Reklamı Kapat

İbrahim Kahveci: İsrail’in gazı alınmalıdır ama...

İbrahim Kahveci, hükümetin İsrail ile masaya oturmasını değerlendirerek "İsrail’in gazı alınmalıdır ama... Asıl Türk Halkı’nın gazı alınmak durumundadır." diye yazdı.

Ankara, Tel Aviv yönetimi ile ilişkileri normalleştirmek için bir dizi adım atarken, uzmanlar AKP yönetiminin ikircikli ve çelişkili politikalarına dikkat çekiyor.

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, hükümetin İsrail ile masaya oturmasını olumlu olarak değerlendirirken, benzer bir girişimi muhalefetin yapması halinde iktidarın takınabileceği olası olumsuz tavra değindi.

"Kötü hukuk şu: 4 yıl önce piyasaya çıkmış şarkının sözlerine şimdi uyanıp dini hassasiyet gösteriyorsun... Ammaaa .... Kendi bakanının Bakara-makarasına bakmayıp Prag’a büyükelçi atayabiliyorsun. (Egemen Bağış’ın her cuma ‘Bakara’ paylaşımını hatırlıyor musunuz?)" sorusunu yönelten Kahveci, "Yine İstanbul Belediyesi’nde bir çalışanın bir akrabasının terörle ilişkisi “suçun şahsiliği ilkesi” dışına çıkılmasına sebep olabiliyor; ammaaa aynı karine kabinede yer alan Bakan için işlemiyor. (Gıda ve Tarım Bakanı’nın FETÖ terör örgütünden dolayı hapishanede olan kardeşinden bahsediyoruz- Ya da Büyükelçi olarak atanan Şaban Dişli’nin 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminde yer alan kardeşinden....)" yorumunu yaptı.

Kahveci yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Konu şu:Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk dönüşü ABD’nin Doğu Akdeniz’de İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasındaki doğalgaz boru hattından desteğini çekmesini şu şekilde izah etti:
“Bunun bütün analizlerini yaptılar, baktılar ki bu işin pozitif olabilecek bir yanı yok. Yani maliyet hesapları tutmuyor. Amerika bütün adımını zaten kapital üzerinde yürüten bir ülke. Bunun maliyet analizleri tutmadığı için de ‘Bu olacak bir iş değil’ diyerek desteğini çekti. Zaten, burada hep konuşulan nedir? Bu iş, Türkiyesiz olmaz. Çünkü eğer buradan Avrupa’ya gaz gidecekse bu ancak Türkiye üzerinden olur” dedi.
Ve devam etti. Asıl burası önemli :
“Berat Bey, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde bile İsrailli muhatabı, o zaman o teklifle gelmişti. İş bir yere doğru da gidiyordu. Belki biz o zaman İsrail’le o işi bağlayabilirdik. Peki şimdi bağlama umudu yok mu? Şartlar oturup konuşulur. Çünkü bu işin menfaat analizleri çok önemli”.
Bakın aslında Cumhurbaşkanı’nın bu konuşmasında hiçbir sorun yok. Ülkemizin çıkarı neyi gerektiriyorsa, onun üzerine gidiyor.
Hatta, 2017 yılında dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın İsrail Enerji Bakanı ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmenin de bir sakıncası yok. O resim burada veriyorum.
İsrail olsun, Mısır olsun, hatta Güney Kıbrıs Rum Kesimi olsun Akdeniz gazını Türkiye üzerinden geçirmek durumundadır. Menfaatleri bunu gerektiriyor. Aynı menfaat bizim için de geçerlidir.
İsrail ile bu konuda görüşmeler yapmak, ülkemizin menfaatlerini korumak önemlidir. Devam da etmelidir.
Oysa benzer bir girişimi muhalefet söylese ne denirdi?
Siz şimdi bunu düşünün.
Geldiğimiz noktanın normalleşme adına ne kadar önemli olduğunu görebiliyor musunuz? Ülkelerin aslında bu şekilde idare edildiğini anlayabiliyor musunuz?
Normalleşmenin sadece İsrail ile gaz ilişkisinde değil, asıl yurtiçinde biriken gaz meselesinde de atılması gerekmektedir.
İsrail’in gazı alınmalıdır ama
Asıl Türk Halkı’nın gazı alınmak durumundadır."

19 Oca 2022 - 15:35 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.