Kurban Bayramı ne zaman? (2016 Kurban Bayramı tatili kaç gün?)

Kurban Bayramı ne zaman? (2016 Kurban Bayramı tatili kaç gün?)

Kurban Bayramı ne zaman? Ramazan Bayramı ile 9 gün tatil yapan vatandaşlar bir yandan da Kurban Bayramı tatilini merak ediyor. Dini günler takviminde yer alan bilgilere göre ise Kurban Bayramı’nın ne zaman olacağı belli oldu. Peki 2016 Kurban Bayramı ne zaman?

KURBAN BAYRAMI TATİLİ GÜNLERİ

11 Eylül 2016 Pazar Arefe

12 Eylül 2016 Pazartesi Kurban Bayramı (1.Gün)

13 Eylül 2016 Salı Kurban Bayramı (2.Gün)

14 Eylül 2016 Çarşamba Kurban Bayramı (3.Gün)

15 Eylül 2016 Perşembe Kurban Bayramı (4.Gün)

KURBAN BAYRAMI TATİLİ YÜZLERİ GÜLDÜRDÜ!

Muğla'nın önemli turizm merkezlerinden Bodrum, Marmaris ve Fethiye'deki turistik tesislerin Kurban Bayramında yüzde 100 doluluğa ulaşacağı tahmin ediliyor.

Denizi, güneşi, kumsalları, doğal güzellikleri ve binlerce yıllık tarihi geçmişiyle ilgi çeken Muğla'da, turistik merkezlerde Kurban Bayramı hazırlıkları tamamlandı. Kurban Bayramı tatilini geçirmek isteyen yerli turistler için Bodrum, Marmaris, Fethiye, Dalyan, Akyaka ve Datça'da tekne turlarından antik kent ve doğa gezilerine, yöresel lezzet turlarından sportif faaliyetlere birçok gezi programının da organizesi yapılıyor.

Muğla Kültür ve Turizm Müdürü Veli Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bayram tatilinin 9 gün olması dolayısıyla sahil bölgelerine yerli turistler tarafından yoğun talep olduğuna dikkati çekti.

Muğla ve ilçelerindeki çoğu otelin açık olduğunu ve bayram için hazırlıkların tamamladığını belirten Çelik, "Ramazan Bayramında beklenilenin üzerinde bir doluluk yaşadık. Otellerimiz yılın yüzde 30'luk kısmını bu dönemde karşıladı. Kurban Bayramı tatilinde daha fazla bir yoğunluk bekliyoruz." dedi.

Turisttik tesislerin plan ve programlarını Kurban Bayramına göre yaptıklarını ve hazırlıklarını tamamladıklarını vurgulayan Çelik, "Daha önce müşteri planlaması yapan nitelikli otellerin hiçbiri problem yaşamıyor. Bu nedenle birçok otelimiz şu an dolmuş durumda. Hatta rezervasyon yaptırmayanlar bölgede kalacak yer bulamıyor." ifadesini kullandı.

Muğla'nın bünyesindeki turizm merkezleri ile çok özel bir bölge olduğuna değinen Çelik, turizm amaçlı tüm sportif faaliyetlerin, dalma, yamaç paraşütü, rafting ve safari gibi alternatif etkinliklerin Muğla'da yapılabildiğini, bu durumun da kenti daha cazip hale getirdiğini söyledi.

Çelik, bayram tatilin 9 gün sürmesinin turizmcileri mutlu ettiğine işaret ederek, yerli ve yabancı tatilcilerin bayram tadında bir tatil geçirmesi için tüm hazırlıkları yaptıklarını belirtti.

Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Taner Uslu da Bodrum'da her bayram olduğu gibi yine iyi bir doluluk beklediklerini bildirdi. Belediye olarak tüm önlemleri aldıklarını belirten Uslu, "Anadolu halkının Bodrum'a yine gerekli ilgiyi göstereceğini umuyoruz. 9 günlük bayram tatilini ilçede yoğun bir şekilde yaşayacağımızı düşünüyorum. Belediye olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getiriyoruz." dedi.

Belediyede görevli birimlerle tüm hazırlıkları tamamladıklarını vurgulayan Uslu, şunları ifade etti:

"Bayramda da nöbetçi arkadaşlarımızla bir hazırız. Gelen misafirlerimizi ve Bodrum'da yaşayan vatandaşlarımızı en iyi şekilde ağırlayacağız. Tatillerinin en iyi şekilde geçmesi için belediye olarak üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışacağız. Herhangi bir sıkıntı olduğunda vatandaşlarımız belediyemizi arayabilirler."

