Devlet Bahçeli: Biz TBMM'de terörist istemiyoruz

Son dakika haberi... MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Bahçeli, "HDP'yi Türk siyaset ve demokrasi hayatında bir saniye bile görmeye tahammül edemiyoruz" dedi. Bahçeli, "Zira her şey gün gibi meydandadır. Bu korkakça tutum Firavun siyasetidir. Şehitlerimizin hakkını bölücü teröristler kadar ağızlarına alamayanların ne yatacak ne kaçacak yerleri kalmıştır" ifadelerini kullandı. Bahçeli, Kazakistan'daki olaylar hakkında ise "Bize kalırsa Kazakistan'daki gösterilerde FETÖ parmağını araştırmak elzemdir. Bu örgütün nasıl maşa gibi kullanıldığını bilen ülke Türkiye'dir. Sorun sadece Kazakistan'ın değil, Türküm diyen herkesin sorunudur." dedi.

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Türk milleti terörizmin hain planlarına, terör örgütlerinin kanlı saldırılarına diz çökmeyecektir. Terörizmin hiçbir şekli, türü, türevi masum değildir. Türkiye'nin üstesinden gelinmesi kaçınılmaz olan öncelikli sorunu bölücü terördür. Bunun üstesinden gelinmeden hayatın diğer alanlarında istikrar yakalanması belki de imkansızdır. Terör, ülkemizin kabuk bağlamamış yarasıdır.

Sınırlarımızın mücavir alanlarında, dağlarda, mezarlarda, şehirlerde, belediyelerde, bürokraside ve gazi Mecliste bölücü teröristleri temizlemedikten sonra rahat bulamayız. Milli bekamız, güvenliğimiz buna bağlıdır. Bayrak inmesin diye yavrularını mezara indiren şehit analarına-babalarına vefa borcumuzu ödemek zorundayız. Biz TBMM'de terörist istemiyoruz. Terör örgütüne eleman devşiren sözde Kürdistan propagandası ile sabırlarımızı kevgire çeviren HDP'yi Türk siyaset ve demokrasi hayatında bir saniye bile görmeye tahammül edemiyoruz. AYM'nin görevini yapmasını bekliyoruz.

Mehmetlerimize kurşun sıkan hainlerle düşüp kalkacaklar, terör kamplarında silah eğitimi alacaklar, karşımıza geçip demokrasi, insan hakları, barış ezberlerini utanmadan sıralayacaklar, bu ne kepazeliktir!

İmha edilen 4 teröristten biri olan Volkan Bora'nın şu anda HDP Diyarbakır Milletvekili olan bir kadınla nasıl karanlık münasebet kurduğu deşifre olmuştur. Bu bölücü vekil hakkında gereken hukuki tahkikat, dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili tasarruf derhal temin edilmelidir. Terörist sevdalıları meclis koridorlarındadır.

Geçen cumartesi günü 3 kahramanımızın şehadeti neticesinde toplumun her kesiminden taziye mesajları paylaşıldı. CHP'nin yayımladığı mesaja dikkat buyurun: Kılıçdaroğlu özetle dedi ki 'Barış Pınarı Bölgesi Gültepe Hudut Karakolu'nda askeri araç geçerken yaşanan patlamada şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.'

Daha ilgincini İP Başkanı gündeme taşıdı şunları söyledi: 'Şanlıurfa'da patlama sonucu şehit verdiğimiz kahraman mehmetçiklerimize yüce Allah'tan rahmet diliyorum.'

Patlayan nedir, belli değil. Partlatan kimlerdir açık ve net değil. Balon mu patladı, boru mu patladı, tüp mü, lastik mi, bomba mı, anlayan yoktur, anlatan yoktur! PKK'ya, YPG'ye tek bir laf, atıf yoktur, eleştiri yoktur. Bölücülerle işbirliği, terörle ittifak vardır, patlama ortaklığı vardır, ağız birliği vardır ve karşımızdadır.

HDP'yi küstürmemek için kırk dereden su taşıyanlar, PKK'yı incitmemek için suya sabuna dokunmayanlar samimiyet fukarası, millet muhalifleridir.

