Asıl Güzellikler Sokakta-Fatma Demir

Asıl Güzellikler Sokakta-Fatma Demir

Yüksel AKÇA

Daha önce de fotoğrafçılıkla ilgilense de 2 yıldır ciddi anlamda hayatı kayıt altına almayı tutku haline getirmiş. “Fotoğrafçılık için işimi bile bıraktım” diyecek kadar yaptığı uğraşı seven Demir fotoğrafı bir nevi hayatı belgelemek olarak görüyor. Demir, çoğunlukla sokaklarda geziyor. Burada çocukları, esnafı, işçiyi, yapıları ve karşılaştığı güzellikleri çekiyor. İFSAK’ta eğitim alan ve bir takım eğitimden de geçen Fatma Demir kendini hazır hissettiği için fotoğraflarını hem yarışmalara göndermiş hem de sergilerle insanların beğenisine sunmuş. Ancak yine de şu cümleleri kuruyor: “Henüz istediğim aşamaya gelmedim. Öğrenecek çok şey olduğunu düşünüyorum. Her öğrendiğim bilgi, ne kadar bilgisiz olduğumu bana hatırlatıyor ve ben bu konuda o kadar açım ki, doymayan biri gibiyim. Fotoğraf artık benim için vazgeçilmez bir şey oldu. Neredeyse her şeye fotoğrafçı gözüyle bakar oldum. Haftada en az 2 gün fotoğraf çekmek için dışarıya çıkarım. Bazen arkadaşlarımla, bazen de tek başıma dolaşırım. İmkânlar elverdiği sürece de, şehir dışı gezilere katılırım. Daha çok ‘an’ fotoğrafı çekmeyi seviyorum. Sokaklarda dolaşarak, insanlarla muhabbet kurarak ve izin isteyerek fotoğraflarını çekerim. Sokaktaki yaşamı fotoğraflamak çok ilgimi çekiyor.” Fotoğrafları ödüllerle taçlandırılan ve farklı yerlerde fotoğraf severlerle buluşan Fatma Demir’in eserlerini paylaşalım istedik. Fotoğrafları üzerine birkaç soru sorduk o da cevapladı.

Fatma Demir

Fotoğrafçıların ortak problemidir, fotoğraf çekerken bir sürü sorunla karşılaşmak. Siz fotoğraf çekerken ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz?

Manzara çekerken genelde herhangi bir sorunla karşılaşmaz fotoğrafçılar. Çünkü manzara zaten orada duruyor. Işık da müsaitse deklanşöre basmak kalıyor geriye. Fakat portre fotoğrafı öyle değil. Öncelikle kişiden izin almak gerekir diye düşünüyorum. Ben izinsiz fotoğraf çekmem. Fotoğrafını çekmek istediğim kişi ile önce tanışır, bir süre muhabbet ederim. Sonra fotoğrafını çekmek istediğimi söylerim eğer izin verirse çekerim. İzin vermezse de çekmem, muhabbetime devam ederim. Hiç önemli değil. Fotoğrafçıların bazıları izinsiz fotoğraf çektikleri için bazı semtlerdeki insanlar zaten tepkili davranıyorlar. Bu tepkiyi kırmak da zor oluyor. Bunun çaresi de muhabbet etmek. Ben de bunu yapıyorum o yüzden bir sorunla da pek karşılaşmıyorum. Genelde izin veriyorlar.

Yaptığı işleri paylaşmak ve insanlara sunmak her fotoğrafçının hayalidir. Sizin bu anlamda projeleriniz nedir?

İleriye dönük bazı projelerim var. Birkaç konu var aklımda, bununla ilgili belgesel fotoğraf çalışması yapmak istiyorum. Kişisel sergi hiç açmadım. Birkaç karma sergiye katıldım sadece. Kişisel sergi açmayı şu aşamada düşünmüyorum. Çünkü bir proje hazırlarsam o zaman düşüneceğim.

Fotoğraçılıkta Temel Eğitim Şart

Türkiye’de fotoğrafçılığın gidişatını nasıl buluyorsunuz?

Ülkemizdeki fotoğrafçılığın bulunduğu durum hakkında ahkam kesecek kadar bilgili olduğumu düşünmüyorum. Sadece gözlemlediğim kadarı ile şunu söyleyebilirim ki, fotoğraf göründüğü kadar da kolay bir şey değil. Fotoğraf makinesi alan herkes, hiçbir eğitim almadan, kısa bir sure sonra adının sonuna photography kelimesini ekleyerek kendine bir web sayfası açıyor. Herkes bunu eleştiriyor. Ben böyle düşünmüyorum. Açabilirler, iş de yapabilirler. Arz talep meselesi, yapsınlar. Fakat ben fotoğraf ile uğraşan insanların öncelikle hiç olmazsa bir temel eğitim almasını öneririm. Daha sonra bol bol fotoğraf izlemesini, iyi fotoğrafçıların fotoğraflarını takip etmelerini ve fotoğrafçılık konusunda çıkan yayınları takip etmelerini öneririm.  Ben 2 yıldır fotoğrafa ilgi duydum ve makinemi alır almaz ilk yaptığım iş eğitim almak oldu. Daha sonra, ikinci üniversite olarak fotoğrafçılık bölümünü bitirdim. Dergi ve kitapları takip etmeye çalışıyorum ve tüm boş zamanlarımı iyi fotoğrafları izleyerek geçiriyorum. Nasıl daha iyi olabilirimin derdindeyim.

Her fotoğrafçının kendine göre “bu iyi oldu işte” dediği fotoğrafı vardır. Sizin en sevdiğiniz fotoğraflarınız hangisi?

Bugüne kadar çektiğim en güzel fotoğraf hangisi sorusuna sanırım cevap veremem. Birkaç tane fotoğrafımı çok severim. Fotoğrafçılar bazen, bazı fotoğrafları ile arasında duygusal bir bağ oluşturuyor. Benim de öyle duygusal bağ oluşturduğum ve sevdiğim birkaç fotoğrafım var elbet. Ama bu soruya illa yanıt vermem gerekiyorsa,  Aşura törenlerinde çekmiş olduğum bir fotoğraf ve kağıt toplayıcıların bir fotoğrafı diye cevap verebilirim. Şu anda en büyük hayalim, trenle Türkiye ve Avrupa turuna çıkmak.

03 Mar 2017 - 12:32 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?