Uslu, Bodrum'daki otelcilerle ve derneklerle görüştüklerini, bu bayramda da ilçedeki tüm otellerin yüzde 100'e yakın doluluk sağladığına işaret etti.

- Doluluk şu anda yüzde 90

Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Halil Özyurt ise iç pazarda Bodrum'da bayram satışlarının çok iyi olduğunu belirtti.

Özyurt, şunları kaydetti:

"Bu bizi çok mutlu etti. 4 gündür de rezervasyon artışları yaşanıyor. Daha önceden de Kültür ve Turizm Bakanımız tatil süresinin 9 güne çıkacağını ifade etmişti. Hükumet de açıklayınca Kurban Bayramında bütün turizm kentlerinin yüzünün güleceğini düşünüyorum.

Şu anda rezervasyonlar bunu gösteriyor. Şu anda yüzde 90 oranında doluluk görünüyor. Daha önümüzde bir kaç gün var. Ben tahmin ediyorum ki bayramda Bodrum yine yüzde 100 doluluğa ulaşacaktır."

DİYANET'TEN 'KURBAN' UYARISI

Diyanet İşleri Başkanlığı, yaklaşan kurban bayramı öncesi hurafelere karşı uyarılarda bulundu. Uyarılarda, banka kredisiyle kurban kesilemeyeceği, kurban kanının alına sürülmesinin doğru olmadığı, kurban derisinin satılamayacağı veya kesen kasaba ücret olarak verilemeyeceği vurgulandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde, kurbanla ilgili bölümde, sık yöneltilen 61 soruya yanıt verildi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca kurbanla ilgili açıklayıcı  soru ve yanıtlar ile fetvalar arasında arasında şu dikkat çekici konularda yer aldı:

KURBANIN MAHİYETİ VE HÜKMÜ

Kurban; bir müslümanın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir. Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanı kesmek sünnettir. Hanefi mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vacip olduğudur. Kurban, -fıkhi hükmü ne olursa olsun- müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinİ hayatında önemli bir yer tutmaktadır.  Kurban, Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve icma ile sabit bir ibadettir. Kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller mevcuttur. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihl?s ve takva olduğunun bizzat ?yetin metninde yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s.) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir

KURBAN KESİMİ NE ZAMAN BAŞLAR NE ZAMAN SONA ERER?

Diyanet İşleri Başkanlığı, kurbanlarıni, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra; kılınmayan yerlerde ise, sabah namazı vakti girdikten sonra başladığını hatırlatırkeş "Hanefilere göre bayramın 3’üncü günü akşamına kadar devam eder. Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak, kurbanların gündüz kesilmesi daha uygundur. Şafilere göre ise 4’üncü günü gün batımına kadar kesilebilir. İster kurban niyetiyle olsun, ister başka bir amaçla olsun hayvan kesilirken besmele çekilmesi gerekir. Hayvanın kesimi esnasında besmele kasten terk edilirse, o hayvanın eti Hanefİlere göre yenmez. Ancak ,kasıtsız ve unutularak besmele çekilmezse, bu hayvanın eti yenilir" denildi.

KURBAN KANININ ALINA SÜRÜLMESİNİN DİNLE İLGİSİ YOK

Diyanet İşleri, kesilen kurbanın kanının alna sürülmesinin dinle hiçbir ilgisi bulunmadığını, güvenilir kaynakların hiçbirinde böyle bir bilginin yer almadığını bildirirken, "Halkımız arasında yaygın olan bu uygulamanın başka kültürlerden girdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla terk edilmesi gerekir" açıklamasını yaptı.

"BANKA KREDİSİYLE KURBAN KESİLMEZ"

Uyarıda, kurban kesmenin akıl sağlığı yerinde, ergen, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan bir müslümanın yerine getireceği mali bir ibadet olduğu ifade edilirken, şu uyarılar yapıldı:

* İster vacip isterse nafile olarak kurban kesecek kimse, kurbanını peşin satın alabileceği gibi, borçlanarak da satın alabilir. Bu, kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak faizli borç alması durumunda faiz verme yasağını işlediği için günaha girmiş olur. Kendi imkanlarıyla kurban kesemeyecek olanların böyle yöntemlere başvurmaları dinen uygun değildir.

* Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), veda haccında Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerinin başında durmasını ve bunların derileri ile sırtlarındaki çullarını sadaka olarak vermesini, kasap ücreti olarak bunlardan bir şey vermemesini emretmiştir. Buna göre kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi caiz değildir. Derinin satılması h?linde bedelinin yoksullara verilmesi gerekir. Kurbanın derisi, bir yoksula veya hayır kurumuna bağışlanabileceği gibi, evde namazlık, kalbur ve benzeri ev eşyası yapılarak kullanılmasında da bir sakınca yoktur.

