Ünlü yazar son anket sonuçlarını değerlendirdi: AKP yüzde 10 eridi!

İbrahim Kiras, Karar'daki bugünkü köşe yazısında son dönemde gündemde yer alan anket sonuçlarını ele alarak dikkat çeken tespitlerde bulundu.

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kiras kaleme aldığı yazısında son dönemde sıkça gerçekleştirilen anketleri ele aldı. "Seçim anketlerini ciddiye almalı mıyız?" sorusuna yazısında cevap arayan Karar gazetesi yazarı İbrahim Kiras, "Daha önce iktidara birkaç defa uyarı mesajı veren seçmenin gelinen noktada AK Parti’ye tekrar bir şans daha tanıyabileceğini, ülkeyi yeniden bir maceraya atmaya ve bunun risklerini göze almaya heves edeceğini düşünmemek gerekir. Son seçimden bu yana Cumhur İttifakı oylarındaki yüzde onu aşan azalmayı gösteren anketler bunun işareti. Ancak bu anket sonuçlarının sandıktan çıkacak sonucu tam olarak haber verdiklerini de var sayamayız." ifadelerini kullanarak AK Parti ve MHP'den oluşan Cumhur İttifakı oylarındaki gerilemeye dikkat çekti.

"NASIL İSABETLİ ÖNGÖRÜLER ÇIKARILABİLİR?

Öte yandan vatandaşların büyük kısmının sandıkta karar verdiğini yazan Karar gazetesi yazarı İbrahim Kiras, "Seçmenin ciddi bir kısmı ancak sandığa giderken nihai kararını netleştiriyorsa seçim gününden aylar önce yapılan anketlerden nasıl isabetli öngörüler çıkarılabilir? Bu soruya şöyle cevap verilebilir: Mümkün olduğunca fazla sayıda ve temsil özelliği olan örneklemin araştırmaya dahil edilmesi durumunda, uygun bir metodoloji kullanan kamuoyu araştırması uzmanlarının mesleki donanımları aylar sonra yapılacak seçimin sonuçlarına ilişkin de isabetli öngörüler elde edilmesini sağlayabiliyor." yazdı.

İşte, Karar gazetesi yazarı İbrahim Kiras'ın dikkat çeken o yazısı:

Seçim anketlerini ciddiye almalı mıyız?

Elbette bilimin gereklerine uygun şekilde ve meslek ahlakına riayet ederek yapılanları ciddiye almalıyız ama bunların da aslında toplumun sınırlı bir kesitindeki eğilimleri yansıtabildiklerini unutmadan. Zira araştırmaların ortaya koyduğu bir gerçek var: Seçmen kitlesinin büyük bölümü seçim zamanına kadar kararını netleştirmiyor. Dörtte biri seçimden önceki hafta, sekizde biri seçimin olduğu gün kararını veriyor. Bu bakımdan mühim olan, tercihi şu anda bilinmeyen seçmenin sandığa gittiğinde ne yapabileceğini öngörebilmek.

Peki, seçmenin ciddi bir kısmı ancak sandığa giderken nihai kararını netleştiriyorsa seçim gününden aylar önce yapılan anketlerden nasıl isabetli öngörüler çıkarılabilir? Bu soruya şöyle cevap verilebilir: Mümkün olduğunca fazla sayıda ve temsil özelliği olan örneklemin araştırmaya dahil edilmesi durumunda, uygun bir metodoloji kullanan kamuoyu araştırması uzmanlarının mesleki donanımları aylar sonra yapılacak seçimin sonuçlarına ilişkin de isabetli öngörüler elde edilmesini sağlayabiliyor.

Ancak kamuoyu araştırmacılarının işi yine de kolay değil. En büyük zorluk anket sorularına cevap vermeyi kabul eden kişilerin belirli konularda gerçek görüşlerini ifade etmekten yine de kaçınıyor olmaları.

Bunun muhtemel sebebi kimi insanların bazı durumlarda siyasi tutumunu açıklamaktan -kendilerine veya ailelerine zarar gelebileceği düşüncesiyle- çekinmeleri. Bilhassa muhalefet partileri lehine oy verme eğilimi içinde olan bir vatandaşın devlet gücünü elinde tutan tarafın öfkesini üzerine çekmekten kaygı duyması anlaşılır bir durum.

Ancak bizim ülkemizde iktidardaki AK Parti’nin tabanının da -en azından daha önceki seçim süreçlerinde- gerçek eğilimini gizlediğine ilişkin bir görüş var. Seçim sonuçlarının bazen bazı anketleri boşa çıkarmasını buna bağlamak doğru olmaz tabii ama söz konusu tutum işi zorlaştıran bir faktör. Mamafih iyi bir araştırmacı uyguladığı metodoloji çerçevesinde sorduğu sorularla ve ilave verileri kullanarak bu zorluğun üstesinden gelmek zorunda.

Seçmenlerin bir bölümünün eğilimini gizleme tutumunun ilgili seçmen tabanının sosyo-ekonomik kökeniyle ilgili kültürel bir refleks olduğunu söyleyenler de var, bunu genel olarak iktidarı savunmanın zorluğuna bağlayanlar da var. Belki de bazı kişilerin oy tercihlerinin ancak sandık başına geldiklerinde netleşmesinden ibaret bu mesele. Ancak sosyal hayat içindeki gözlemlerimiz de iktidar partisi taraftarlarının oy tercihlerini açıklamak konusunda daha çekingen durdukları şeklinde. Özellikle bugünkü şartlarda bu tutumun daha fazla hesaba katılması zorunluğu var.

