Çare Belli: Milli Ekonomi

FItch RatIngs, Moody’s, Standard & Poor’s, milli ekonomi

Millî Gazete Manşet Haberi

Türkiye günlerdir vatandaşın adını dahi telaffuz edemediği uluslararası finans derecelendirme kuruluşlarını konuşuyor. Moody’s adlı kuruluşun Türkiye’nin notunu aşağıya çekmesiyle yükselen dolar ve düşen borsa, ekonomimizin dışa bağımlı nefes aldığını gösteriyor. New York’ta bulunan bir finans kuruluşunun aldığı kararla Ağrı’daki vatandaşımızın cebindeki Türk Lirası değer kaybediyorsa, yanlış yapılan bir şeyler var demektir.  Mevcut durum, ülke ekonomisini, bu kuruluşların iki dudağı arasına mahkum eden ekonomi politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.

15 YILDIR DEĞİŞMEYEN IMF PROGRAMI

Türkiye 2001 krizinin ardından Kemal Derviş yönetiminde IMF ile masaya oturdu ve anlaşmaya vardı. Aradan geçen 15 yıla rağmen Türkiye hâlâ bu programı uygulamaya devam ediyor. Bu programın temel amacı devlet bütçesini doldurmaktı. Artan vergiler, üretimden değil harcamalardan elde edilmeye başlandı. Üretim politikası değil tüketime dayalı bir yol izlendi. Devlet tüketimi artırarak kesesini doldurmaya çalıştı ve hâlâ da o kafada. Anlaşma Türkiye’nin derdine derman olmadığı gibi 2002 yılından itibaren bozulan dış ticaret ve cari açık dengesi büyümeye devam ediyor.

REKOR KIRDIK: 710.9 MİLYARA ULAŞTI

Hazine Müsteşarlığı, Ağustos 2016 tarihi itibariyle merkezi yönetim brüt borcunu yayınladı. Rakamlara göre Türkiye yeni rekorlar kırıyor. Son verilere göre borcumuz 710,9 milyar TL’ye ulaştı.

BU MODELİYLE YERYÜZÜNDE KALKINMIŞ BİR ÜLKE YOK

Gazetemize konuşan eski Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Müdürü ekonomist Bartu Soral, ”BM kalkınma programı yönetmiş bir insan olarak söylüyorum, Kemal Derviş-IMF-Dünya Bankası modeli ile kalkınmış bir ülke yok. Onlar zaten ülkelerin gelişmesi, kalkınması için kurulmuş kuruluşlar değil. 2002 yılında Türkiye’nin yurt dışından temin etmesi gereken para, cari açık, dış borç dahil yıllık 18 milyar dolarken, 2016 yılında bu rakam 200 milyar dolara ulaşmış. Dışarıdan bulup getirmemiz gereken para artmış. Türkiye derhal milli ekonomik kalkınma programı hazırlamalı. Üretmeli, fabrikalar kurmalı, bölgesel kalkınmayı hedeflemeli. Türkiye üretmeli, ürettiğini tüketmeli” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye 2001 krizinin ardından Kemal Derviş yönetiminde IMF ile masaya oturdu ve anlaşmaya vardı. Aradan geçen 15 yıla rağmen Türkiye hâlâ bu programı uygulamaya devam ediyor. Bu programın temel amacı devlet bütçesini doldurmaktı. Artan vergiler, üretimden değil harcamalardan elde edilmeye başlandı. Üretim politikası değil tüketime dayalı bir yol izlendi. Devlet tüketimi artırarak kesesini doldurmaya çalıştı ve hâlâ da o kafada. Anlaşma Türkiye’nin derdine derman olmadığı gibi 2002 yılından itibaren bozulan dış ticaret ve cari açık dengesi büyümeye devam ediyor.

IMF MODELİ İLE YERYÜZÜNDE KALKINMIŞ BİR ÜLKE YOK

Gazetemize konuya ilişkin değerlendirmede bulunan eski Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı Müdürü ekonomist Bartu Soral, ”BM kalkınma programı yönetmiş bir insan olarak söylüyorum, Kemal Derviş-IMF-Dünya Bankası modeli ile kalkınmış bir ülke yok. Onlar zaten ülkelerin gelişmesi kalınması için kurulmuş kuruluşlar değil. Sundukları programlarda ABD emperyalizmine hizmet için kurgulanmış modeller. 2002 yılında Türkiye’nin yurt dışından temin etmesi gereken para, cari açık dış borç dahil yıllık 18 milyar dolarken, 2016 yılında bu rakam 200 milyar dolara ulaşmış. Dışarıdan bulup getirmemiz gereken para artmış. Bu kuruluşlar Türkiye’nin nereye sürüklendiğini görüyor. Türkiye derhal milli ekonomik kalkınma programı hazırlamalı. Üretmeli, fabrikalar kurmalı, bölgesel kalkınmayı hedeflemeli. Türkiye üretmeli ürettiğini tüketmeli. Dışarıdan borç para alıp, ithal ürünler tüketiyoruz. Bu ne demek; AB, ABD, Çin rahat etsin oralarda işsizlik olmasın, enflasyon olmasın demek. İflaslar artıyor, karşılıksız çekler çoğalıyor, işsizler ordusu büyüyor, bundan sonra daha da artacak” değerlendirmesinde bulundu.

DERECELENDİRME NEDİR?

Derecelendirme, bir analistin rakamları yorumlaması ile bir kuruluşa, işletmeye ya da ülkeye verdiği performans notudur. Kredi derecelendirme kuruluşlarının notları A’ya doğru yaklaştıkça ekonomik performans iyi, aşağıya doğru düştükçe yatırımcılar piyasa riskine dikkat etsin anlamına geliyor.

Kredi derecelendirme kuruluşları ilk olarak ABD’de tren yolu yatırımlarında ilgili işletmelerin tahvillerine yatırım yapmak isteyen yatırımcılara fikir vermesi amacı ile kuruldular. Bir analistin rakamları yorumlaması ile bir kuruluşa, işletmeye ya da ülkeye verdiği performans notudur. Bu nedenle finansal yönetimdeki ya da bankacılıktaki mali analize benziyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının notları A’ya doğru yaklaştıkça ekonomik performans iyi, aşağıya doğru düştükçe yatırımcılar piyasa riskine dikkat etsin anlamına geliyor.

2008 KRİZİNİ ÖNGÖREMEDİLER

Ülkelere “akıl dağıtan” kredi derecelendirme kuruluşları, 2008 krizini öngöremedikleri  ve sonrasında sundukları önerilerin tutarsızlığı nedeniyle eleştirilerin odağı oldu.

Fitch Ratings, Moody’s, Standard & Poor’s ülkelerin mali durumuna not veren üç büyük kredi derecelendirme şirketi. S&P, 1860 yılında Henry Varnum Poor tarafından kuruldu. Moody’s 1909 yılında, Fitch Ratings de 1913 yılında kuruldu. Bu üç büyük kuruluşun Yahudi  iş adamları tarafından kurulmuş olması meselenin özünü anlamaya yetiyor.

BORÇTA REKOR KIRDIK

Hazine Müsteşarlığı Ağustos 2016 tarihi itibariyle merkezi yönetim brüt borcunu yayınladı. Rakamlar Türkiye’nin borcunun sürekli arttığını gösterirken, bu alanda yeni rekorlar kırılıyor. Son verilere göre Türkiye’nin borcu 710,9 milyar TL’ye ulaştı.

Kaynak: Millî Gazete

28 Eyl 2016 - 01:00 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?