Ey zillet partileri çekinmeyin, telaşlanmayın, itiraf edin, PKK bomba tuzakladı, sonra da patlattı derseniz sadece adam olursunuz, ahlaklı olursunuz, dürüst ve tutarlı olursunuz. Faili meçhul konuşmaktan imtina etmek korkaklıktır, terör simsarlığıdır. Şehitlerimizin hakkını bölücü teröristler kadar ağzına alamayanların ne yatacak ne kaçacak yeri kalmıştır.

CHP Genel Başkanı geçen hafta TV'de bir yalana bin yalan ekleyerek, "Terör konusunda bir şey geldi de biz hayır mı edik, yapmayın, etmeyin mi dedik." Bu temelsiz açıklamayı duyduktan sonra ne dile getirsek boşunadır! Türkiye'nin değişen terörle mücadele stratejisi kapsamında terörü kaynağında engellemek asıldır, esastır, önceliklidir. Irak ve Suriye'ye asker gönderilmesini iki yıl uzatan tezkere 26 Eylül 2021'de Meclis'te oylanırken CHP hayır dedi mi? Dedi. Bu tezkereye HDP hayır dedi mi? Kuşkusuz... İP sadece 2 3 vekil ile oylamaya iştirak edip kerhen evet dedi... CHP Genel Başkanı kuyruklu yalana nasıl başvurabiliyor? Milletimizi kandırmaya ne hakla cüret edebiliyor?

CHP Genel Başkanı, İBB'de terör örgütüyle irtibat ve iltisak içinde olanların işe alınmasıyla ilgili devam eden teftiş sürecinde görevli müfettişlere ateş püskürüyor. Çünkü, çiğ süt içtiğinde karnı ağrıyor, hesabını veremeyeceklerinden dolayı korkuyor. İmralı canisi tarafından kurdurulan PKK ve KCK şehir yapılanması arasında yer alan, DİAYDER referansı ile belediyede işe girdikleri iddia edilenlerin destekçisi Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Bize sarayın sözcüsü diyen Kılıçdaroğlu, Kandil'in teşrifatçısı, termikçisi, tedarikçisidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı DİAYDER iddianamesinde Kılıçdaroğlu'nun adı geçiyor mu, geçmiyor mu? Bu zat, terör aparatı DİAYDER'in bölücü mensuplarıyla toplantı yaptı mı, yapmadı mı? Saklanma, çık karşımıza mertçe söyle, adamsan cevap ver.

Kılıçdaroğlu yalanı avuç avuç içiyorsun da yeri geldiğinde bir damla gerçeği yutmaya cesaret edemeyecek kadar denge kaybı mı yaşıyorsun?

Suriye'nin Kuzey'i dahil olmak üzere 2015'ten bu yana 33 binden fazla terörist etkisiz hale getirildi. Şehitlerimizin katilleri için hiçbir yer emniyetli değil artık. Hainlerin döktükleri kanda boğulacakları kesindir.

Vatan topraklarını emanet ettiğimiz kahramanlarımızın kanı yerde kalmayacaktır. Türkiye, terörün belini kırıp başını ezdikten sonra ekonomik olarak sıçrayacak, huzuru büyüyecektir. MHP'yi bilhassa Kürt düşmanı göstermeye gayret eden sicili lekeli şerefsizlere diyorum ki, bizim Kürt kökenli kardeşlerimize duyduğumuz muhabbet ve hürmet, sizin tahayyül sınırlarınızın alamayacağı kadar derindir. Türk ile Kürt ezeli kardeştir, Türk milletinin mensuplarıdır, bozguncular kalleştir. Aziz millet varlığının büyük tehlikede olduğu bu süreçte ayrıntılarla meşgul olamayacak kadar hassas bir dönemdeyiz. Bizim yüreğimizde herkese yer vardır, herkese yetecek kadar sevgi vardır. Bu bayrak benim, bu ülke benim diyen herkes kardeşimizdir.