Önümüzdeki seçim söz konusu olduğunda ise sonuçlara ilişkin öngörüde bulunmanın da kamuoyu nabzını tutabilmenin de her zamankinden zor olacağı söylenebilir. İktidar partisinin sadık taraftarlarının da kendileri açısından sürpriz tutumlara yönelebilecekleri bir ortamda sandık kurulacak çünkü.

Ne yazık ki ülkemizde ekonomik bir buhran yaşanıyor. Her birimizin hayat kalitesini doğrudan etkileyen ciddi sıkıntılar var. Cebimizdeki paranın değeri son birkaç yıllık süreçte eriyip gitti. Enflasyonun yıkıcı etkisi hemen her ailenin hayatını zorlaştırıyor.

İktidar kadroları önce sorunların varlığını inkâr ederek, bu olmayınca sorumluluğu “dış güçler” gibi hayali birtakım aktörlere ve hatta bilahare “nas” diye dinin emirlerine yükleyerek ve en sonunda da “Evet sorun var ama çözersek yine biz çözeriz” diyerek yaklaştılar konuya… Bu yaklaşımların iktidar partisi tabanında uyandırdığı duygunun müspet olduğunu düşündürtecek bir atmosfer yok toplumda.

İktidar çevreleri şimdi uygulanan ekonomi politikalarının beş altı ay içinde olumlu meyvelerini vereceğini, piyasaların rahatlayacağını, vatandaşın sıkıntılarının azalacağını savunuyorlar. Galiba buna kendileri de inanıyorlar ve seçime ekonomideki sorunları çözmüş olmanın avantajıyla gitmeyi umuyorlar.

İnşallah sorunlar kısa sürede çözüm yoluna girer. İnşallah ekonomiyi yöneten kişiler haklı çıkarlar, uyguladıkları yöntemler işe yarar. Bu ülkenin vatandaşları olarak arzumuz bu. Şahsen benim bundan yana hiç ümidim olmasa da… Tahminim bu sorunların ancak seçimden sonra çözülebileceği şeklinde. Ama seçimden önce bu iktidar tarafından çözülebilirse çok daha memnuniyet verici olur elbette. Çünkü ne kadar kısa sürede bu badireden çıkabilirsek, ülke ekonomisi o kadar daha az zarar görmüş, daha az yıpranmış olur. Hepimiz daha erken nefes alırız.

Ancak, farzımuhal, öyle olsa bile iktidar ortaklarının bu sayede seçime avantajlı gideceklerini söyleyebilmek kolay değil yine de. Kötü yönetimin devlete ve millete verdiği zarar -ne kadar fanatik taraftar olursanız olun- görmezden gelebileceğiniz boyut ve aşamaları çoktan geçti.

2017’deki başkanlık referandumunda ve 2018 seçiminde vaat edilenlerin -gerçekleşmemesi bir yana- tam aksi yönde bir tablo ortaya çıkmış olması seçmenin unutup affedeceği sıradan ve küçük bir kusur değil.

Daha önce iktidara birkaç defa uyarı mesajı veren seçmenin gelinen noktada AK Parti’ye tekrar bir şans daha tanıyabileceğini, ülkeyi yeniden bir maceraya atmaya ve bunun risklerini göze almaya heves edeceğini düşünmemek gerekir. Son seçimden bu yana Cumhur İttifakı oylarındaki yüzde onu aşan azalmayı gösteren anketler bunun işareti. Ancak bu anket sonuçlarının sandıktan çıkacak sonucu tam olarak haber verdiklerini de var sayamayız.

Bilhassa bugün hiçbir partiye oy vermeyeceğini söyleyenler ile kararsız olduğunu belirtenler yekûn olarak en az yüzde yirmi civarında bir oran oluşturuyorsa anketlerde gördüğümüz oy dağılımından epeyce farklı bir sonuç tablosu seçim gecesi ekranlarda karşımıza çıkabilir.

13 Oca 2022 - 16:48 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

10

Haydar - Dini siyasette kullanan, siyasette kaybetmez. Dini yozlastirma pahasına Dini kullanana göre din anlayışı yeniden şekilleniyor. Hoca, siyasetinize zarar verecek doğruları söylemekten kaçının diyor. (H.Karaman; her doğru her yerde söylenmez demişti.)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 17:54
08

Fakir Vatandas - Benim için bitmiştir akp bu kadar yenilmez ya bir ulke

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 00:44
06

Beter Olsunlar - Halkın sorunlarına kulak tıkayan Cumhur ittifakının erimesi normaldir.

Halka karşı siyaset yapılamacağına seçim sandığında görecekler.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 22:31
05

Eroğlu - O değilde 2023 te bu yaptığınız sahte haberlerden sonra yüzünüzün rengini görmek isterdim

Yanıtla . 5Beğen . 6Beğenme 13 Ocak 20:47
03

>secmen Izleyici - akp kendisi istedi erimeyi yüzde 10 barajinin arkasina gizlenerek bu güne kadar geldi yüzde on barajiyla geldi ama artik secmen uyanmaya basladi akpin ne oldugunu anladilar yalanlari ortaya cikti erime yavas yavas bizlerki bir az odun atmamiz gerek erime hizlansin vs vs

Yanıtla . 25Beğen . 3Beğenme 13 Ocak 18:33
07

Misafir - @>secmen Izleyici 03 nolu yoruma cevabı: konuştukça geri gidiyor.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 00:20
02

Mustafa Soylutürk - ibrahim kiras'ın ün'ü nerden geliyor ????

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 13 Ocak 18:29
01

Asker - Cumhur ortaklarına kesinlikle oy yooooooooooooooooooooook.

Yanıtla . 29Beğen . 4Beğenme 13 Ocak 18:18