul etti biliyor musunuz?” diye soran Yaycı, “Bir papaz olan Makarios’u cumhurbaşkanı kabul ettiler. Bizim Türk Müslümanlar. Yani fedakarlığın bu kadarı olur mu? Biz bu kadar büyük fedakârlık gösterdik. Bir papazı cumhurbaşkanı kabul ettik. Bunu niye anlatmıyoruz biz? Biz papazı bile kabul ettik, daha bizden ne istiyorsunuz niye demiyoruz? Peki, kabul ettikten sonra 1960’daki anayasayı 1963’de yok sayan yine bu papaz değil mi? Ortadan kaldıran yine bu papaz değil mi? 1967’de anayasa tekrar kurulduktan sonra yine 74’te bunlar, Yunanlılar Rumlar yıkmadı mı? Peki hala Kıbrıs sorunu diyerek masaya oturalım demenin ne alemi var?” değerlendirmesinde bulundu.

“TANINSA NE OLUR? TANINMASA NE OLUR?”

İki devletli çözüm konusuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Cihat Yaycı, “Yahu iki devletli çözüm diye bir şey var mı? Sen devletini ilan etmişsen bitmiştir. Artık çözüm mözüm yok. Ne çözümü? Devlet ilan ettin. Kimi kandırıyorsun? Eğer sen devlet ilan ettiysen masadan kalk artık. Bitti! 1960’ta Kıbrıs’ta Türkler bir papazı cumhurbaşkanı kabul etti. Bu fedakarlığa rağmen 1963’de anayasayı yok sayan yine bu papaz oldu. 1967’de kurulan anayasayı da 74’te yıkanlar bunlar. Biz Rumlarla neden masaya oturalım ki? Bizim için Kıbrıs sorunu mu var? 1983’de KKTC kuruldu. Türkler devletini kurduktan sonra bizim için Kıbrıs sorunu bitmiştir. Devlet kurduktan sonra neden müzakere masasına oturuyor? Türkler devletlerini pazarlık konusu etmezler! Tanınsa ne olur? Tanınmasa ne olur? Devlet olabilmesi için tanınma diye bir şart yok ki… Bizim devletimiz devletler hukuku gereklerini ziyadesiyle sağlamış bir somut devlettir” diye konuştu.

“KKTC, ZİYADESİYLE DEVLET NİTELİĞİ KAZANMIŞTIR”

“Tanınma, malumları olduğu üzere devletler hukukunda bir devletin varlığı için şart değildir”  tespitinde bulunan Yaycı, “Bu konuda devletler hukukunda iki temel mehaz vardır; birincisi  1933 Montevideo Sözleşmesi, ikincisi 1930 Cemiyeti Akvam Kararı (self determinasyon şartları), özetle bir devletin varlığı için 3 temel şart söz konusudur; birincisi, sınırları belli bir toprak parçası, yani ülkesi olması, ikincisi üzerinde halk niteliği taşıyan (dil, kültür, tarih, ülkü birliği olan) insan topluluğunun yaşaması, üçüncüsü bunların üzerinde otorite (kanun, nizam, kurumlar vs.) tesis edilmiş olması. Görüldüğü gibi KKTC tüm bu şartları ziyadesiyle sağlayan devlet niteliği kazanmış bir devletler hukuku süjesidir. Tanınmak ehven bir durum olmakla bir şart değildir. Ayrıca bir devletin varlığı için BM’ye üye olması da şart değildir. Kaldı ki Türkiye Cumhuriyeti de Milletler Cemiyetine kurulduktan 9 yıl sonra yani 1932’de üye olmuştur” dedi.

# halk

02 Şub 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Gökçen Göksal


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.