Cumhur İttifakı olarak alayına yeteriz, MHP olarak hepsine gününü gösteririz. Terör bitecek, bölücülük bataklığı kurutulacak. Teröristler ya bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri önünde hesap verecekler ya da yok edileceklerdir. 2016'da açıkladığım, şu anda devam eden mücadele sürecine katkı vereceğini umut ettiğim 8 maddelik terörle mücadele önerimizi paylaşmaktan bahtiyar olacağım.

İstiklalinden yoksun bir milletin insanlık aleminde uşaklıktan başka bir seçeneği yoktur. Kutlu ceddimiz bunu bize miras bırakmıştır. Türk milleti bağımsızlık onuruna düşkün bir millettir. Kazakistan'da fitili tutuşturulan toplumsal olayların, iç kargaşanın yalnızca petrol zammıyla, sosyoekonomik olumsuzlukla tanım yapılması basit ve kolaycılıktır. Dost ve kardeş ülke Kazakistan'daki kanlı gösteriler, mağdur kitlelerin hak arayışı, refah ve özgürlük talebi de değil. Orta Asya, küresel ekonominin küresel siyasi mücadelenin çok boyutlu ticaret ve güvenlik müzakerelerinin ana mihveridir. Kazakistan'da zamlar geri alınmıştır, yeni sözler verilmiştir, yeni paketler gündemdir. Ama olayların durulması mümkün olmamıştır. Hükümet istifa etmiştir. Meselenin can alıcı noktası şudur: Kazakistan'da devlet sokak gösterilerine, kanunsuz göstericilere tüm imkanlarıyla direnmiştir. Güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çatışmalar yaşanarak çok sayıda ölüm ve yaralanma vakası görülmüştür. Ülkenin güneyinde polis araçları ateşe verilmiştir, devlet binaları işgal edilmiştir dolayısıyla OHAL ilan edilmek durumunda kalınmıştır.

Bize kalırsa, Kazakistan’daki yasa dışı gösterilerde FETÖ parmağını çok iyi araştırmak acildir, elzemdir.

4 Temmuz 2002’de, 57’inci Koalisyon Hükümeti’ni oluşturan partilerin Genel Başkanları olarak, Türkiye ekonomisinde yaşanan sorunlarla ilgili Başbakanlık Konutu’nda bir toplantı yapmıştık. Tutanakları şahsımda mahfuz bu toplantıya ekonomi bürokratları, ilgili bakanlar ve pek tabii Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş de katılmıştı. Bakanlık görevini DSP kontenjanından üstlenmiş bu kiralık batı komiseri, o günkü toplantıda defalarca siyasi belirsizlikten bahsetmiş, yeni bir siyasi senaryoya ihtiyaç olduğunu sürekli vurgulamıştı. Aynı şeyi dönemin Merkez Bankası Başkanı’yla diğer ekonomi bürokratları da telaffuz etmiştir.

Derviş, müteakiben Merhum Ecevit’in koltuğundan inmesini sağlayacak, koalisyon hükümetini dağıtacak, kendisine verilen talimat listesinde ne var ne yoksa uygulanmasına refakat edecekti. Dün siyasi belirsizlikten bahseden tehlikeli zihniyetin çırakları, bugün erken seçim dayatmalarıyla aynısını tekrarlamaktadır. Gerçekten de Kemal Derviş’in yetiştirmeleri CHP’de köşe başlarını tutmuştur. Yeni siyasi senaryoya ihtiyaç var diyenler çoğalmıştır.

Dün hedef Bülent Ecevit’ti, bugün Recep Tayyip Erdoğan’dır. İsimler değişse de oyun hep aynı oyundur. Kurgu aynıdır, kumpas aynıdır, komplo aynıdır.

11 Oca 2022 - 10:56 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Eyt Herkesin Yanında - Bizde istemiyoruz millet düşmanı, vatan hainlerine destek verilmesini. Millet yararına her şeye hayır diyen ikiliyi istemiyoruz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ocak 15:07
01

Timur - O zaman valizini topla kafkaslara git Burda istenmiyorsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Ocak 12:37