* Esas olarak kurban namazı diye bir namaz yoktur. Bu namazın din? bir gereklilik olduğu inancı veya kanaati yanlıştır. Ancak, kişi nafile namaz kılınması mekruh olmayan bir vakitte, sebepli veya sebepsiz dilediği kadar nafile namaz kılabilir. Kurban kesen kişi de böyle bir ibadeti yapma imk?nına kavuştuğu için Allah’ın verdiği nimete şükür olarak iki rek?t nafile namaz kılabilir.

* Hz. Peygamberin (s.a.s.) Zilhicce’nin ilk dokuz gününü oruçla geçirdiği rivayet edildiği ,kurban bayramından önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Kurban bayramında da oruç tutulmaz. Ancak, imsaktan itibaren bir şey yemeyip o günün ilk yemeğini kurban etinden yemek müstehaptır. Fakat bu, kendi evinde kurban kesebilen insanlar içindir. Zamanımızda çiftliklerde kurban kestiren bazı müslümanlara, akşama kadar sıra ancak gelmekte, hatta ertesi güne kalmaktadır. Bu durumda söz konusu insanların aç kalıp oruçlu imiş gibi durmaları uygun değildir.

* Kişiler bir araya gelerek Hz. Peygamber adına kurban kesemez. Dinimizde böyle bir uygulama yoktur. Bunun, yapılması gereken bir ibadet gibi görülmesi caiz değildir. Çünkü Allah ve Res?lü’nden nakledilmeyen bir uygulamayı ibadet gibi telakki etmek ve ona din?lik vasfı vermek bid’attir. Her bid’at de Hz. PeygAmberin (s.a.s.) nitelemesiyle dalalettir. Dolayısıyla bu hadis, eğer vasiyeti yoksa ölü adına kurban kesileceğine delalet etmez.

* Kişi, kurbanını bizzat kesebileceği gibi vek?let yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban, hac ve zek?t gibi mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vek?let Vek?let, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları vasıtasıyla verilebilir. Vekil tayin edilen kişi veya kurum aldığı vek?leti gereği gibi yerine getirmelidir. Kurbanda önemli olan, kişinin niyetinin Allah için olması ve vek?leten kendisi adına kurbanın kesilmesidir. Dolayısıyla kurbanın yurt içinde başka bir ilde ya da yurt dışında kesilmesinde sakınca bulunmamaktadır. Kurban fiyatlarının kesilen ülkeye göre az veya çok olması bu durumu değiştirmez. Ancak ,yaşadığı yerde muhtaç ve fakirler varsa kişinin, kurbanını orada kesip dağıtması daha uygun olur. Çünkü kişinin yaşadığı yerdeki fakirlerin ve komşuların onun üzerinde hakları vardır.

* Kurban keserken,usulüne göre bir kesim yapmış olmak için hayvanın yemek ve nefes borularıyla, iki atardamarından en az birinin kesilmesi gerekir. Bu şekilde yapılan bir kesim sırasında, hayvanın omuriliğinin kesilmesi mekruhtur. Bu konuda etlik kesim ile , kurbanlık kesim arasında bir fark yoktur. Hayvanın canı çıkmadan başının gövdesinden ayrılmamasına özen gösterilmelidir. Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet edilmemelidir. Bu nedenle hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve boğazlama işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalıdır. Hayvanların bir diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına azami özen gösterilmelidir.

* Dinimiz, tüm canlılara iyi davranılmasını emretmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), kesim esnasında hayvana eziyet edilmemesini emretmiştir. Kurbanın bilinen klasik yöntemle kesilmesi asıldır. Bununla beraber kurbana fazla eziyet vermemek (ölüm acısını azaltmak) maksadıyla, kesim esnasında hayvanın elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltılarak kesilmesi caizdir. Ancak, hayvanın bayıltıldıktan sonra ölmeden boğazından kesilmesi gerekir. Hayvan henüz kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi, eti de yenmez

* Hz. Peygamber (s.a.s.), kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde yenmesini tavsiye etmiştir Kurban etinin tamamı evde bırakılabilir. Ancak, durumu iyi olan müslümanların, toplumda muhtaçların arttığı bir dönemde kurban etlerinin çoğunu hatta tamamını dağıtmaları daha uygun olur. Ş?fi? mezhebine göre ise, kurban etinden az da olsa fakirlere verilmesi gerekir.

08 Eyl 2016 - 11:22 - Aile & Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?