Reklamı Kapat

Maaile’nin yeni sayısından...

Şehid Muhammed Kamaruzzamanın eşi Nurunnahar Maaliyeye konuştu.

İslamî hareket BATILLA PAZARLIK YAPMAZ

ELİF ÖRS -ŞEHADET SAYFALARI

Nurunnahar Hanımefendi, Millî Gazete’nin kadın ve aile eki Maaile’nin sorularını şöyle cevapladı;

Millî Gazete’nin aile eki Maaile olarak sizinle bu röportajı gerçekleştiriyoruz. Bize, Türkiye’de yaşayan Müslüman kardeşlerinize kendinizi tanıtır mısınız?

- Öncelikle size çok teşekkür ediyorum. Öncelikle ben bir Müslümanım, bir anne ve bir eş. Bir kaç gün önceye kadar böyle tanınıyordum. Ama şimdi herkes beni bir şehidin eşi olarak tanıyor. Ben Bangladeş’in İslami hareketin lideri Şehit Kamaruzzaman’ın eşi Nurunnahar. Benim eşim bu toprakta İslam için şehit oldu ve zalim hükümet eşimi siyasi nedenlerle haksız şekilde şehit etti.

Bir mücahit olarak, bir siyasi ve bir dava adamı olarak aile içindeki davranışları, tutumları nasıldı? Muhammed Kamaruzzaman nasıl bir eş/ babaydı?

- Mücahit bir savaşçı ve cesur adamdı. Bir sözü vardır; “Mücahit adam hiçbir zaman korkmaz.’’ Kamaruzzaman, kalem ile savaş eden bir mücahitti. Kim Allah yolunda cihat ederse onun cesur ve büyük kalpli olması lazım. Şehit Kamaruzzaman böyle idi. Kendisi çok kibar ve nazik bir insan idi. Herkesle kucaklaşan bir insan idi. Kendisi çok sabırlı idi. Durum ne kadar zor olsa bile hiç ümitsiz olmazdı. Çocuklara karşı da çok merhametli idi. Mesela kendisi çok çalışırdı. Yazılar yazardı, çok sayıda eserleri de var. Bu yazıları yazarken, çocuklar odaya girip yaramazlık yapardı ama hiç çocukları azarlamazdı. İslami hareketin bir lideri olduğu için evde pek olmazdı. Fakat ne zaman fırsat bulursa bizimle yemek yerdi, aynı masada bizimle sohbet ederdi. Evde pek çok zaman olmadığı halde çocukları hiç ihmal etmezdi. Kendi görevlerine karşı çok ciddi idi. Görevini yerine getirmek için canla başla çalışır, gayret ederdi. Bana karşı çok kibardı, beni çok severdi ve bana karşı tüm görevlerini yerine getirmeye son derece hassasiyet gösterirdi.

Eşinize dair bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

- Eşim ile o kadar çok anılarım var ki, bunu yaza yaza bitiremeyiz. Ailesine her zaman şunu söylerdi; ‘’Hiçbir zaman ümitsiz olmayın, hüzünlenmeyin, Allah’a tevekkül edin”. Ben küçük bir ameliyat için hastanedeydim. Uzun süre hastanede yattım. Hastanede kaldığım müddetçe hiç hastaneden ayrılmadı. Tüm işlerini hastanenin odasından halletti. Ofisin elemanları da onunla görüşmek için hastaneye gelirdi. Yemeklerini de hastanenin kantininden yedi. Bu kadar büyük bir yazar ve siyasetçi. O hastanede yattı ve insanlarla görüştü. Hastanenin yemeklerini yedi ve gelen misafirlerle de aynı yemeği paylaştı. Diğer bir anım da, biz Modhubag’ta kalıyorduk. Bir gün üstü başı dağınık, sokaktaki kötü erkeklere benzeyen biri geldi. Elinde bir kitap vardı. Şehit Kamaruzzaman’ın yazdığı kitap; “Kur’an’ı Anlamanın yolu’’. Kamaruzzaman da o adamı alıp oturma salonda oturttu. O dağınık adam dedi ki, “Bu kitabı sen yazdın değil mi?” Kamaruzzaman,“evet” dedi.  Adam bu defa, “Bu kitapta yazdığın her şey doğru mu? diye sordu. Kamaruzzaman da ona sordu; “Sen bu kitabı okudun mu?” “Hayır okumadım” dedi. Kamaruzzaman, “Okumadan nasıl anlarsın ki!

Doğru mu değil mi?” Bu kez o adam bir itirafta bulundu; “Buradaki kötü abilerim dedi ki “sen bu kitapla git, ona bu soruyu sor.” Ben de geldim, sordum sana!” Kamaruzzaman da onu severek, omuzuna elini koyarak dedi ki, ‘’Çocuğum, önce bu kitabı oku da sonra gel.’’ Ne oldu biliyor musunuz, o kötü adam Cemaat-i İslami’ye katıldı ve hayat tarzını değiştirdi.

Eşiniz Bangladeş’te İslam kardeşliğini savunduğu için rejim tarafından haksız bir şekilde yargılandı. Bildiğimiz Bangladeş’te, Cemaat-i İslami’nin önde gelen liderlerinin yargılanmaları devam ediyor. Hükümetin baskıları devam ediyor. Cemaat-i İslami mensupları olarak mahkemelerin başladığından bu yana geçen süreci anlatabilir misiniz? Şehidin ailesi olarak bu zaman zarfında neler hissettiniz ve ne tür sıkıntılar yaşadınız?

- Kendisi İslami hareketin lideri olduğu için bu zalim hükümet onu idam ederek şehit etti. 37 yıllık evlilik hayatımızda çok mutluyduk. Sadece hapisteki yıllar benim için çok zor idi. Hapis hayatı kimse için hiç hoş değildir. Ama Kamaruzzaman bu durumu her zaman bir imtihan olarak karşılardı. Ona kitap verdiğimizde çok mutlu oluyordu. O kitap okurken o kadar dikkatle okurdu ki, yanında kim var, ne dedi, hiç duymazdı ve dikkate almazdı. Hükümetin zulmü bizim üzerimizde tüm gücüyle devam etmektedir. Çok sayıda vatandaş çok zor durumda. Bizim için de daha çok zor. Durum o kadar zorlaştı ki bizim şimdi hicret etmemiz lazım ama nereye gideceğiz?  Hükümet bir dava açacak ve bizim tüm varlıklarımıza el koyacaklar.

28 Oca 2017 - 04:45 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?